ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1835
Şu an 3 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Kapı açık...Kalbini mi kırdım, affedersin Sayı: - 01.09.2006


Son günlerde hangi radyoyu açsam, hangi müzik kanalını izlesem karşıma aynı şarkı çıkıyor: “KALBİNİ Mİ KIRDIM? AFFEDERSİN!” Tabii sadece oralarda değil, aynı zaman da en popüler beach’lerin ve gece kulüplerinin de olmazsa olmaz parçası… Demet Akalın’ın sesi ve görüntüsü ile de bütünleşince şarkının anlamı iyice çıkıyor ortaya. Özellikle genç kızlar geçmiş aşklarına öyle bir ( “Yüzünü bile görmek istemiyorum, Yoluma çıkmasan iyi edersin, sözlerim sana ağır mı geldi, kalbini mi kırdın, affedersin” ) haykırıyor ki unutulması muhtemel yeni aşklara merhaba dercesine… Geçmiş aşklara intikam dolu sözlerle ( Hayırdır ne oldu pişman mısın, bir gece ansızın kapımdasın, gerçekler acıdır anlaman lazım, benim için artık sen bir yabancısın ) alaycı bir havayla nispet yapılıyor.

Durumun özeti şöyle: Erkek ayrılalım diyor, kız üzülüyor, ağlıyor, erkek arkasına bakmadan çekip gidiyor lakin pişman olup geriye dönüyor ve kendini toparlayan, güçlenen kızda ona “ ooo ben artık iyiyim, sana da iki çift lafım var” diyerek açıyor ağzını, yumuyor gözünü… Kalbi kırılan artık kalp kıran olarak deva ediyor aşk maceralarına.

Çok tanıdık bir hikâye aslında. Biten aşk insanları üzer. Çünkü aşkta her şey yolundayken ve iki tarafta âşıkken mutluluk vardır, heyecan vardır, tahammül vardır. Bir taraf için aşk biter ve hüzün başlar. Şarkıdan yola çıkarak, şimdinin aşk duraklarına varalım mı? Aşkın içini doldurmak için gerekenlerin bile farkında olmayacak yaştaki gençler ( ki yine özellikle kızlar ) adına aşk dedikleri, her şeyi doya doya yaşadıkları ilişkilerinin ardından o kadar çabuk geçmişe sünger çekiyorlar, eski sevgililer onlar için bir yabancıya dönüşüyor ki bir yenisine ihtiyaç duyuluyor. Geçmişin yorumuna gerek yoktur. Sadece anın intikamı vardır, kendisine yalan haksızlıklar için beklemek, sabretme yoktur. Sevgililer için hafta başında ayrılık görünüyorsa hafta sonu da eğlence görünür.

1979 yılında Ajda Pekkan’da benzer bir hikâye anlatmıştı bizlere. Şimdi Demet Akalın’la güçlendiği söyleyen kızların anneleri de Ajda Pekkan’la güçlenip “Bambaşka Biri” olmuştu, dönen eski sevgiliye “kapı açık, arkanı dön ve çık, istenmiyorsun artık” demişti. Gelecek yılların terk eden sevgili olmadan nasıl yaşanacağını düşünen küçük kızın büyüdüğü, güçlendiği, sabırla terk edenin dönmesini bekleyen ve dönünce de ona kapıyı gösteren kadının yıkılmadan ayakta kaldığı şarkı. İki şarkın özeti bizlere aynı duyguyu yaşatsa da değişen aşk kavramının da altını çiziyor.

Ajda Pekkan’ın sesinden bir intikam marşı değil, aşkının bedellerini tek başına ödeyen bir kadının çığlığını duyarız. Aşk biraz da bedel ödemekti beki de o zamanlar. Bir şeyleri göze almak, bir şeylerden vazgeçmekti… Bu yüzden de yalnız kalanın “başım yukarda, meydan okuyorum hayata ve sana” sözünde yatan anlam bir zamanların aşk acısını hafifletmeye yarayan bir merhemdi. Hayata anlam katmak için midir aşk, yoksa hayatın anlamı mıdır bilemiyorum. Ama aşkın geçici heveslerin kurbanı olarak görülmediği, geleceğe dair planların yapılığı günlerde, bir aşktan diğerine giden yollar fazlasıyla engebeli ve acılıydı. Biten aşkın ardından insanın kendine gelme süreci de aslında kendine dönme ve tanıma tecrübesi.

Şimdinin aşklarına tanıklık edenler içinse aşk o kadar da zor bir şey değil. Aşkla eğlencenin buluşmasında eğlence ön planda kalınca aşkta aradan çekili veriyor. Zaten aşk asla ikinci planda kalmaya gelemez. Sonra ortaya adına aşk denilen bir gezmece-tozmaca günleri çıkıyor. İşte o günlerde de eski sevgili için düşünce kalmaz, bir yenisi ile idare etme dönemi başlar.

Aşkın değişen halleri varsa en zor halini bu dönemde görüyoruz. Aşkı yaşayanlar özgürlük isteseler de aşka hiç de iyi gelmiyor son dönem özgürlükleri. Şarkılarda harcanan aşklar, bir diğerinin gözlerinde kaybolan eski sevgililer, kalp kıran her şey ve herkes toplanıp yok ediyor-uz- aşkın en saf halini…



Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.