Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1765




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 32 müzisyen gazete okuyor
 
 
Faruk Yener
 
 
Yayımlanan Sayı :

Bir Besteci Kral “Büyük Friedrich” - 16.01.2006





1719 yılının bir sonbahar günü çağın Prusya Kralı Friedrich Wilhelm Berlin’de Postdam Sarayındaki çalışma odasında şöyle diyordu karşısındaki üç adama: “Oğlum gelecek ay yedi yaşına basıyor. Artık eğitim yılları başladı demektir. Kont Finkenstein, Albay Kalkstein ve Monsieur Duhan de Jandun sizleri bu ağır görev için seçtim. Oğlumun haftanın bütün günlerinde sabah yediden akşam on yediye kadar ne yapması gerektiğini planladım. Bu planın uygulanmasından sizler sorumlusunuz. İşte oğlumun eğitim ve öğrenim program planı. Şimdi gidiniz, görev bölümü yapıp çalışmalara başlayınız!”

Üç eğitici sarayın bir odasına kapanıp “Asker Kral” adıyla bilinen bu sert Prusyalı soylunun yedi yaşındaki oğlu için düşündüğü eğitim ve öğrenim programını incelediklerinde dehşete kapıldılar. Bu programda neler yoktu neler… Türlü bilgi kollarını kapsayan derslerden başka küçük veliahttan gözetmesi zorunlu günlük işler arasında en önemli temizlikti örneğin… O çağ için alışılmamış bir temizlik rejimini görecekti geleceğin Prusya Kralı… Her gün yıkanacak, çamaşır ve gömlek değişecekti… Kısa bir süre sonra halkın diline düşüverdi bu sorun… Berlinliler “Öylesine temiz ki galiba Müslüman olacak bizim veliaht…” diyor ve kahkahayı basıyorlardı… Baba, küçük Fritz’in tam bir erkek ve asker gibi yetişmesini bu konuda hiçbir taviz verilmemesini istiyordu. Onu on yaşından başlayarak çubuk ve bira içmeye alıştırmayı düşündü… Olmadı, sevmiyordu veliaht çubuk ve bira içmeyi… Bu sıkı rejimin doğal tepkisi gecikmedi, babaya karşı başkaldırılar belirdi… Onbeşine geldiğinde bir bankacıdan aldığı dört bin talerle Berlin’de özel bir ev tuttu Fritz. “Kefen” dediği üniformayı çıkardı attı, binlerce kitaptan oluşan bir kitaplık kurdu. Özellikle felsefe tarihini, büyük düşünürlerin yapıtlarını okuyor, çevresindekilerle tartışıyordu. Bir yandan baba baskısı, bir yandan inandığı, güvendiği akıl ve zekâların özgürlük aşısı onu yakın arkadaşı Katte ile Berlin’den kakça girişimine yöneltecekti. Bu ünlü olay sonucu yakalanan iki gençten Katte “Asker Kral”ın emriyle hemen idam edilecek, veliaht bir kaleye kapatılacaktı… Baba oğlu tekrar anlaşıp bağdaştıktan sonra Fritz kendini tümüyle düşün, bilim ve sanata adayacak, çağının büyük düşünürü Voltaire’le mektuplaşmaya koyulacaktı.

Fritz’in özellikle müziğe sevgisi küçük yaşta belirmiş, flüt en sevdiği çalgı olmuştu. Babasının da onayladığı tek zevki buydu genç prensin… “Asker Kral” çağın en büyük flüt ustalarından Johann Joachim Quantz’ın yılda bir kez Dresden’den Berlin’e gelip oğluna ders vermesini emretmişti. 1733 yılında Rheinberg sarayına geçti Fritz. Saray müzikçilerle doldu hemen; kemancı J. A. Hasse ve F. Benda kardeşler, besteci C. H. Graun ve G. Rh. Telemann bunların başlıcalarıydı. Quantz genç yaşta ölümüne dek kaldı veliahdın yanında.

1740 yılında İkinci Friedrich adıyla tahta geçen Fritz “Yedi Yıl Savaşları”nda büyük başarılar sağladı, yurdunu genişletti, nüfus artışını destekledi, toplumsal ve tarımsal devrimler yaptı, halk arasında “Aydın Despot” denilmesine karşın tuttuğu otoriter yoldan dönmedi, tarihe “Büyük” adıyla geçti… 46 yıl süren saltanatı boyunca Almanya’yı Avrupa güçleri arasına sokan bu devlet adamı yaşamının sonuna dek müzikten de hiç ayrılmadı. Berlin’de çağının en yetkin operalarından birini kurdu… “Sanz-Souci-Gamsız” adını verdiği küçük sarayındaki toplantılarda müzikçileri unutmamış, onlarla çalışmış, onların eşliğinde flüt konserleri vermiş, besteler yapmıştı… Elimizde bugün onun esininden doğma 121 flüt sonatı ve 4 f     lüt konçertosu bulunuyor…

Büyük Friedrich müziğin Büyük Bach’ı ile çağdaştı. Müziğe eğilimi ile birlikte dehanın adını şanını da duymuş, tanımak istemişti. Bu tanışma Kral tahta çıktıktan bir yıl sonra gerçekleşmişti. 29 yaşındaki Kral yaşamının en olgun ve en verimli çağında bulunan Johann Sebastian Bach’ı Postdam’a çağırarak onu günlerce konuk etmiş, eserlerini yorumlatıp dinlemiş, hayranlığını belirttikten sonra “Saray Bestecisi” unvanını vermişti. Ancak Büyük Bach’ın Berlin’de kalıp alışık olmadığı bir ortamda yaşaması olanaksızdı. Leipzig’e asıl görevine döndü. Büyük Friedrich konusunu ozan Nüzhet Erman’ın bir şiiriyle bütünleyelim: “Büyük Friedrich’in Flütü”:

        Belki ilkel kaba saba görüntülü
        Ama köklü ve kalıcı olan,
        Atatürk’te demişti:
        Kılıç değil saban!
        O hesap
        Son defa bilmem neredeki
        Açık arttırma salonunda
        5800 sterline alıcı bulan da;
        Johann Joachim Quantz’ın asıl
        Öğrencisinin, Avrupa kırlarına dağılan
        Dövüş ve çiçeksever Prusyalıları toplamak için
        Kullandığı enstrüman.
        Yani, parlak zırh ve amansız kılıcı değil
        Büyük Friedrich’in
        Belki kısık sesli, budaklı ve kötü
        Ama dağ havalarına yatkın kiraz ağacından
        Flütü…
       


 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020