ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1830
Şu an 9 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Hayatlarını sanata veren bu çocukları sevelim…Sayı: 1820 - 15.05.2022


Ankara’da Türk Ocağı Tiyatrosunun açılışı, Marmara Köşkünde 11 Nisan 1930 Cuma akşamı Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın önünde sanatçıların geçirdikleri, bu gece, can çekişen kısırlaşmaya, yüz tutmuş Türk Tiyatrosuna yeni bir çehre ve umut açmıştır.

Gazi gibi büyük bir insan elbette bizi ağırlamak için oraya çağırmaz. Oyunlarımızı en sıcak bir ilgi ile izledikten sonra bize verilecek bir emri, söyleyecek bir sözü vardı. Nitekim okyanus dalgası gibi geniş ve birbiri arkasından ağır ağır gelen iltifatlardan sonra baş başa kaldığımız zaman; “Siz” buyurdular, “benim ta, ateşemiliterlik çağımdan beri memleketimde görmeyi candan özlediğim bir hayali gerçeklestirdiniz. Böylesine bir birine bağlı bir sanatçı topluluğunu kendi yeteneklerinizle hazırlayıp bize getirdiniz, gösterdiniz. Şimdi ben devlet başkanı olarak soruyorum. Hükümetten ne gibi bir yardım istersiniz?”

Böyle bir soru karşısında hükümetten istenecek neler vardı. Önce o zamanlar yüzde otuz beşi bulan vergiler daha neler istenmezdi! Maddi ve manevi sıkıntılarımız sonsuzdu.

Fakat o anda...

Gazi Hazretlerinin gözlerine baktığım zaman, memleketin olduğu kadar tiyatronun da ileriki günlerini düşündüm, geçmişin değil geleceğin önemli olduğunu hatırladım.

Biz verimli bir bayraktarı Büyükada Mezarlığına yeni gömmüştük biri de Sanatoryumda tedavi edilecekti. Böyle giderse birkaç yıl sonra Türk Tiyatrosunda sıra sıra mezar taşlarından başka bir şey kalmayacaktı. Beni en çok ilgilendiren tiyatronun bizden sonraki durumuydu. Onun için cevap bekleyen Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya...

“Bir tiyatro istiyorum Paşam” diyebildim.

Bu karşılıkla o günlerde beynimin içini saran, yüklü düşünceden sanki bir anda kurtulmuş gibi hafifledim..

Gazi Hazretleri hemen, vakit geç olmasına rağmen Başbakan İsmet Paşa’ya haber göndertti ve çağırttı...

“Paşam sizi rahatsız ettim”, buyurdular, “fakat önemli bir hususu size arz etmek istiyoruz” diye beni tanıştırdı.

Bana da; “Haydi, isteğinizi Paşa'ya tekrarlayınız” buyurdular.

“Bir tiyatro okulu istiyorum Paşam” dedim.

O akşam Gazi Hazretleri, genç Türkiye Cumhuriyetimizin bütün büyükleri arasında Türk Tiyatro sanatçıları için cömertçe dağıttıkları, bin bir iltifattan sonra söyledikleri nutku şöyle bitirmişlerdir...

“Efendiler; hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, Başbakan olabilirsiniz, hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatçı olamazsınız. Hayatlarını büyük bir sanata veren bu çocukları sevelim”

Muhsin Ertuğrul (Devlet Sanatçısı)
Kaynak; Muhsin Ertuğrul Cumhuriyet Gazetesi 14. 4. 1963

*

Bugün hayatlarını büyük bir sanata veren ve ülkesini seven bu yaratıcı çocuklara..

Hükümetten ne gibi bir yardım istersiniz?  ...diye sorulduğunda...

“Yıllardır emeklilik, istifa ve vefat nedeni ile, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatrosu Genel Müdürlüğü ve Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü bünyesinde boşalan yaklaşık üç bin sanatçı kadrosu için, yıllardır verilmeyen sınav vizesinin bir an önce Kültür ve Turizm Bakanlığımızca verilerek yarışma sınavına girip, sanatçı olma onurunu yaşayıp ve sanat kurumlarını yok olma durumundan kurtarıp, yüce Türk halkımızı güzel sanatları sevme ve onda yükselme ülküsü ile buluşturmayı arzuluyoruz.” cevabını alıyoruz...

Müfit Semih Baylan
Editör


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.