Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1807




Mavi Nota e-Müzik Gazetesi'ni hangi yolla öğrendiniz?

Arkadaş tavsiyesi üzerine öğrendim.
Yaptığı çalışmalardan dolayı biliyordum.
Basın yayın araçları aracılığı ile öğrendim
İnternet arama motoru aracılığı ile öğrendim.
Tesadüfen öğrendim
Mavi Nota'yı doğduğu günden beri bilirim

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 24 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

Dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say ekseninde tartışmalar bitmek bilmiyor. - 17.07.2015



Ülkemizin yaklaşık on üç yıldır tek iktidarı olan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra göreve gelmesiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı makamına oturan Erkan Mumcu dönemiyle birlikte piyanistimiz Fazıl say ekseninde başlayan tartışmalar o günden bu yana artarak devam etmiştir.

OLANLARI HATIRLAYALIM

Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu döneminde, Fazıl Say bestesi olan Metin Altıok a
ğıtı üzerine yaşanan sansür olayı dünya sanatçımızın odağında bulunduğu ilk ciddi tartışma olarak hafızalarımızda yaşıyor.

Erkan Mumcu'nun eserin sunumundaki video gösteriminde yer alan bazı sahnelerin gösterilmesine kar
şı çıkması üzerine başlayan tartışmalar Ertuğrul Günay zamanında başka boyutlara taşınarak bugüne kadar devam etti.

Fazıl Say'ın Devlet Çoksesli Korosu, devlet orkestralarından yararlanma, bestelerini bu kurumlarla gerçekle
ştirme çalışması içersinde işbaşındaki hükümet ile Kültür ve Turizm Bakanı ile bakanlık hakkında yaptığı kimi açıklamalar ciddi tartışmalara neden oldu.

Son mahalli seçimlerde el de
ğiştiren Antalya Büyükşehir Belediyesi, Fazıl Say'ın kuruculuğunu  ve hamiliğini yaptığı Antalya Piyano Festivali, belediye başkanı Menderes Türel, orkestra şefi Gürer Aykal ve Fazıl Say üçgeninde Antalya Devlet Senfoni Orkestrası'nı da içine alan ciddi tartışmalara sahne olurken, Fazıl Say'ın sosyal medya aracılığı üzerinden yaptığı kimi açıklamalar başka tartışmaların başlamasına neden oldu.

Bu tartı
şmaların en dikkat çekenlerinden birisi Borusan Holding'in Fazıl Say ile olan sponsorluk anlaşmasını tek taraflı iptal etmesiydi. Buna gerekçe olarak da, devlet ihalelerine girecek olan Borusan Holding'in, Fazıl Say'ın yaptığı hükümet karşıtı açıklamalardan rahatsız olması gösterilirken, Fazıl Say tarafından İstanbul müzik festivaline davet edilen kimi topluluk ve sanatçıların yüksek miktardaki kaşe tutarları kulislerde dile getirilen bir başka husus oldu.

Tüm bu tartı
şmalar devam ederken gündeme Devlet Çoksesli Korosu'nun Fazıl Say ile artık çalışmama kararı aldığı yolundaki haberi düştü. Bunun üzerine Fazıl Say bir açıklama yaparak, Nazım Oratoryosu'nun  bir çoksesli koro olmadan seslendirilemeyeceği ve bu nedenle, eserin seslendirilmesi için Genco Erkal'ın da onayı ile bu iş için bir özel çoksesli koro oluşturacağını açıklaması, meseleye başka bir boyut kazandırdı.

Devlet Çoksesli Korosu'nun bu tutumu aslında "Devlet Sanat toplulukları ki
şilerin özel mülkiyeti değildir" anlamına da geliyordu. Bunun üzerine Fazıl Say'ın konu hakkında yaptığı açıklamalarda müzik dünyasının anlaşamama üzerine kurulu olduğunu vurgulayan görüşleri yer aldı.

Ardından Carmina Burana meselesi yine Fazıl Say'ın eserin müstehcenlik ta
şıyan bölümleri üzerine siyasi iktidarın tutumunun ne olacağı yolunda yaptığı bir açıklama ile gündeme düştü ve Carmina Burana'nın seslendirilmesi bakanlık tarafından durduruldu.

Tüm bu geli
şmeler gösteriyor ki, ülkeyi yöneten siyasi erkin yeniden tasarlamayı düşündüğü ve bu nedenle uygulamaya koymaya çalışğı TÜSAK ve MYK gibi yapıların uygulama alanını genişletmeye çalışğı ve bu nedenle geçerli bir bahane aradığıdır.

