Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 24 müzisyen gazete okuyor
 
 
Murat Beşer
 
 
Yayımlanan Sayı :

Kutudaki Nostalji - 04.05.2007





Afili sarı saçları, arkasında duran seksi kadınları ve futbola olan düşkünlüğü ile bilinen, yaşına rağmen zampara ve jigolo imajını koruyan Rod Stewart'ın, gençliğinden beri içinde ukde kalmış bir hayali vardı. Başta Ira Gershwin ve Cole Porter olmak üzere Amerikan bestecilerini yorumlamak ve bunlardan oluşan bir albüm çıkarmak.

Aradan yıllar geçti, dünyanın en ünlü ve zengin yıldızlarından biri oldu, ama O peşini bırakmayan tatlı hayalin peşinden koşmaya başladı bir kaç yıl önce. Bu yolda dört albümün altına imza atarak, yaşamının ikinci baharını yaşadı. Yaşı altmışı kariyeri ise 35 yılı devirmiş ünlü şarkıcı, tamamı standartlardan oluşan albümleriyle listeleri yeniden hallaç pamuğu gibi attı.

Gençlik hayallerini önce bir futbol topuna bağlayan Stewart, ilk kez dinlediği Amerikan standartları yüzünden müzik dünyasına atılmıştı. Arkadaşlarıyla çıktığı Avrupa turundan beş parasız dönünce babası resti çekmiş; o da gazete satıcılığından, tabelacılığa ve mezarcılığa kadar bir dizi işte şansını denemişti.

Şansının döndüğü günden bu yana, karık sesiyle 24 albüme imza atan, zirveye tırmanan sayısız şarkısıyla dünya çapında 130 milyon albüm satan şarkıcı, artık başı göğe ermiş biri.

The Great American Songbook serisinin 2002'deki ilk albümü "It Had To Be You", yıllar geçtikçe kıymetlenmiş aşk şarkılarını içeriyordu. Saksofoncu Dave Koz ile Michael Brecker ve trompetçi Arturo Sandoval'ın varlığı ayrı güzellik katıyordu.

Bu albümün ardından jet kiralayıp Celtic ile Porto arasındaki UEFA finalini izlemek için 12 arkadaşıyla Sevilla'daki lüks bir otele uçtu. Celtic uzatmalarda yenildi ve Stewart 80 bin euro harcadı. Banka hesabını kapamak için albüm yapması gerekiyordu. Kısa bir süre sonra "As Time Goes By" adıyla ikinci albüm çıkardı. Ekip, malzeme ve hedef aynı; sadece konuklar farklıydı.

Üçüncü çalışma "Stardust", konuklar kervanına Eric Clapton, Stevie Wonder, Bette Midler, Dave Grusin ve Dolly Parton'ı eklemişti. Serinin dördüncü albümü "Thanks For The Memory" yine bol misafirli bir çalışmaydı; Diana Ross, Elton John, Chaka Khan ve George Benson gibi isimleri ağırlıyordu.

Sony BMG, yine tadını kaçırdı ve bu dört albümü bir de DVD ile birlikte yekpare paketleyerek piyasaya sundu. Bu bokseti alanlar, yanı sıra smokin ve takım elbiseyi kendine yakıştıran adamın, en uygun aksesuarlarının bir kadeh şampanya ve yarı çıplak, uzun bacaklı kadınlar olduğunu gösteren resimlerden oluşan bir kitapçığa sahip olacaklar. Ne iyi değil mi? Resimler önemli değil, eve davet ettiğim konuklarıma high-end cihazlarımda dinleyerek hava atacağım güzide bir parça bu diyenlere sözümüz yok.  
 

 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021