Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 32 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1035

Konservatuar müzik bölümlerine ve müzik okullarına hazırlananlar için hatırlatıcı birkaç not. - 23.06.2010





Bilindiği üzere üniversite giriş sınavının birkaç güne bölünerek gerçekleştirilen sınav takviminin sonuncusu bu hafta sonu yapılacak.

Ondan sonra üniversiteye girmek için bekleyen gençlerimiz sınav sonucunu bekleyecek ve sonunda ya gülecek ya da üzülecekler.

Bu arada Konservatuarların müzik bölümlerine ve müzik okullarına girmek için uğraş veren gençlerimizin neler yapması hususunda edindiğimiz deneyimlere dayanarak birkaç not vermek istedim.

Tabii burada yazdıklarım işin özünü oluşturan genel çerçeveyi çizmektedir.

Konservatuarların müzik bölümlerine ve müzik okullarına girmek için özel yetenek sınavına hazırlanan adaylarımızda aradığımız birinci şart girmek istediği bölümün müzik düzeyi seviyesinde bilgi, beceri ve yeteneğe sahip olmasıdır.


Hemen, hemen bütün Konservatuarlar ve Üniversitelerin Müzik Eğitim Fakülteleri yoğun talep dolayısı ile mümkün olduğu kadar müzik düzeyi en iyi öğrencileri seçmeye çalışıyorlar. Adaylar müzik kabiliyeti olarak çok iyi düzeyde olabilirler. Fakat maalesef bu yeterli olamamaktadır. Çünkü kabiliyeti işlemek ve geliştirmek gerekmektedir. Bu da ancak belirli bir eğitim ve çalışma sonucunda oluşabilmektedir. Kabiliyeti geliştirebilmenin en güzel ve kestirme yolu bir müzik aleti çalabilmekten geçer. Enstrümanınızı ne kadar iyi çalıyorsanız o kadar kulağınız ve kabiliyetiniz gelişmiş olacaktır. Bu nedenle aday öğrencilere tavsiyemiz mutlaka bir müzik aletini iyi düzeyde çalabilecek seviyeye ulaşsınlar. Mümkünse iyi bir akademik eğitim almış hocadan ders alsınlar. Bu şekilde ders aldıkları taktirde nota, usul, solfej, armoni gibi temel kavramları öğrenebilecekleri gibi dikte yapabilme yeteneğini de geliştirmiş olacaklardır. (Dikte: Çalınan bir müzik eserini doğru ve usulüne uygun olarak notaya alabilme yeteneğidir). Bu gün birçok fakültenin ve konservatuarın giriş sınavlarında adaylara dikte de yaptırılmaktadır. Genelde toplu olarak yapılan dikte sınavlarında çoğunlukla piyano ile çalınır ama başka bir enstrüman da olabilir, 4 veya 8 ölçülük basit bir melodi çalınır. Bu melodinin doğru tonda, doğru ölçüde ve doğru nota değerlerinde yazılması istenir. Böyle bir çalışmayı yapabilmesi için bir adayın ya çok iyi solfej yapabiliyor olması ya da iyi düzeyde bir müzik aleti çalabiliyor olması gerekir. Aksi takdirde bu mümkün değildir. Ne kadar yetenekli olursa olsun, sesleri ne kadar iyi duyarsa duysun bu yeteneği dikte yapabilmesini sağlayamayacaktır.

Konservatuarların müzik bölümlerine ve müzik okullarına girmek için özel yetenek sınavına hazırlanan adaylarımızda aradığımız ikinci şart girmek istediği bölümün şartlarına uygun yaş ve eğitim seviyesi düzeyinde olmaktır.

Konservatuarların ve Müzik Fakültelerinin değişik bölümleri için değişik yaş sınırı uygulamaları vardır. Bu nedenle aday öğrencinin mutlaka girmek istediği bölüm hakkında iyi bir ön araştırma yapıp yaş olarak uygun olup olmadığını tespit etmesi gerekir. Ayrıca lise veya dengi bir okuldan mezun olması ve üniversite giriş sınavlarında gerekli taban puana erişmiş olması gerekir. Tabi burada üniversite giriş sınavında alacağı puan ne kadar yüksek olursa konservatuara girişte o kadar etken olacaktır. Artık bütün müzik fakülteleri ve konservatuarlar sadece yetenekli adayları tercih etmiyorlar. Çünkü amaçları kültürün ve sanatçının seviyesini de yükseltmek olduğu için daha bilgili, daha donanımlı adayları seçerek, sanatın ve sanatçının gelişmesine katkıda bulunuyorlar. Bir insan çok yetenekli ve çok iyide müziğini icra edebiliyor olabilir. Bu kişi gerekli kültür donanımına, araştırma ve geliştirme yeteneğine, bilgi ve becerisine sahip değilse anca çalgıcı olabilir, sanatçı olamaz. Sanatçılık farklı ivmeler gerektirir. Ders çalışmayı sevmeyen, ödev yapmaktan kaçan, araştırmacı olmayan haliyle üniversite giriş sınavlarında düşük puan alan bir aday öğrenci ne kadar yetenekli olursa olsun konservatuara giriş sınavında elenecektir. Bu nedenle aday öğrencilerin mutlaka bu kriterleri de göz önünde bulundurmalarını öneriyoruz.

Bunları anlattıktan sonra şimdi bana konservatuarların müzik bölümlerine ve müzik okulları özel yetenek sınavına girmek için adayın yapacağı hazırlık Eğitimi ne için gereklidir?

Şimdi siz yukarıdaki açıklamaları okuduktan sonra diyeceksiniz ki aday zaten kendini yetiştirmiş, Konservatuara Hazırlık Dersi almasına ne gerek var? Hemen şöyle bir örnek verelim. Çocuklarımız iyi veya kötü bir seviyeyle liseden mezun oluyorlar. Üniversite Hazırlık kurslarına gitmelerine ne gerek var. Ama iş öyle değil. Bunu hepimiz biliyoruz artık. Çocuklar bir yarışın içerisine giriyorlar. Okullarda aldıkları eğitim onları bu yarışta koşabilecekleri şekilde hazırlamıyor maalesef. Bu nedenle kendilerini bu maratonun konseptine uygun olarak hazırlamaları gerekiyor. İşte bu nedenledir ki bizler de Konservatuar Hazırlık Kursları ile aday öğrencilerimizi sınavda karşılaşacakları soru ve davranışlara bir ön hazırlık çalıştırması yaptırıyoruz. Öğrenci ne gibi sorularla karşılaşacağını önceden bildiği için ve bu konuda antrenmanlı olduğu için hem daha fazla heyecanlanmayacak, hem de performansını daha iyi sergileyebilecektir.

Durum özünde genel hatları ile bundan ibarettir.

Ayrıca aklınıza takılan konu ile ilgili her türlü soruyu gazetemizin “bize ulaşın” ikonundan ya da editor@mavi-nota.com adresimizden direkt olarak bana ulaşıp sorabilirsiniz.

Cuma günü görüşene değin hepinize müzik dolu günler diliyorum.

Esen kalın.



Müfit Semih Baylan
Editör
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019