ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Bizim Martin’in 'hayali Türkiye’siSayı: 422 - 25.10.2007


Alman müzikolog Martin Greve’in yazdığı “Almanya’da Hayali Türkiye’nin Müziği” adlı kitap, Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlandı. Greve kitabında, Türkiye’den Almanya’ya göç eden toplulukların müzikal yaşamını ve faaliyetlerini yaklaşık 600 sayfalık kapsamlı bir araştırmayla aktarıyor. Kitabın sonunda Almanya’da yaşayan Türk müzisyenlerin çalışmalarından örnekleri içeren bir CD de yer alıyor. Türkçeyi ve bağlama çalmayı öğrenerek “gurbetçiler”in dünyasına giren Greve ile kitabı üzerine görüştük. 

Piyanist zorlanmaz ama...

“Almanya’da Hayali Türkiye’nin Müziği” adlı kitabınızı Almanya’daki müzik endüstrisini kültürler arası etkileşime açık olmamakla eleştirerek bitiriyorsunuz. Ve “Alman - Türk müziğinin ihtiyacı olan tek şey cesaret” diyorsunuz. Sizce iki kültürün iletişimi yakın gelecekte güçlenecek mi?

Almanya’da çalışan bir Türk piyanist zorluk çekmez. Ama bağlama ya ut çalan bir müzisyenin düzenli bir iş bulması zordur. Dernekler dışında eğitim alabileceği bir kurum da yoktur. Konservatuvarlar ve diğer müzik enstitüleri Türkiye’de icra edilen müzik tarzlarına daha çok yer vermeye çalışıyor artık. Ama gene de iki tarafın da birbirini çok iyi tanıdığı söylenemez.

Türk müzisyenler fayda görmediklerini hissettiklerinde bu tür enstitülerle iletişime geçmekten kaçınabiliyor. Bu da muhafazakâr Alman müzisyenlerin işine geliyor tabii. Özetle iki kesim arasında bir etkileşim var ama henüz zayıf ve güçlenmesi gerekiyor.

Türkçe işini kolaylaştırdı

Kitabınız 6 yıllık yoğun bir çalışmanın ürünü. Bu hazırlık sırasında sizin yaşadığınız değişimler nelerdi?

Başlangıçta bu konuda hiç bilgim yoktu. Öncelikli sorun Türkçe bilmememdi tabii. Türkçeyi öğrendikçe olayları kavramam da kolaylaştı. Ayrıca Türklerin bakış açısına sahip oldukça onların arasında da Almanlara karşı ayrımcılık olduğunu fark ettim. Bir gün kendisini “Alman Alevisi” ve açık fikirli olarak tanımlayan bir arkadaşım fazla düşünmeden “Tabii ki bir Almanla ilişki kurmam söz konusu olamaz” dedi. Şoke oldum. Alman arkadaşlarımdan biri bir Türk için bunu söylese, ona ırkçı derdim.  Bence bugün Türkler ve Almanlar arasında bir sınır yok. Ama Almanya’da ve Türkiye’de yaşayan Türk topluluklarında çok keskin ayrımlar var. Bir Vartolu, bir Trabzonluya oranla kendisini Tuncelilere daha yakın hissedebilir. Bir Egeli için ise Batmanlı bir Kürdü anlamak zor olabilir. Bense sadece Almanım; kimseyle hemşerilik bağlantım yok! Türk kültürünü büyük ölçüde özümsemiş durumdayım.  Türk halk müziğini seviyorum; bazı türküleri otomobille giderken teypten dinleyip söylüyorum. Almandan çok Türk arkadaşım var. Bira yerine çayı tercih ediyorum ve dedikodu yapıyorum!

Almanya’da ya da Türkiye’de yaşayan Türkiye çıkışlı müzisyenlerden kimleri dinliyorsunuz?

Favori müzisyenlerim Türkiye’de yaşayan Sabahat Akkiraz, Erdal Erzincan ve Erkan Oğur. Bir süre öncesine kadar Almanya’da yaşayan Neşet Ertaş ile Sezen Aksu’yu da çok seviyorum. Baba Zula, Mercan Dede, Aynur ve Kudsi Erguner de favorilerim arasında. 

Bağlama dışında çalabildiğiniz Türk müziği enstrümanı var mı?

Hayır, ne yazık ki yok. Bir ara ney çalmaya heves ettim ama hem o zaman Almanya’da bu işi öğretebilecek hoca bulamadım hem de ney çalmakta çok zorlandım. Tambur da çok zor ama sesi harika olan bir çalgı.

Martin Greve kimdir?

1961’de Almanya’nın Freiburg kentinde doğan Martin Greve, müzikoloji, etnomüzikoloi ve sinoloji gibi alanlardaki çalışmalarıyla tanınıyor. Çeşitli üniversitelerde ve sanat liselerinde müzikoloji ve etnomüzikoloji dersleri veren Greve, 2004’ten beri çalıştığı Rotterdam Konservatuvarı’ndaki Türk Müziği eğitim programının başkanlığını yürütüyor. Greve’in Berlin’de yaşayan Türklerin yanı sıra Korelilerle ilgili çalışmaları da bulunuyor.
 




 

Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.