Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 30 müzisyen gazete okuyor
 
 
Filiz Ali
 
 
Yayımlanan Sayı :

İstanbul’da Prag rüzgârı - 13.04.2007





İki konser vermek üzere gelen Prag Senfoni Orkestrası, Dvorak ve Mozart’ın eserleriyle nefesleri kesti

Beşiktaş Belediyesi Kültür Sanat Platformu, Prag Senfoni Orkestrası’nı 3 ve 4 Nisan akşamları birer konser vermek üzere İstanbul’a davet etti. 3 Nisan akşamı Levent’teki Mustafa Kemal Merkezi, meraklılarla tıka basa doluydu. Program, 19. yüzyılın büyük Çek bestecisi Antonin Dvorak’ın “Admid Nature” başlıklı benim hiç tanımadığım bir orkestra eseriyle başladı ve müzik meraklısı herkesin herhalde çok iyi bildiği 9. yani “Yeni Dünyadan” adlı senfonisiyle bitti.

İki Dvorak’ın arasında ise Prag kentinin sevgilisi W.A.Mozart’ın “KV 415, Re Majör Piyano Konçertosu” yer alıyordu. Konçertoyu Çek piyanist Paul Kapsar yorumladı.

Kültür başkenti Prag
Prag’ın, Mozart’ın hayatında çok önemli bir yeri vardı. Hatta Prag ahalisi Mozart’a Viyanalılardan çok daha fazla değer verir, el üstünde tutardı. Viyana’da yeterince ilgi görmeyen “Figaro’nun Düğünü” operası Prag’da büyük başarı kazanmış, bu başarı Praglı sanatsever dostların Mozart’a “Don Giovanni” operasını bestelemesi sırasında destek olmalarını, onu misafir etmelerini sağlamıştı.
Prag’ın kültür tarihi çok eskilere dayanıyor. Düşünün, daha 14. yüzyılda Prag, Orta Avrupa’nın en zengin kentlerinden biri, aynı zamanda kültür başkenti olmuş. Orta Avrupa’nın ilk üniversitesi Prag’da 1348’de kurulmuş.

16. yüzyılda yönetimin Habsburg Hanedanı’na geçmesine rağmen Rudoph II’nin Kutsal Roma İmparatoru ilan edilip Çek tacını da giymesiyle, Prag ikinci Rönesans’ına başlamış. Mozart’ın Prag’ında ise 18. yüzyılın aydınlanmasının tüm öğeleriyle yaşadığını görürüz. 
Prag Senfoni Orkestrası üyeleri de adını taşıdıkları kent ile böyle derin gönül bağı olan Mozart’ın piyano konçertosunu her iki konserin programına alarak besteciye saygılarını bir kez daha ortaya koymuşlar.

Ünü giderek artıyor
Orta Avrupa’nın bu kadim kültür kentinden gelen orkestra, 1934 yılında kurulmuş. Raphael Kubelik ve Vaclav Neumann gibi orkestra şeflerinin yönettiği Çek Filarmoni Orkestrası kadar dünya çapında ün sahibi değilse de Prag kentini temsil eden bir orkestra olarak müzik dünyasında gitgide daha fazla tanınmakta.

İstanbul konserlerinde Prag Senfoni Orkestrası’nın şefi Petr Altrichter idi. Enerjik ve heyecanlı bir şef olan Altrichter, yönettiği müzisyenleri de kendi heyecanına ortak etmesini biliyordu. Özellikle Dvorak’ın “Yeni Dünyadan” Senfonisi, orkestranın yaylı çalgılarının mükemmel beraberliğini, hem teknik ustalık hem de yumuşak renkler oluşturmada gösterdikleri beceriyi çok güzel sergiliyordu.

Mustafa Kemal Merkezi’ni dolduran “heyecanlı” kalabalığın da her fırsatta, özellikle bölüm aralarında, coşup alkış tutmalarına önce şaşıran, sonra bunu olgunlukla sineye çeken şefin sevimliliği sayesinde konserden herkes mutlu ayrıldı.
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021