Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1749




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 46 müzisyen gazete okuyor
 
 
Volkan Beyde
 
 
Yayımlanan Sayı :

Brian Jones ; Öldü Mü, Öldürüldü Mü? Şüpheli Ölüm Yeniden Tartışmaya Açıldı... - 26.03.2007





Rolling Stones, müziğin Bill Gates’i olarak tanımlanabilecek Mick Jagger ve Keith Richards’ın artık efsane haline gelen grubu. Dünya high music society’sinin vazgeçemediği birkaç isimden biri Rolling Stones. Onları bu kadar gündemde tutan, çoğu zaman şarkılarından fazla, sansasyonal yaşamları. Örnek olsun ; “Sex, drugs & rock’n roll” tabirini, müzik diline sokan Rolling Stones olmasa da, gündemde kalmasını sağlayan hep Rolling Stones’un başını çektiği solist ve gruplar olmuştur. Ya da, “karun kadar zengin” deyimi, müzik âleminde en çok kimi ifade edebilir, Mick Jagger’dan başka?

60’lı yıllarda Rolling Stones adı daha farklı algılanıyordu kuşkusuz. Hippie’ler, çiçek çocuklar, Rolling Stones’a, Beatles’a, Doors’a adeta tapıyordu. Tabii Beatles, John Lennon özelinde, politik ifadeleriyle de dikkat çekiyor ve bu noktada Rolling Stones’dan ayrılıyordu. Beatles’ın dağılması, Jim Morrison’ın ölümü üzerine Doors’un topallamaya başlaması, Rolling Stones’u bu kulvarda “rakipsiz” bıraktı diyebiliriz. Gerçi, Stones çoğu zaman bir “mirasyedi” gibi hareket etti; hippie’lik dönemlerinin meyvesini 40 yılı aşkın bir süredir tüketiyorlar ve sanırım, bu durum uzunca bir süre daha devam edecek.

Bugün Jagger ve Richards’ın kişiliğinde tanımlanan Rolling Stones adı, 1969’dan önce daha farklı tanımlanabiliyordu demiştik, devam edelim...

Rolling Stones’un kurucularından olan gitarist Brian Jones, birçoklarına göre, grubun en önemli elemanıydı. O dönemlerde grup içerisinde ayrı bir konumu olan ve hatta bu konumu nedeniyle Rolling Stones’dan farklı bir grup kurup daha başarılı işlere imza atmak isteyen Jones, 1969’da şüpheli bir şekilde ölmüştü.

37 yıldır tartışılan bu şüpheli ölüm yeniden tartışmaya açıldı. Evvela olayı kısaca hatırlayalım.

Kız arkadaşı Anna ile beraber, yakın arkadaşları Frank Thorogood’un evine konuk olan Jones, o gece yine alkol ve uyuşturucu almış ve sabaha doğru, arkadaşlarıyla birlikte havuza girmişti. İlerleyen vakitlerde havuzdan ayrılan arkadaşlarından Frank, havlu ve sigarasını almak için havuza dönmüş ve onun ardından da kız arkadaşı Janet gitmişti havuza. Havuza vardığında Brian’ın hareketsiz vücudunu gören Janet ve Frank olayı fark ettiğinde yapacak bir şey kalmamıştı. Konuyla ilgili açılan soruşturmada, Brian Jones’un yüksek derecede aldığı uyuşturucudan dolayı yaşamını yitirdiği açıklanmıştı.

1994’de basılan iki kitapta yer alan bir iddiaysa durumu iyice şüpheli hale getirmişti. İddialara göre; havlusunu ve sigarasını almak için havuza gittiğini söyleyen Frank Thorogood, Brian Jones’u öldürmüştü ve bunu 1993’de, ölmeden önce itiraf etmişti. Bu iddialar üzerine yeniden soruşturma açan Sussex polisi yeni bir sonuca ulaşamamıştı. *

Brian Jones Fan Kulübü esrarlı ölümün peşini bırakmıyor; geçtiğimiz günlerde brianjonesfanclub.com adresinden yapılan açıklamayla konu yeniden gündeme taşındı. Thorogood’un Brian Jones’u kıskandığı için öldürdüğü iddia edilen açıklamada, olayın açıklığa kavuşması için Jones’un cesedinin, mezarından çıkarılarak yeniden incelenmesi isteniyor.

Bu istek kabul görür mü, kabul edilirse neyi değiştirir, tartışmaya açık. Polisiye romanlardaki gibi, bir katilin izini sürmek şu noktadan sonra neyi değiştirecektir? Tarihin doğru yazılması isteniyor olabilir ki, bu son derece önemlidir! Ancak, bu konu üzerinden sorgulanması gereken bir şeyler var, “diye düşünüyorum” çok kötü bir Türkçeyle.

Büyük ya da küçük, başarılı ya da başarısız, bir müzik adamı için, müziği dışındaki sebeplerle sık sık gündeme gelmek, günümüz müzik endüstrisinin ürettiği gayri ahlaki meselelerden biri. “Ülkemizde daha aşırı örneklerle karşılaşmıyor muyuz” diyenler olacaktır. Böyle bir değerlendirme, bir tarafıyla doğru ama bir tarafıyla hatalı bir değerlendirmedir. Şu sorunun cevabı ön açıcı olacaktır: bu high society kültürü, bizim veya başka halkların genlerinde olmadığına göre, nereden başımıza musallat oldu. Bu “kültür”, hangi tarz müziğin dinlenmesi gerektiğine karar veren, aykırı sesleri susturmaya çalışan batı merkezlerinden ithal edilmiş olmasın?



* Olay, Gary J. Katz’in Türkçeye “Rock Ölüler Kitabı” olarak çevrilip 1997 yılında Altıkırkbeş Yayınları tarafından yayınlanan, “Death by Rock’n’Roll” orijinal adlı kitabından özetlenmiştir.
 


Kaynak: http://www.therockbank.net/makaleler

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019