Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 30 müzisyen gazete okuyor
 
 
Filiz Ali
 
 
Yayımlanan Sayı :

Sahneyi terk eden yıldız... - 05.03.2007





Roberto Alagna’nın “Tenor” adlı albümü EMI’dan çıktı. Sahneyi terk eden ilk opera yıldızı olarak da tarihe geçen sanatçı, tüm marifetlerini sergiliyor

19. yüzyılın büyük İtalyan operaları, bugünün Hollywood filmlerine eş değerdi. Seks, şiddet, aşk, ihanet, kahramanlık gibi vurucu insani durumları, görüntü ve ses aracılığıyla seyirciye yönlendirme sanatı olan opera, aynı zamanda tıpkı Hollywood’da olduğu gibi yıldızların egemenliğinde gelişirdi. Kaprisleri, ihtirasları, rakiplerini ezme istekleri, şişirilmiş egoları, megalomanileri yanı sıra kırılganlıkları, alınganlıkları, zaafları ile kompleks yaratıklardır opera yıldızları.

Tek sermayeleri olan sesleri en hassas noktalarıdır. En ufak bir üşütme, stres, yorgunluk, hava değişikliği, sevgiliyle kavga, orkestra şefi ile anlaşamama opera yıldızının sesinin kısılmasına neden olabilir. Öte yandan seyirci ve dinleyicinin opera yıldızından beklentileri sonsuzdur. Olağanüstü bir ses kapasitesi ve iyi oyunculuğun yanı sıra ondan sahnede göze hoş görünmesini ister ve ayrıca  alçakgönüllü olmasını da.

Pavarotti de yuhalandı

On dokuzuncu yüzyıldan bu yana Milano’daki La Scala Opera Kumpanyası opera sanatının merkezi. Büyük kariyerler La Scala’da yapılır, ama yine La Scala’da gömülür. Burada 'locconisti’  ya da 'klakör’ denilen neredeyse profesyonel 'yuh’ çekiciler vardır. Takım tutar gibi 'diva’ ya da 'divo’ tutarlar. Her takım rakip takımın sanatçısını yuhalar. Bu güne kadar La Scala’da yuhalanmış çok sayıda büyük opera yıldızı arasında Renee Fleming ve Luciano Pavarotti bile var.

Klakörlerin son kurbanı Roberto Alagna idi. 1963’te Paris’in Clichy-sous-Bois semitinde, Sicilyalı bir göçmen ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Alagna’nın opera yıldızlığına yükselişindeki hız, onun egosunu gerçek dışı bir megalomaniyle şişirmişti. Ne var ki çok derinlerde o, yine de göçmen mahallesinde doğmuş bir varoş çocuğuydu. Ve yıllardır içinde saklı duran bu en kırılgan noktayı Aralık 2006’da La Scala sahnesinde duyduğu 'yuh’ sesleri tetikledi.

83 yaşındaki ünlü sinema ve opera yönetmeni Franco Zeffirelli’nin sahneye koyduğu ve opera dünyasında büyük yankı uyandıran Verdi’nin “Aida”  prodüksiyonunda Mısırlı kumandan 'Radames’ rolünü canlandırıyordu Alagna. Kendi düşüncesine göre çok iyi yorumladığı aryası daha bitmeden yükselen 'yuh’ sesleri üzerine öfkelenip, sahneyi terk eden belki de ilk opera yıldızı olarak tarihe geçti.
Olaydan sonra Zeffirelli, bir beyanatla Alagna’nın karizmasını fena halde çizdi. Zeffirelli, “Bugünkü opera piyasasında 'Radames’ söyleyebilecek gerçek bir dramatik tenor ne yazık ki yok. Bu rol Alagna’ya bir numara büyük geldi. Altından kalkamayınca da küçük bir oğlan çocuğu gibi tepinip sahneyi terk etti!” dedi.

Tam bu noktada EMI şirketinin yeni piyasaya çıkardığı Alagna albümü “Tenor” elime geçti. İki CD’de sanatçı tüm marifetlerini sergileme fırsatını eline geçirmiş. Puccini, Verdi ve Donizetti’nin operalarının hem İtalyanca hem de Fransızca versiyonlarında sesinin ne denli renkli ve güçlü olduğunu duyabiliyoruz.

Fransa’da doğup büyüdüğü için Gounod, Bizet, Massenet,Offenbach gibi Fransız bestecileri de rahatlıkla ve ustalıkla yorumluyor. Bazı bölümlerde tenora karısı soprano Angela Gheorghiu’nun da katılıyor. Operaseverlere tavsiye ederim.
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021