ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1837
Şu an 1 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Mösyö arızanın dönüşü Sayı: 538 - 14.04.2008


Ölümünün üstünden 15 yıl geçmesine rağmen, bugün Fransa'da yeni bir şeyler yapmaya çalışan her müzisyenin üstünde Serge Gainsbourg'un etkisi açıkça görülüyor

''Yeni olan şeyler Fransa'ya uçakla değil, sandalla geliyor". Bunlar doğrudan Fransız şansonunun tanımlanması en zor isminin, yani Serge Gainsbourg'un sözleri. Tanımlanması en zor dedikten sonra kendimle çelişecek biçimde birkaç kelimeyle tanımlamaya çalışabilirim Gainsbourg'u; "rahatsız edici", "yasa bozucu", "itici", "çekici", "çirkin", "seksi", "şair", müzisyen". İşte Gainsbourg'un çoğu zaman yarattığı etki, karşıdakini kendiyle çeliştirmek. Tam da bu noktada sürekli milletin kafasını karıştıran Bay Gainsbourg yeni şeylerin Fransa'ya sandalla geldiğini söylerken büyük bir çelişkinin içinde olduğunun farkında değildi herhalde, çünkü, değil sandal, benim varlığından haberdar dahi olmadığım daha da ağır bir ulaşım aracıyla Amerika'ya, İngiltere'ye giden Gainsbourg'dan, onun şarkılarından başkası değil bu sefer.

Ölümünün üstünden 15 yıl geçmesine rağmen bugün Fransa'da yeni bir şeyler yapmaya çalışan her müzisyenin üstünde Gainsbourg'un etkisi açıkça görülüyor. Bunun da ötesinde Fransa dışında da etkilendikleri müzisyenler arasında en üst sıralarda Gainsbourg'u gösterenlerin sayısı her geçen gün hızla artıyor. Uzun süredir Madonna'dan Portishead'e, Marc Almond'dan Franz Ferdinand'a birçok isim, birçok grup bir şekilde lafı döndürüp dolaştırıp Serge Gainsbourg'a getiriyor. Bahsettiğim şöyle bir selam çakıp yola devam etmek değil, doğrudan onun mekânında konaklamak, çekmecelerini, dolaplarını karıştırmak, onun beslendiği kaynaklardan beslenmek, onun yediğini yemek, onun içtiğini içmek, onun soluduğu havayı solumak. Ancak bu noktada biraz yavaş olmak gerekiyor çünkü, bunların birçoğu her bünyenin kaldıracağı cinsten şeyler değil. Derinlemesine uğraştıkça onun yapıtının içinde yitip kaybolmamak imkansız. Ama, o "fena rüzgarın" çarptığı tiplerin etrafta gezindiğini, bir şekilde onun etkisiyle dümenlerini kırıp, rotalarını yeniden belirlediklerini görmek güzel. Gainsbourg "bir başkasıydı", her şeyden önce görülmemiş bir kıvraklıkla Fransız şansonun kelime dağarcığını genişletti, klasik armoni anlayışına her zaman bağlı kaldıysa da şansonun melodik yapısını, formunu, ritmik yapısını, düzenleme anlayışını baştan aşağı yeniden şekillendirdi. Şanson cazla, rockla, popla, reggae'yle iç içe geçip onun elinde yepyeni bir biçim kazandı.

Sınırlarda gezmek

O, iyi bir şarkı yazarı olmanın ötesinde sıkı bir şairdi ve ne yapsa olurdu. 1969 yılında Jane Birkin'le, çıktığı anda her yerde yasaklanacak olan "Je T'Aime Moi Non Plus"yü kaydetti. 80'lerde de hızından hiçbir şey kaybetmedi, 84'te kızı Charlotte'la söylediği "Lemon Incest" şarkısı piyasaya çıktı, bununla da yetinmeyip, kızıyla yarı çıplak yatağa uzanıp şarkıya bir de klip çekti. Kafasının her zamanki gibi dumanlı olduğu bir gün (nasıl olmasın, hiçbir şey içmese günde üç paket Gitanes içiyordu) milyonların önünde bir televizyon programında Whitney Houston'a "Seni düzmek istiyorum" dedi. Bir başka televizyon programındaysa yüzlerce frankı bir anda yaktı. Fransız milli marşının reggae versiyonunu kaydetme cesaretini gösterebilecek tek isim de elbette oydu. Edith Piaf'ın "Mon Leggionaire" şarkısını coverlamak da ondan başkasının aklına gelmezdi. İçkinin, sigaranın iyice yıprattığı Gainsbourg, şarkının klibinde genç bir askerin karşında umursamaz bir ifadeyle "Adını bilmiyorum, onunla ilgili bildiğim tek bir şey yok/ sevdi beni bütün gece askerim" dizelerini söylerken gene sınırda geziniyordu.

