ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1835
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Yaşar Miraç'ın Köylüleri...Sayı: - 22.12.2005


Şair Yaşar Miraç, Trabzon Belediyesi’nce düzenlenen 1. Uluslararası Trabzon Kültür ve Sanat Festivali’ndeki bir panelde, “köylümüzü aşağıladı” diye yorumlanan sözleri yüzünden epey eleştiri aldı. Gazeteler, televizyonlar neredeyse festival haberleri kadar ondan söz ettiler.

Miraç’ın şiirlerinden çoğu, konusunu bölgemizden, köylerimizden alır. Köy çevresinden çok sayıda sözcük kullandığı için, kitaplarının sonuna sözlük bölümü bile ekler. Kimi şiirlerinin formu Karadeniz türkülerine öyle yakındır ki, bu nedenle eleştirilir. Kemençe belgeselini hazırlayıp yöneten, Türkiye’de ilk kez kemençe eşliğinde şiir okuyan O’dur. Böyle olduğu halde, acaba ne tür duygular ya da birikim içinde, “köylüler Trabzon’a doldu” demiştir? Yaşar Miraç gerçekten köylüsünü yerden yere vurmaya mı niyetlenmiştir, yoksa “köylü” sözcüğüyle bir başka gerçeği mi vurgulamaya çalışmıştır?

Yaşar Miraç’ın, konuyu bir de şöyle dile getirdiğini varsayalım: “DİE verilerine göre, Trabzon merkezine yerleşen köy kökenli insanlarımızın oranı son beş yılda % 73’e ulaşmıştır. Bunlar arasında ticaretle uğraşarak hızla varlıklı olan bir kesim ise giyimde, kuşamda ve kişisel bakımdaki hassasiyetini Trabzon ve Trabzonspor’u bir adım öne taşımakta gösteremiyor. Sokaklarda görgü kurallarından habersiz bıçkın bir kuşak yetişiyor. Trabzon en az kitap okuyan, sanat etkinliklerine katılmayan bir kent olmuş”.

Bu sözler de yine aynı anlamı taşıyacaktı ama kimse itiraz edemeyecekti. İtiraz, onun sorunu aktarış biçiminedir. Bunun, iyice dolmuş ve nihayet mikrofonu eline geçirmiş birinin boşalması olarak tanımlıyorum. Miraç sık, sık büyük kent merkezlerine davet edilir. Orada çevresini saran gençlerin heyecanını paylaşır. Uzun süre yaşadığı Almanya’da ticaretle uğraşan Alman dostları vardır. İnanıyorum ki, başka kentleri, oralardaki uygarlık düzeylerini görüp Trabzon’la karşılaştırınca; gelişmekte direnen, hatta geri giden hemşerileri için ağzına geleni söylemiştir.

Son otuz yıldır Türkiye toplumsal bir değişim geçiriyor. Kentlerde farklı nedenlerle köylerden gelen ve kendini bir yere ait göremeyen, kararsız bir kuşak vardır. Köyünün geleneklerinden kurtulmaya çalışmaktadır ama kent kültürüne de henüz ısınamamıştır. Köye dönmeyi aklına getirmemekte, ama yaşadığı kenti sahiplenmeyi de düşünmemektedir. Üstelik bir kez doğduğu yerden hareketlendiği için, sürekli yerleşeceği kentin hangisi olacağında kararsızdır. Bulunduğu kentte de, o kentin kültüründe de kiracıdır. Bu yüzden konakladığı kenti sevmeye, kültürünü öğrenmeye, böylece kentin sahibi olmaya yanaşmamaktadır. Hepsinden vahimi,  yeni ortamı ve değişen koşulları fark edip, kendini yenilemeyi düşünmemesidir.

Yaşar Miraç bu gerçekleri gören, karşılaştıran bir insandır. Doğduğu memleket başkalarından geri kalsın istemiyor.  İşte onun isyan gerekçesini böyle açıklayabiliyorum.

Şimdi gündemimizde iki görüş var: Birisi “kentime köylüler dolmuş” diyor. Diğeri “köylü efendimizdir” diyor. Ancak, beri yanda mantık da şunları söylüyor:
Efendimiz olan köylüler, yaşamını köyde sürdüren ve orada üretenlerdir.

Bir iş sahiplenerek yaşamını kentte devam ettirenler artık köy toplumundan sayılmazlar.

Kentliler de zaten efendimiz değildir.

Şimdi şu sorunun cevabını bulursak, Türkiye’nin son yıllarda sancılarını çektiği toplumsal değişimin sebeplerinden birine de ulaşırız:

Yaşar Miraç’ın işaret ettiği “köylü” kimdir?

Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.