ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1837
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Antalya krizinin perde arkasıSayı: 1084 - 12.10.2010


Emir Kusturica'nın Antalya'ya gelişini -nedense son dakikada- bir krize dönüştüren yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun motivasyonuna bakmak gerek: Ödül alamayacağını anlayınca Festival'den çekildi, çekilirken de bahanesi Emir Kusturica oldu. Bilindiği gibi Kaplanoğlu'nun 'Bal' filmi Adana Altın Koza Film Festivali'nde büyük ödülü kazanmıştı. Altın Portakal'da da yönetmelik gereği ulusal bir başka yarışmada yarışan bir filmin Antalya'da yarışma hakkı bulunamıyor. Dahası, bugün Kusturica'yla aynı festivalde filminin yarışma dışı dahi gösterilmesini kabul etmeyen Kaplanoğlu 2007'de benzer bir durumda sessiz kalmıştı: İkisinin de filmleri Cannes Film Festivali'nde gösterilmişti o sene hiç itiraz etmemişti. 

Altın Portakal'da çıkan krizi bir 'CHP düşmanlığından' bağımsız yorumlamak ne yazık ki mümkün değil. Bilindiği gibi Antalya Belediyesi'nin CHP'ye geçmesi hem hükümette hem de hükümet güdümündeki medyada ciddi bir hüsran yaratmıştı. Altın Portakal adeta 'rövanş' fırsatı olarak seçildi ve sırf Antalya Belediyesi'ni cezalandırmak için Kusturica kurban edildi. Yerel seçimlerden beri medya her fırsatta Antalya Belediyesi'ne düşmanlık yapmak, küçük düşürmek için zaten fırsat kolluyor. Bu yüzden de Bursa'ya Kusturica'nın gelişine ses çıkarılmazken, söz konusu Antalya olduğu için ciddi bir kriz yaratılıyor.

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın Kusturica'ya yönelik açıklamaları gerçek bir skandaldır. Belli ki onun sineması hakkında pek fikir sahibi değil. Koskoca Kültür Bakanı sinemasını, ideolojisini ve duruşunu yeteri kadar bilmediği, hakkında yeteri kadar bilgilendirilmediği bir sanatçı hakkında böylesi yüzeysel sözler söyler, anlamak hakikaten mümkün değil.

Emir Kusturica hala sosyalist köklerini koruyan, sosyalizme inanan ve anti-emperyalist çıkışlarıyla kendinden söz ettiren bir yönetmen. 'Underground' filminde bir ütopyayı anlatır: Yugoslavya'nın bir arada kalmasına dair özlemini... Nitekim, bugün onu 'Sırp kasabı' olarak göstermeye çalışanlar bu filmi bile izleseler ne demek istediğini çok iyi anlarlar... Kusturica, Yugoslavya'nın Amerika'nın Balkanlar'ı yeniden tasarlama politikası sonucu bölündüğüne inanıyor ve ilk günden beri buna karşı çıkıyor. Yarı Boşnak, yarı Sırp kökenlere sahip ve bugün Sırbistan vatandaşlığını seçen Kusturica'nın entelektüel bir zeminden yaptığı çıkışlar ve söz aldığı yer ucuz milliyetçi propagandaların ve şark kurnazlığının gölgesinde kayboluyor. Tam da Ortadoğu'nun yeniden tasarlanması sürecinde Türkiye'nin 'bölünmesi' açık açık konuşulurken Emir Kusturica'ya bu tepkilerin aksine bilakis sahip çıkılması gerekiyor.

Bütün bu krizin sonunda da ciddi bir 'iletişim skandalı' ortaya çıkıyor: Antalya Belediye'sine bağlı AKSAV'ın tanıtım ve halkla ilişkiler işlerini yapan Mehmet Ali Birand ve oğlunun şirketi Bir İletişim bu krizi yönetemedi. Kimse kusura bakmasın ama el attıkları her Altın Portakal organizasyonu bir skandalla tartışılıyor. Daha evvel de organizatörlerle şirket yetkilileri arasında bir tokat skandalı yaşanmıştı. Şimdi de abartılan, yönetilemeyen, kontrol altına alınamayan bir Kusturica krizi... Ve zor duruma düşürülen bir belediye, belediye başkanı. Halkla İlişkiler derslerinde 'kriz nasıl yönetilmez' konusunda ders bile olabilir bu durum. Belediye resmen parasıyla rezil oldu! Tanıtım şirketi kendi müşterisini koruyacağına onu hedefe oturttu ve bu organizasyonu resmen yüzlerine gözlerine bulaştırdı. Birand'ın tek başarısı: Barışçıl mesajları vermesi gereken, sanatın kutsandığı, coşkuyla karşılanacak bir film festivalinden uluslararası kriz çıkarması oldu.

Akşam
 

Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.