Hal böyleyken, dahi diye haklı olarak niteledi
ğimiz Fazıl Say gibi bir sanatçının tartışmalarına dikkat etmesi gerektiği yönünde sanat kamuoyunda ciddi bir düşünce belirdiği gözlemlenmektedir.

FAZIL SAY; ÖZÜR D
İLERİM

Piyanist Fazıl Say'ın 14 Temmuz 2015 günü akşam saatlerinde kişisel Facebook sayfasında "Özür Dilerim" başğı ile yayımladığı açıklamasında, kendisi ile çalışmama kararı alan Devlet Çoksesli Korosu'nun, (kendisinin) koroya yönelttiği sorular ve eleştiriler nedeniyle, koro tarafından kendisine ihtarname gönderildiği, o nedenle korodan, tüm sanatçılardan özür dilediğini  belirtiyordu.

Bu açıklama yayınlandı
ğı sırada, Astana'nın başkent oluşunun 17. yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde Kazakistan'da bulunan Devlet Çoksesli Korosu sanatçıları, yurda dönüşlerinde Fazıl Say'ın "Özür Dilerim" açıklaması ile karşılaştılar. Konu hakkında kulislere düşen bilgilere göre, koronun top yekun olarak asla böyle bir ihtarnameden haberdar olmadığı, aslında bir ihtarnamenin söz konusu olduğu ama bunun Devlet Çoksesli Korosu şefi Cemi'i Cem Deliorman tarafından kişisel olarak Fazıl Say'a gönderildiği bilgisine ulaştık

Elimize ula
şan ve sosyal medyadan takip ettiğimiz kadarıyla, söz konusu meselenin Fazıl Say'ın  bakanlığın kendisine karşı tutumu nedeniyle sağlam durmadığı yönünde eleştirdiği Devlet Çoksesli Korusu'nun şefi Cemi'i Cem Deliorman'a yönelttiği ağır eleştiri ve hakarete vardığı söylenen sözlerle ilgili olarak; hakkında verilmiş ve ertelenmiş cezası bulunan Fazıl Say ile ilgili yeniden açılacak bir ceza davasının ciddi sorunlar doğurmaması açısından Deliorman'ın ceza davası açmayıp, ihtar çekme yolunu tercih ettiği kulislerden tarafımıza ulaşan bilgiler içindedir.

Say'a ula
şan bu ihtarname, sanki koro tarafından kendisine çekilmiş bir ihtarname olarak değerlendirilip, bugüne kadar yasalar ve yönetmelikler çerçevesinde canla başla eserlerini seslendiren Devlet Çoksesli Korosu'nun sanatçılarını töhmet altında bıraktığı da ayrıca kulislerden tarafımıza ulaşan bilgiler çerçevesindedir.

SONUÇ OLARAK

Kulislerden ula
şan bilgiler çerçevesinde sonuç olarak piyanist Fazıl Say'ın, siyasi iktidar karşısında biat etmeme, sansürle mücadele etme anlamında verdiğini düşündüğü ve bu nedenle başlattığı tartışmalar, kendisine hizmet eden devlet sanat topluluklarına ve bu toplulukları oluşturan, maaşlarından ve devletteki kadrolarından başka yaşam kaynakları bulunmayan sanatçılara zarar vermekte, onların çalışmasını da baltalamaktadır.

Ayrıca sosyal medya üzerinden yapılan bu tür açıklamalara, konu ile ilgili hiç bilgisi olmayan ki
şilerin yorum adı altında yazdıkları ve sayısı 800'lere ulaşan üslup kirliliğinin söz konusu kurumun sanatçıları üzerinde nasıl bir baskı oluşturacağının empatisini yapmayı da siz değerli okurlara bırakıyoruz.

Fazıl Say ile çalı
şan Devlet Çoksesli Korosu sanatçılarından Soprano Serenad Bağcan'ın yasa ve yönetmelikler çerçevesinde sürdürdüğü konser dizisine 29 Ağustos'ta bir yenisi daha eklenecektir. Ancak 29 Ağustos'ta  Devlet Çoksesli Korosu'nun Side konseri ile çakışğı gerçeği karşısında, Serenad Bağcan'ın yasa ve yönetmelikler çerçevesinde ilke olarak koroda yer alması gerektiğinden konserinde yer alması riske giren Fazıl Say'ın nasıl bir tepki ortaya koyacağı da ayrıca merak edilmektedir.

Mavi Nota


Fazıl Say ve Sorular
http://www.mavi-nota.com/index.php?link=yazi&no=5503

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021