Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1749




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 10 müzisyen gazete okuyor
 
 
Deniz Ertan
 
 
Yayımlanan Sayı :

Günümüz Türkiye’sindeki Müzik Türlerinin Ulusal ve Evrensel Ölçütler Açısından Durumu (7. Bölüm) - 17.01.2006






4) Mehter Müziği

Geleneksel Türk Müziğinin önemli kollarından biri olan Mehter Müziği, sadece Yakın Doğu’yu değil, Avrupa’yı oldukça etkilemiş bir müzik türümüzdür. “Mehterhane”, Osmanlı İmparatorluğu zamanında Yeniçeri teşkilatına bağlıydı ve Mehter Müziği daha çok saraylarda ve savaş alanlarında seslendirilirdi.

Mehter Müziği de diğer geleneksel Türk Müziği türleri gibi, çeşitli makamları, usulleri ve beste formları kullanılmaktadır. Özellikle usullerin getirdiği ritmik özellikler, Mehter müziğinde son derece önemli bir rol oynamaktadır. Eserlerin bir kısmı (mehter marşları, türküleri gibi) sözlü iken, diğer kısmı çalgı müziği niteliğini taşımaktadır. Mehter teşkilatında zurna, def, zil, davul, mehter düdüğü, kös, nefir, boru, nakkare, kurrenay, çevgan, tabıldaz gibi çalgılar bulunurdu.

Türklerin en eski kültür varlıklarından biri olan Mehter Müziğinin, Orta Asya’dan beri Türk Devletlerinin önemli bir teşkilatı olduğu bilinmektedir. Devletin önemli bir egemenlik simgesi olarak kabul edilen bu müzik türü, 1826 yılında “Vak’a-yı Hayriye” olayı ile Mehterhane’nin bağlı olduğu Yeniçeri ocağının kapatılması sonucunda bir unutulma dönemine girmiştir. Divan Müziği’nde olduğu gibi, hafızalarla birlikte eserler yok olmuş, çok az sayıda eser notaya geçirilmiştir. Mehter Müziği örnekleri ancak Ali Ufki Bey’in “Haza Mecmua-i Saz ü Söz”, Kantemiroğlu’nun Edvarı, Hamparsum Külliyatı, Kevser mecmuası’nda, Arel ve Ezgi’nin çalışmalarında bulunmuştur; ancak Mehter müziği ile ilgili ilk ayrıntılı araştırmayı yapan kışı Haydar sanal’dır (Özalp, 1988 (I): 17). Günümüzde bilinen Mehter müziği bestecileri arasında Emiri Hac, Ahmed Çelebi, Nefiri Behram Ağa gibi adlar bulunmaktadır.

Mehter müziği kendine özgü coşkulu müziği ile özellikle 18.yy Avrupa’sını ve (başta Gluck, Mozart, Beethoven gibi besteciler olmak üzere) Batı Müziğini çok etkilemiştir. Birçok operaya konu olduğu gibi, Mehter müziğinin ritmik özellikleri, ezgileri ve (zil, davul gibi) çalgıları Batı müzik dünyasına da yayılmıştır.

1853 yılında Mehter müziği ve Takımı, Türkiye Devleti Tarafından yeniden açılmıştır. Bugün Mehter Takımı, Genelkurmay Başkanlığı Harp Dairesi Askeri Müze Müdürlüğüne bağlıdır. Eski Kıyafetlerine, mehter yürüyüşlerine, çalgı ve eserlerine sadık kalmaya çalışan günümüz Mehter takımı, bu müzik kültürümüzü yurtiçi ve yurtdışında temsil etmektedir. Bugün çok büyük ilgili uyandıran bu Takım, özellikle tarihi günlerde ve bayramlarda yapılan törenlere ayrı bir renk katmaktadır.

devam edecek


*Deniz Ertan’ın imzasıyla yayımladığımız bu çalışma, Yiğit Aydın, Deniz Ertan ve Cem Soydemir’in grup çalışmasıdır ve çok değerli bir jürinin değerlendirmesi sonucu Mavi Nota’nın düzenlediği “Nimet Koray Araştırma-İnceleme Müzik Ödülü”nü kazanmıştır.


 

 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019