Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 25 müzisyen gazete okuyor
 
 
Can Dündar
 
 
Yayımlanan Sayı :

Alaturka laf cambazlığına devam - 09.02.2007





1995'te bir yatsıdan diğerine fenomene dönüşen, sonra hızı düşse de hep izlenen bir adam Mirkelam. 'Asuman Pansuman'da kendiyle dalga geçiyor, ama gerisinde sakin cihetten yaratıcı laf ebeliği sürüyor.

Mirkelam, 20 Mayıs 1995'te ilk kez televizyon ekranlarında göründüğünde bir sürü tartışmayı beraberinde getirmişti. Malum klipte niye ve nereye koştuğu soruldu; adından yola çıkılarak milliyeti sorgulandı. Kimi Freddie Mercury'ye benzetti, kimi 'yeni' bir şey yapmadığını, rock'la alaturkayı bir araya getirdiği için Erkin Koray'ın izini sürdüğünü söyledi. Ali Kırca'dan Can Dündar'a pek çok yazar hakkında yazılar yazdı ve Mirkelam, 90'lı yılların başında ‘Türk popu' adını alan 'Hafif Batı Müziği'nin büyük fenomenlerinden biri olarak bir anda tarihe geçti. Tarihe geçti dediysek lafın gelişi değil: Hakkında hızla bir kitap bile yazıldı! Efsanevi Hey dergisinin son yayın yönetmeni Hulusi Tunca, basında çıkan haberleri ve yazıları derledi, bunları şarkı sözleri ve bir hikâyeyle destekleyerek 'Mirkelam Nereye Koşuyor' adıyla kitaplaştırdı. Açı Yayınları, Ağustos 1995'te, albümün çıkışından sadece iki ay sonra kitabı bastı.

İki doğum günü
Mirkelam'ın bunca tutmasının, tartışma yaratmasının nedeni neydi? Roll dergisi, Ocak 1997 tarihli 3. sayısında Mirkelam'la bir söyleşi yapmıştı. Bu söyleşinin girişindeki sözler, bir cevap veriyor: "Onu ilk gördüğümüzde 'işte' demiştik, 'olay bu'!.. Tamamen 'biz'dendi. Hem 'yerli'ydi, hem 'her yerli'. Hem 'dün'dü hem 'yarın'. Başka bir şeydi."

Mirkelam, 9O'lı yıllarda kendini arayan müziğe taze bir kan olarak geldi ve 'dün'den 'yarın'a hızla aktı. 'Kayıp Çanta' adlı filmin yönetmeni babası Nazım Mirkelamoğlu ve 'İzmirlim'in, 'Cezve'nin besteci amcası Necip Mirkelamoğlu'ndan beslenerek kendisine bir yol çizdi. Çıkışı tartışmalıydı ama sunuşu çok iyi yapılmıştı. Genlerimize hitap eden bir şarkı, ilgi çekici bir klip, biraz gizem... İzel'den 'Hasretim'! dinleyen, Tarkan'dan başka 'büyük' bilmeyen, Sezen Aksu seven 90'lar gençliğini bir anda avucuna alıvermesinin formülü bu belki de.

İlk Mirkelam albümü çok sattı, çünkü dönemin diğer 'pop' albümlerine benzemiyordu: Albümün yükü tek bir şarkının üzerinde değildi. 'Sağlam' bir albümle piyasaya girmesi kimilerine ağır gelince ziyadesiyle eleştirilmişti de. Sonrasında, Mirkelam'ın televizyon programlarına katılmasıyla ikinci şok yaşandı: Klipte tanıdığımız Mirkelam cevval, bıçkın bir delikanlıydı; söyleşilerde tanıdığımız Mirkelam ise iyi aile babası, sakin, sessiz bir adam... Yaptığı müzikle uyuşan bir görüntüydü bu aslında; bu hal de 'bizden'di. 20 Mayıs 1966, Fergan Mirkelam'ın doğum günü. 20 Mayıs 1995 ise Mirkelam'ın 'Her Gece' klibinin televizyonda bir bayram programında karşımıza çıktığı ilk gün. Yani, 'Mirkelam'ın doğumu...

'Yollar tuzak, yâre uzak'
Yükseliş dedik ama Mirkelam ilk albümün sonrasında hiçbir zaman en tepelerde olmadı. Sakin sakin şarkılarını söyledi. Kimi çok sevildi, kimi çoğunlukça görülmedi ama bütün şarkılar bir şekilde kulağımızda yer etti. İkinci albüm, ilk albümün devamı gibiydi, alaturka şarkılarıyla dikkat çekti; 'Unutulmaz' adlı üçüncüsü 80'li yıllara çakılmış elektronik bir selâmdı; 'Kalbimde Parmak İzin Var' ise özüne, alaturkaya döndüğü albüm oldu. 'Mirkelam'ın Önerisi', bu albümün çıkışından önce radyolarda çalınıyordu; 'Mutlu Olmak İstiyorum' öncesinde de 'Asuman Pansuman'ı dinledik. Her iki şarkı da bildiğimiz Mirkelam şarkıları. Ama bu, buzdağının sadece görünen yüzü. Mirkelam'ı dinlediğinizde söyleyecek çok şeyi olduğunu görüyorsunuz. Bir dönem, 'yollar tuzak, yâre uzak' deyişini sevdiğimiz bu laf cambazının yapmaya çalıştığı müziğin izlerine şarkılarında rastlamak mümkün: 'Mutluluğun reçetesi / Keman ile darbuka' sözleri, 'Mirkelam'ın Önerisi'nden. 'Benim için mutluluk / Şarkılardaki dümbelek' ise ikinci albümdeki 'Bağırıyorsam Sebebi Var'dan... Bu albümde dümbelek sözlere girememiş ama 'Vay Anasını Sayın Seyirciler'de şahane bir çilingir sofrasına rastlıyoruz: 'Yaptım bir ev ayın üstüne / Adını benimkinin yeri koydum / Biraz rakı biraz neşe / Bitiremedim bu ayı geze geze / Ah ah nerde oğlum bizim meze...' Bunların yanına, yıllar önce Emel-Erdal ikilisi tarafından seslendirilen bir Mirkelam şarkısını da koyalım: 'Alaturka Sevdam Benim'.

Mirkelam'ın beşinci albümü 'Mutlu Olmak İstiyorum', 2006'ya atılmış bir son dakika golü. Bildiğimiz, sevdiğimiz Mirkelam yeniden karşımızda. Adem'le Havva'nın elma hikâyesine getirdiği yorum ('Elma değil bu yediğimiz galiba, ayva') ve 'Zor işlermiş / Zar 1-1 gelmiş' gibi sözler bu düşüncemizi doğruluyor.
Lakin çıkış şarkısı 'Asuman Pansuman'a takılmamanızı tavsiye ederiz. 'Kartal Pendik/ Gittik geldik' gibi klişelerle kurulmuş bu şarkı, Mirkelam'ın kendi çıtasının altında kalıyor; belki de kendi parodisini yapıyor. Albümün gerisi ise sakin, dalgalanıp durularak sürdürdüğü 12 yıllık yolculuğunun sonunda alaturkalık baki: Mirkelam, hâlâ bizden.


Kaynak: http://www.candundar.com.tr/







 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020