Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 17
Sayı: 1807




Mavi Nota e-Müzik Gazetesi'ni hangi yolla öğrendiniz?

Arkadaş tavsiyesi üzerine öğrendim.
Yaptığı çalışmalardan dolayı biliyordum.
Basın yayın araçları aracılığı ile öğrendim
İnternet arama motoru aracılığı ile öğrendim.
Tesadüfen öğrendim
Mavi Nota'yı doğduğu günden beri bilirim

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 27 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

Sema ile Klasik müziğin buluşması... - 11.07.2011



Yüzyıllardır yapılan geleneksel semanın yaylı çalgılar orkestrasıyla buluştuğu, Mevlevi ayininin dünyadaki tek ''çok sesli'' örneği olan ''Senfonik Sema'', Türkiye'nin ardından yurt dışındaki sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Göçmen Senfoni Orkestrası
şefi ve besteci Musa Göçmen, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde beğeniye sunulan ve büyük ilgi gören gösterisiyle, Asya, Avrupa ve Amerika turnesine çıkmak için gün sayıyor.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Musa Göçmen, ''Senfonik Sema''nın, tasavvuf ve klasik batı müzi
ğinin bir araya geldiği bir gösteri olduğunu söyledi.

Senfonik Sema'nın çok büyük bir bulu
şma olduğunu belirten Göçmen, şöyle devam etti:
''
İki öz ve rafine olmuş kültürün buluşması. Türk musikisinde Mevlevi ayinleri var. Bu ayinler, Türk musikisinin yarattığı en mükemmel ve en büyük formlar. Hatta besteciler, belli olgunluğa geldikten sonra Mevlevi ayini yazıyor. Yani batıdaki senfoninin karşılığı aslında. Orkestra ve çok sesli müzik ise batı kültürünün yarattığı en rafine sanatlardan biri. Senfonik Sema, bu ikisini nasıl buluşturabilirim fikrinden yola çıkan bir eser. İki üst düzey kültürü, ikisine de sadık kalarak, değerlerini ve ritüellerini tam olarak yerine getirerek hazırlanmış bir eser.''

Gösterinin, Mevlevi ayininin tüm ritüelleriyle ''çok seslendirilmi
ş'' hali olduğunu ifade eden Göçmen, ''Sahnede bir yaylı çalgılar çok sesli orkestrası, bunun yanında tasavvuf orkestrası var, ayinhan korosu var. Neyler, semazenler, dede var. Yani Mevlevi ayini üzerine büyük bir orkestrayı adapte ettik'' dedi.

Ortaya çok de
ğişik bir müziğin çıktığını belirten Göçmen, ''Çünkü Türk musikisi, makamsal özelliklerinden dolayı aslında Batı müziğiyle pek uyum göstermez. Ancak eseri öyle bir formülle yazdım ki bir tarafta makamsal müzik çalınırken onun üzerine çok sesli müzik çalınıyor ve hiçbir şekilde çakışma olmuyor'' diye konuştu.

''D
İNLEYEN BİRİSİNİN TEPKİ GÖSTERMESİ MÜMKÜN DEĞİL''

Eseri ilk kez Mevlana'nın do
ğumunun 800. yılı dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle Antalya Senfoni Orkestrası ve Konya Tasavvuf Müziği Topluluğu ile sahnelediklerini bildiren Göçmen, gösteriyi bu yıl özel bir prodüksiyon haline getirdiklerini, en son gösterilerini de Bilkent Konser Salonu'nda yaptıklarını söyledi.

Tasavvuf ve klasik batı müzi
ğinin birleştiği gösteriyle ilgili olumlu tepkiler aldıklarını anlatan Göçmen, ''İnsanlar 'Mevlevi ayini bozulmasın' gibi düşüncelerle dahi gelse, bu önyargısı ilk 10 dakikada siliniyor. Çünkü eser büyük bir aşk teması, büyük bir sevgi çağrısı içeriyor. Bir de bu çok sesli müziğin gücüyle birleşince ortaya inanılmaz bir etki çıkıyor. Sizi öyle bir içine alıyor ki önyargı kalmıyor, o güzelliğe kendinizi kaptırıyorsunuz. Dinleyen birisinin tepki göstermesi mümkün değil'' sözleriyle düşüncelerini dile getirdi.

Sema gösterisinin her ritmin üzerine yapılamayaca
ğını vurgulayan Göçmen, ''Sema, sadece sema için yazılmış özel müzikle yapılır. Senfonik sema da bunun için yazılmış özel bir çok sesli müzik. Bir ilahinin, bir parçanın, bir ritmin üzerine sema yapmak benim de desteklemediğim bir şey. Her yerde gösteri amaçlı yapılmasını sevmiyorum. Bunun zikir olduğunu düşünüyorum. Tüm ritüelleri gerçekleştirilerek yapılmalı'' dedi.

TÜRK
İYE'NİN ARDINDAN YURT DIŞI TURNESİ

Göçmen, gösteri için yurt dı
şından teklifler aldıklarını ancak temmuz ve ramazan ayı olması nedeniyle ağustosu Türkiye'deki performanslara ayırdıklarını belirtti.

İstanbul, Ankara, Bursa, Zonguldak, Gaziantep, Antalya ve İzmir'den gelen teklifleri değerlendirdiklerini anlatan Göçmen, kıstaslarının ise bir ilde çok gösteriden öte farklı kentlerde mümkün olduğu kadar çok kişiye ulaşmak olduğunu bildirdi.

Türkiye turnesinin ardından eylül, ekim aylarında yurt dı
şı turnesine başlayacaklarını dile getiren Göçmen, ''İlk olarak Asya turnemiz olacak. Turneye Bişkek'ten başlayacağız, oradan döndükten sonra Bulgaristan ve Polonya ile başlayacak bir Avrupa turnesine çıkacağız. Avrupa'nın ardından başta Boston ve New York olmak üzere Amerika'ya gideceğiz, burada 8 gösteri yapmayı planlıyoruz'' diye konuştu.

HEDEF
İ VATİKAN'DA GÖSTERİ...

Projenin bir misyon üstlendi
ğini, ticari olmaktan öte bütün kazanımları projeye harcadıklarını ifade eden Göçmen, şunları kaydetti:

''Bu her yere yayılsın, herkes hayatında en az bir kez gösteriyi izlesin istiyoruz. Çünkü içinde Mevlana'nın ça
ğrısı, uluslararası sanatın etkisi var. Çok büyük bir eser. Ama en uç noktadaki amacımız, bu gösteri öyle bir buluşma içeriyor ki Vatikan'da bir performans çığır açar diye düşünüyorum.

Eser, evrensel müzik formatında yazıldı. Yani dünyanın her yerinde görücüye çıkabilir. Notaları, oradaki orkestra rahatlıkla seslendirebilir. Zaten turnelerimiz de bu
şekilde, gittiğimiz yerin orkestrası, bizim semazenlerimiz ve tasavvufumuz. Biz yıllarca batı çok sesli müziğinin ayinlerini zaten operalarda seslendirdik. Artık bizim de ayinimiz her yerde seslendirilecek duruma geliyor.''

Göçmen, 38 ki
şiyle sahneye çıktıklarını, bazı gösterilerde bunu 60-70 kişiye çıkarabildiklerini sözlerine ekledi.

AA

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021