Birçok ülkede Gainsbourg uzun süre yarattığı skandallarla anıldı. Çoğu kişi için o iflah olmaz bir provokatörden öte bir şey değildi. Ancak, bir şekilde "bu tuhaf adam"ın ne iş olduğunu merak edenler, onun şarkılarıyla, şarkı sözleriyle ya da daha doğru ifadeyle şiirleriyle karşılaşınca gerçeğin hiç de göründüğü gibi olmadığını anladılar. Serge Gainsbourg bir şarkı yazarı olarak kendinden sonra gelen kuşaklar için tüketilmesi imkansız bir kaynaktı. Sex Pistols'tan önce, The Clash'ten önce punktı. "Ballade de Melody Nelson" albümüyle rock müziği tepe noktalarından birine ulaştırdı. Birçok kişiden önce, henüz 60'larda dünya müziğini akıl almaz bir ustalıkla kendi eserine dahil etti. Yazdıklarına gelince, Baudelaire'le, Rimbaud'yla aynı kanı taşıyordu desek herhalde çok ileri gitmiş sayılmayız.

Tümü İngilizce

Geçtiğimiz günlerde Serge Gainsbourg'a saygı duruşu niteliğinde yeni bir albüm yayınlandı,'Monsieur Gainsbourg Revisited'. Albümün tamamı Gainsbourg'un şarkılarının İngilizce versiyonlarından oluşmuş. Genellikle Fransızca şarkıların İngilizce adaptasyonları son derece başarısız sonuç verirken, söz konusu isim Gainsbourg gibi tuhaf bir Fransız olunca, sonuç akıllara durgunluk verecek kadar etkileyici olmuş. Elbette, bunda Gainsbourg kadar onun şarkılarına el atan isimlerin de etkisi büyük. 'Monsieur Gainsbourg Revisited', Franz Ferdinand ve Jane Birkin'in beraber kaydettiği 'A song for Angel'la (Sorry Angel) açılıyor. Henüz şarkının bol elektrikli etkisi devam ederken 'Je T'Aime Moi Non Plus'nün Cat Power ve Karen Elson tarafından yapılmış coverı, albümü buz gibi bir güzelliğe taşıyor. Jarvis Cocker ve Kid Loco'yu bir araya getiren 'I Just Came You to Tell You that I'm Going' (Je Suis Venu te Dire que Je m'en Vais), uzun süre sonra Portishead'i tekrar duyma fırsatı bulduğumuz 'Requiem for Anna' (Un Jour Comme un Autre-Anna), Faultline, Brian Molko ve Françoise Hardy'nin beraber seslendirdiği 'Requiem for a Jerk' (Requiem pour un Con), Michael Stipe'ın kendinin kılmayı bildiği 'Hotel' (L'Hotel Particulier), Tricky'nin coverlamak için seçtiği 'Au Revoir Emmanuelle' (Goodbye Emmanuelle), Marianne Faithfull ve Sly and Robbie'li 'Lola R. For Ever' (Lola Rastaquouere) ve The Rakes tarafından coverlanan 'Just a Man With a Job' (Le Poinçonneur des Lilas) albümü neredeyse orijinal bir Gainsbourg albümü seviyesine yükselten parçalardan kimisi.

'Monsieur Gainsbourg Revisited' Gainsbourg'un etki alanına girmek için, oradan yola çıkarak koca bir bütüne ulaşmak için iyi bir başlangıç.

Serge Gainsbourg/Monsieur Gainsbourg Revisited/DMC  
 

 


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.