Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1765




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 53 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

DOB Genel Müdürü Murat Karahan'ın Zeki Müren Şarkıları Konseri için AntDOB'a yapılan baskının basına sızması üzerine emekli akademiysen ve piyanist Oya Akyıldız çarpıcı tespitlerde bulundu! - 09.05.2020



Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü  Murat Karahan’ın, şahsi konseri olduğu anlaşılan 14 Mayıs 2020 tarihindeki Pamukkale Zeki Müren Şarkıları Konseri için, Antalya Devlet Opera ve Balesi’nden görevlendirme istemesi üzerine AntDOB Müdürü Ziya Güçkan’ın  yazılı görevlendirme yapmayıp operanın whatsupp gurubundan, sanatçılara  görevlendirme ile ilgili gönderdiği sesli mesajın basına sısmazı üzerine yaşanan gelişmelerden sonra; emekli akademisyen, Piyanist Oya Akyıldız sosyal medya hesabında konuyla ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu. Sayın Oya Akyıldız’ın konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklama aynen şöyle:

“ Klasik müzik camiasında büyük skandal bu.
İnanılır gibi değil; devlet kurumu yetkilisine ve bir Türk sanatçısına yakışmayan davranışları için DOB genel müdürünün özür dilemesi yetmeyecek iken, basına açıklama lütfunda bulunmayıp bir müdürü görevden almış. Artık sorulara amirleri cevap verir; çünkü konu TBMM’de sorulmuş.

Bakanlı
ğın salgında kapattığı koskoca devlet kurumunu kendi niteliksiz projesi için görevlendirerek makam yetkisini suistimal etmek yetmemiş, genel müdür Murat Karahan’a. Cumhurbaşkanlığı makamının forsunu da alet etmeye, sanatçıları tehdit edip aşağılamaya kadar vardırmış işi. (“CB talimatıdır” iddiasında tuhaflık da var. Cumhurbaşkanı Zeki Müren şarkılarına senfonik orkestra eşliği istese, talimatı kendisine bağlı olan orkestraya vermez mi? Neden zaten Murat beyin yetkisinde olan opera orkestralarını CB görevlendirsin? )

Hırsını alamamı
ş, opera orkestrasını zorladığı TSM konseri için koca orkestranın Antalya’dan Pamukkale’ye gitmesini ve canlı yayında çalışmadan çalmasını buyurmuş, “sosyal mesafe?” diye sorulunca “maske takar çalarsınız” cevabını vermiş. Konsere arabayla gelmeyi de yasaklayarak sanatçıların sağğını daha da riske atmış. Yetmedi, sosyal medyada eleştirme yasağı getirmiş, sanatçıları sözleşme yenilememekle -yani işten çıkarmakla- tehdit etmiş!..

Bunlar bir opera sanatçısının kaprisleri de
ğil, bir yüksek bürokratın davranışları hiç değil, tamamen kontrolden çıkmış birinin davranışları. Sonsuza dek gizli kalabileceğini veya kimseye hesap vermeyeceğini sanması da normal değil. Talimatları basına sızmasaydı bile, “salgın zamanı TSM konseri için otobüslerle canlı yayına senfoni orkestrası taşıma” vakasının nesi gizli kalır? Orkestracıların bu konuda tek söz etmemesi, zaten tehdit göstergesi. Bugün sessiz kalınsa yarın tarihçiler yazar, Bakan affetse CB etmez, o hoş görse meslektaşları görmez, izleyicisi protesto eder... Düşünemiyor mu?

Yazılı görevlendirme yapamayan Antalya’daki müdürün orkestraya sesli mesajla iletti
ği bu hukuksuz talimat ve tehditlerinin basına sızdığını görünce, hıncını müdürden çıkarıp görevden almış. (TV programcıları cevap hakkı kullanabilmesi için kendisini önceden aramış. Ama ne kendisi bağlanmış, ne astı ne üstü.) Bunu da sözlü / gayrı resmî yoldan mı buyurdu, hukuki gerekçelendirmeye dikkat etti mi, bu kararlarının dava konusu olmayacağına güveniyor mu, bilemiyoruz. Belki de hukuk devleti umurunda mı diye sormak gerekir.

Her türlü sınırı a
şş vaziyette suçüstü yakalanan bir yönetici, geri kalan onurunu ve makamının saygınlığını korumak için hatasını kabul edip derhal kendisi istifa edebilirdi. Umarım geç de olsa bunu yapar, başkası onu görevden almadan önce. Türkiye Cumhuriyeti sanatçısı olmanın bir ağırlığı vardır.

Olayın bir de sosyal boyutu var. Sözle
şmeli sanatçıların köle gibi çalıştırılabildiğini, böylece toplum da öğrendi. Anayasanın 64. maddesi “devlet sanatı ve sanatçıyı korur “ diyor. Net. Bu maddenin ve genel olarak hukukun önemini boşuna anlatmıyoruz.”

Halk TV kanalında 7 Mayıs 2020’de yayımlanan Gazeteciler Arasında adlı programda gazeteci Enver Aysever’in konuyla ilgili dile getirdiklerini videodan izleyebilirsiniz.

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020