ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1837
Şu an 3 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


“Her Zaman Griydi Karadeniz” Sayı: - 11.09.2006


“… Yaşlı kadın somurtan bakışlarla, “Kimsunuz ola?” diye sordu.

“Tanımadın mı nine?” diye soruya soruyla karşılık verdi Cemal.

“Danimak mi zorundayim?..  Hacan bağa kim olduğuni söylemesen…”  Cemal, yaşlı büyükannesinin sözünü kesti. Gülümsereyek,

“Hala eski Ayşe ninesin, hiç değişmemişsin… Bütün Türkiye beni tanıyor, sen tanıyamadın mı?”

“Ola, bağa ne Türkiye’den… Ha buraya taniyan var mi? Onu bağa de…”

“Şimdi bakacağız…” diye sırıtarak yanıt verdi Cemal.

****

Sinemacı ve yazar Muhammet Çakıral’ın, “Her Zaman Griydi Karadeniz” adlı kitabında yer alan  “Misafir Bulduğunu Yer” adlı öyküsünden bu satırlar.

Satırları akıcı, öykü kahramanları ve yaşadıkları coğrafya tanıdık, değil mi?

Bu satırları sayesinde; uzayıp giden serin bir vadiden sonra, dik başlı dağları da aşıyoruz. Yazarın çocukluğunun geçtiği ve öykülerinin çıkış noktası olan Çaykara’daki köyündeyiz.

Sözünü,  tavrını kimseden sakınmayan bu sevecen nenenin yanında… Uzaklardan gelen konuklarıyla arasında geçen fıkra tadındaki bu sohbetin tanığı oluyoruz.

Olası azarlarının hedefi olmamak için de, kahkahalarımızı onun göremeyeceği yöne doğru savurmaya özen gösteriyoruz...

Muhammet Çakıral, öykülerindeki yaşantıya, işte bu denli dahil ediyor okuru… Kitabında yer alan diğer öyküler de en az bu öyküsü kadar başarılı.

****

İlk kitabı “Şamiram’ın Ustaları”nın yayınlanmasının ardından yıllar geçti.

Verimliydi hep… Bu evrede sürekli üretti. Ürettikleri, gazete ve dergilerde yer aldı. Evrensel Gazetesi, Esmer Dergisi, Karadeniz’den Günebakış Gazetesi bu yayınlardan bazıları.

Yine bu evrede;  roman, öykü, deneme ve gezi türünde dosyalar oluşturdu. Fakat onları kitaplaştırma konusunda beklemeyi tercih etti.

Yazınsal alanda daha da yetkinleşmek içindi verilen bu ara. Daha iyiyi, güzeli yakalamak için.

Nihayet bu yaz sonuna doğru, “Her Zaman Griydi Karadeniz” adlı ikinci öykü kitabını çıkarttı.  Kitap, “Mep” yayınları imzasını taşıyor. İçerikleri de adları kadar enteresan olan on yedi öyküden oluşuyor.

****

Muhammet Çakıral’ın öykülerinin çıkış noktası, Karadeniz…

Bu yörenin otantik özelliklerini, insanının yaşam şartlarını, ilişkilerini ve her tür dobralığını olduğu gibi yansıtıyor. 

Öykü kahramanları, yaşamın her alanından tanıdığımız kişilerden oluşuyor.

Bir öyküsünde; yurt dışında çalışan babasının memlekete geleceği günün hayalini kuran çocuğu ele alıyor.

Bir başka öyküsünde; doğa yönünden zengin Karadeniz köylerinden, daha rahat yaşaması için, kocası tarafından koparılıp şehre, betonarme bir ortama götürülen kadını…

Arap turistlerin, bitmek bilmeyen bavullarını taşıyan ama onlardan en ufak bir bahşiş alamayan otel görevlisi Trabzon uşağının sonunda onlara verdiği muzip cezayı anlatıyor bir başka öyküde…

Büyük şehirde bir türlü tutunamayan yoksul adamı… Köyde herhangi bir damga yemenin, insana kene gibi yapışıp kalışını…

Eskilerin deyimiyle, “Alamancılık”ı da işliyor…  Gurbetin getirisi olan derin acıyı, hüznü, yokluğu ve daha bir çok konuyu.

Fıkra tadında bir anlatımla ele alıyor bütün bu sosyal konuları. Satırlarının etkisiyle, hem sürekli gülümsüyor, hem de derin hüzünlere kapılıyorsunuz

****

Biriyle tanışırsınız ve onunla hesapsız, kurgusuz bir diyalog gelişir aranızda. Zaman sonra bakarsınız ki, tüm dostluklarınızın da önüne geçti onun dostluğu.

Muhammet Çakıral, benim böyle adlandırdığım dostlarımın başında geliyor. Dostluğumuzun bu denli derinleşmesinde sanatın, sanatsal paylaşımların rolü büyük.

İstanbul’da yaşıyor yıllardır. Ne sevindiricidir ki, Trabzon’la bağını kopartmıyor; sık sık geliyor buraya. Buranın köy ve şehir hayatına yeniden dahil olup, gözlemlerde bulunuyor.

 Öykülerinin çıkış noktası bu yöre, evet….Barıştan, halkların dostluğundan, gerçekten, doğrudan, eşitlikten yana bir tavır takınarak evrenselliği yakalıyor.

 “Kaleminizi halkların, yani halkınızın yaralarına dokundurup yazın” diyor ya düşünür… Muhammet Çakıral da, bu ilkeyle yola çıktı… İkinci kitabında, dünya görüşünü daha da belirginleştirdi.

“Şamiram’ın Ustaları” ve “Her Zaman Griydi Karadeniz” adlı kitaplarını, Trabzon’un en önemli kültür merkezlerinin başında gelen Ra Kitabevi ve Üçyol Kitabevi’inden temin edebilirsiniz.

fatmababuscu@hotmail.com


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.