Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1750




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 87 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

‘Bir İstanbul Beyefendisi: Yesârî Asım Arsoy’ - 17.01.2006



Kendine özgü bir üslup ve anlayışla beste yapan Yesârî Asım Arsoy, en çok yorumlanan ve kaydedilen bestecilerimizden. Müzikte geleneksel ile 20. yüzyılı eserlerinde çok iyi bütünleştiren Arsoy’un bilinen eser sayısı 250 civarındadır.

“Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır.”

Doğan Dikmen yönetimindeki CRR Türk Müziği Topluluğu tarafından gerçekleştirilecek olan konserde, bestekar Yesârî Asım Arsoy’un Gerdâniye, Hüseynî, Hüzzam, Segâh, Şedaraban, Hicaz ve Kürdîlihicazkâr makamındaki şarkıları seslendirilecek. Konsere Ûdî Osman Nuri Özpekel, “misafir sanatçı” olarak katılıyor.


Yesârî Asım Arsoy


1900 yılında Drama’da doğdu. Asıl adı Mustafa Asım’dı. Kendisinin verdiği bilgilere göre ataları Avrupa’ya yapılan akınlar sırasında Konya’dan göç ederek Drama’ya yerleşmişlerdi. Babasının dedesi Şeyh Ömer Efendi sol eli ile yazı yazan tanınmış bir hattattı. Arsoy ve ablası da sol ellerini kullandıkları için “Yesari” adını almışlardı.

Bergofçalı Ömer Lütfi Efendi ile Zübeyde Hanım’ın oğlu olan Yesari Asım Arsoy, ilkokul ve idadi öğrenimini tamamladıktan sonra ailesiyle önce İstanbul’a, sonra 1917’de Adapazarı’na yerleşti.

Çalışma hayatına 1920 yılında Antalya’da bulunan Loid Triestino Vapurları Acenteliği’nde katip olarak başladı. Daha sonra İstanbul ve İzmit’teki çeşitli iş yerlerinde katiplik ve muhasebecilik gibi işler yaptı. Sonunda bu gibi işleri bırakarak kendisini tamamen müzik çalışmalarına verdi. 1954 yılında kısa bir süre için İstanbul Radyosu’nda da çalıştı.

Sesi güzel olduğu için çocukluk yıllarında mahalle camiinde ezan okurdu. Çok dindar olan babasının yaptığı baskılara rağmen hafız olmadı. Dayısı Hafız Mehmet Efendi’den aldığı dersleri de yarım bıraktı. Mûsikî çalışmalarına Adapazarı’nda başladı. Önceleri bağlama çalarken, sonra ud çalmayı denedi. Ciddi anlamda ilk öğretmeni Rehber-i Terakki Okulu öğretmenlerinden Recai Bey ile bando öğretmeni Hikmet Bey’dir. Komşusu ulan udî Refet, kemanî Namık, kanunî Süreyya ve İzettin Hümai’den eski eserleri öğrendi.

İzmit’te çalıştığı yıllarda orada Bayındırlık Müdürlüğü mühendisi olan Fehmi Tokay ile Zeki Arif Ataergin’den yararlandı, bilgisini ilerletti. Mûsikî çevrelerine girdikten sonra Hafız Aşir Efendi, Bahriyeli Şahap, Hafız Osman Efendi, Arap Yaşar gibi ses sanatkarlarıyla ilişki kurdu. Özellikle udî Selanikli Ahmed Efendi’den yararlandı.

Anadolu turneleri düzenleyerek sazı ve sesi ile programlar gerçekleştirdi. Bestekarlığa 1930’larda başladı. İbnülemin Mahmud Kemal İnal’a verdiği bilgiye göre, 1958 yılı itibariyle 211 eseri vardı. Bugün bilinen eserlerinin sayısı ise 250 civarındadır. Birçoğu da ya unutulmuş ya da koleksiyoncuların elinde kalmıştır.

Kendine özgü bir üslûp ve anlayışla beste yapan Arsoy, en çok yorumlanan ve kaydedilen besteciler arasındadır. Ayrıca kendisi de uduyla ve sesiyle kayıtlar gerçekleştirmiştir. Aynı zamanda şiirler uğraşan besteci, eserlerinin çoğunun sözlerini kendisi yazmıştır.
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019