Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 39 müzisyen gazete okuyor
 
 
Özgür Karakaya
 
 
Yayımlanan Sayı : 1532

Tüketim Kültürünün Doyumsuzluğu - 25.03.2013





İnsanların dünyasının değersizleşmesi, nesnelerin dünyasının değer kazanması ile orantılı olarak artar...” Marx   Anamalcı sistem tüketime göre  şekillenen bir sistemdir. Sürekli aynı eşyayı kullanmayı çağşılık olarak sunar.

 

Modaya uymaksa çağdaşğın  göstergesidir. “Almazsan sen eksik olacaksın duygusunu” da yerleştirmeyi istemektedir.  Sürekli olarak bir takım  tanımlamalarla “anneler günü,babalar günü, sevgililer günü”, vb. Adlarla tüketim için  bahaneleri de üretir. “Etiketin yarısı” “bir tane alana bir tane bedava” vb. duygularla tetiklenir.

 

Tüketimi artırmak içinde kullanılan diğer bir yöntemde kalitesiz ve dayanıksız ürünlerdir.Bu yolla da insanlar sürekli tüketime teşvik edilmekte, ihtiyaç listesi de kabartılmaktadır.

 

Kullanmaya yeni başladığımız biri ürünü bir kaç ay geçmeden yenisi çıktı  en iyisi denilerek değiştirilmesi gerektiği  mesajı verilir. Satın aldıklarının beğenme süreleri de bir kaç ayla sınırlandırılır.

 

Özgür olabilmen için   ürünü satın alman gerektiği anlatılır. Tüketmek bilinç altına kodlanan bir yaşam biçimi olmaktadır.Hiç kullanılmayan  nesnelere de para harcanmaktadır. Özentiyle birlikte elindekini avucundakini tüketerek gelecek hayallerini buna göre şekillendirmeyi getirmektedir.

 

Çalışarak ya da çalışmadan her yolla çok para kazanmak, daha fazla tüketebilmekte temel amaca dönüştürülmektedir.

 

İnsanlarda  kim oldukları sorusuna tükettikleri ürünlerle nasıl bir hayat tarzına sahip olduklarıyla tükettikleri nesneler arasındaki bağlarla cevap   vermektedirler.

 

Bu kültür etkisi altına aldığı beyinleri dumura uğrattığından yaşamın gerçeklerini kapatmaktadır.Gündemde olmasındaki etkense emeğin ikincilleşerek tüketici fonksiyonun öne çıkmasıdır.

 

Bu düzen  insana insani yönleriyle bakmak yerine bir tüketim unsuru olarak ele alır. İnsanı değersizleştirmektedir.Saygınlık ve itibar da  kredi kartının limitiyle yapılan alışverişle gösterilmektedir.

 

Piyasa ekonomisi kendi kültürünü  de dayatmaktadır. Markalar , giysi giymek insanlara sahte mutluluk olarak gösterilmektedir.

Tüketicinin ihtiyaçları da sınırsız doyurulmaz olarak yansıtılmaktadır. Yemek ve içmekte “Mac Donalds,Pizza Hut,Burger King” vb  servis edilerek bu sisteme katkı sa
ğlanmaktadır.

 

Şu mesajda verilir:  Yememezlik etme mutlaka yemelisin. Çok yemeninde farkında olduğu için bu defada diyetisyene gitmelisin ve zayıflamalısın demektedir.

Bitip tükenmek bilmeyen bir tela
ş oluşturulmaktadır. Günü yaşamak, yarını düşünmemek topluma benimsetilmek istenmektedir.

Bu noktada yapılması gerekenlerse:  Halk kültüründe yer alan “Har vurup Harman savurma”, “Aya
ğını yorganına göre uzat”, “Bugünün yarını da var derken” vb.  Sözlerle geleceği düşünmeye önem verilmeli.İnsana ait olan kontrol mekanizmalarının geliştirilmesi. Eskiyen eşyaların atılması yerine farklı amaçla kullanılması.  İhtiyaç kavramından hareket etme.

 

 ozgur694@hotmail.com

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020