ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 10 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Müzik üzerine...Sayı: - 15.12.2005


Tarih boyunca sanatçı insanı ve yaşamı anlatmış, gerçeği güzelleştirmiştir. Sanatın işlevi budur. Sanatın öyküsü kendi kendine başlar, birlikte sürer. Müzik soyut bir sanat dalı olmasına karşın, bir üretim-paylaşım ilişkisi içinde sanatçı aracılığıyla hayata geçer.

Sanatçı gerçeği güzelleştiren, böylece iyiye, doğruya, güzel ve yetkine ulaşabilmemiz için çözümler üreten insandır. Onun sözcükler, renk ve çizgi tasarımları, beden hareketleri ya da sesler gibi temel öğelerle doğaya eklediği her şey, özel bir dille sanat eseri olarak bize ulaşır. Sanatçı içinde bulunduğumuz koşullar, bazen birlikte paylaştığımız mekân, her gün karşılaştığımız yüzlerce obje arasında aslında bizden biridir. Onunla, aynı zaman diliminde aynı koşulları paylaşabiliriz. Hatta olay ve oluşumlara karşı aynı tepkileri geliştirip, aynı duyguları yaşıyor olabiliriz. Ama o duyarlılığı, sezgisi ve harekete geçirdiği gücüyle bizden ayrılır. Farklı ve özel biri olur. Örneğin yazar, bizim hemen her gün kullandığımız sözcükler i yan yana “iyi” getirdiği için farklı ve özeldir.

Gökyüzüne bakalım. Yağmuru hepimiz görebiliriz. Yoğunlaşırsak rengini, kokusunu fark edip tat alır, ona dokunabiliriz. Ya da son derece sıradan bulur, dikkat etmeyiz bile. Bu bir seçimdir. Ama bir şekilde yaşamımızın bir parçası olan bu gerçeği, yağmuru sözcüklerle iyi anlattığı için bir insana “yazar” deriz. Bir başka insan renk ve çizgileri yan yana getirir, bir başkası beden hareketlerini, öbürü sesleri. Besteci, sesleri yan yana “iyi” getiren insandır.

Öyleyse müzik nedir?

Müzik sözcüğünün kökü Batılılara göre Latince, doğululara göre Farsçadır.  İran Mitolojisinde “yel estikçe türlü sesler çıkaran kuşun adı” olan “musikâr” ya da “musikâl” sözcüğü Doğulularca köken kabul edilirken, Batılılara göre Latince “mostai” (aramak) fiilinden türeyen “mus” bugün bütün dünya dillerinde hemen aynı okunan bu sözcüğün kökünü oluşturur. (Gazimihal, 1961). Yunan Mitolojisine göre, tanrı Apollo’nun çevresinde güzel sanatların koruyucuculuyla görevlendirilmiş, Tanrı Zeus’un “mousa” adlı dokuz kızı vardır ve sözcük, Büyük İskender’in seferleri yoluyla Batı ve doğuda yaygınlaşmıştır (Egüz,1978). Ancak kökeni ne olursa olsun, müzik sanatı insanın yine insan için ürettiği güzelliklerin yalnızca biridir ve insan kendini ifade edebilmek için beyniyle tasarlamış, eliyle üretmiş, başka insanlarla paylaşmıştır.

Müziğe kısaca, duygu ve düşüncelerimizi seslerle anlatma sanatı biçiminde tanımlamak mümkündür. Ya da son günlerin en gözde dışavurum aracı. Örneğin ilk gençlik yıllarını yaşayan bir insanın adeta kendini ortaya koyabildiği özer bir süreç. Müzik bu anlamda Menuhin’in deyimiyle “hayatın kutlanışıdır” (Lavignac, 1939) Doğulu düşünür Halil Cibran’a göre ise bütün karşıtlıkları ve bu karşıtlıklar arasındaki bütün renkleriyle hayatın kendisi müziktir. “Yeryüzündeki her şey belli bir uyum içinde şarkı söylemekteyken, hangi birimiz çıkıp sağır ve dilsiz bir kamış gibi sessiz kalabilir?” (Cibran, 1989). Tanımlar çoğaltılabilir, ama herkese göre değişecektir. Hatta an’a göre. Müzik kuşkusuz göreceli bir kavramdır ve hayatın bir parçası olduğu yadsınamaz.

Bana göre müzik, ayrıntıyı yakalayıp küçücük şeylerden tat almaktır. Güneşin doğuşuyla yaşama sevinci duyabilmek, seçmediğimiz, aşamadığımız, aşamayacağımız tatsızlıklarla yaşamayı öğrenmek, olumsuzluklara karşın ayakta kalabilmek, bir sorunun tek cevabı olmadığını, yaşamın binlerce çözümü daima ürettiğini bilmektir.

Mutluluk haz yaşatanlarıysa, minicik hazlar toplamıysa, müzik doğrusu iyi bir araçtır.

Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.