ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1837
Şu an 2 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


“İçimdeki Müziğin Fotoğrafları”Sayı: - 30.06.2006


Sayın Semih Baylan’ı, sanatın birçok dalında ürün veren biri olarak tanıyorum. Yaratıcılıkla ve üreterek yaşama müdahale etmeyi benimsemiş biri…

Geçtiğimiz hafta da Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nde “İçimdeki Müziğin Fotoğrafları” adlı bir fotoğraf sergisi açtı.

Açılışın gerçekleştirildiği dakikalarda, orada bulunmayı çok istemiştim. Ama o günün sürpriz getirileri, bu isteğimi bir başka güne ertelemek durumunda bıraktı beni.

İyi ki öyle oldu! Bir iki gün sonra gittiğimde, sessiz sakindi sergi ortamı. Semih Bey, her karede özel olarak eşlik etti bana.

Böylece, her fotoğrafın kısacık öyküsünü, gizini, oluşum aşamasını öğrenmiş oldum.

Hem fotoğrafla, hem de onları çeken sanatçıyla gerçekleşen bu üçlü iletişim çok daha farklı.

Açılış gününde bunları ayrıntısıyla yaşamak mümkün olmazdı.

***

“İçimdeki Müziğin Fotoğrafları” adlı sergi, özelliği olan bir sergiydi.

Bilgisayarda fotoshop tekniğini kullanarak, küçük çaplı müdahaleler yapmıştı her fotoğrafa.
Doğasını bozmadan, ayrıntılar ekledi.

Bu sayede;

Göremediğinizi gösteren, fark edemediğinize işaret eden sanatsal fotoğraflara dönüşüverdiler.

Her karedeki ana özneye (İnsan, insanın duygu dünyası, doğa, herhangi bir doğa olayı) farklı bir pencereden, boyuttan bakma şansı doğdu.

Kendi deyimiyle, içindeki müziğin fotoğraflarıydılar… Bir bakıma da, zamanın hoyrat ellerinden çıkmış kareler. Ve yaşamak için ihtiyaç duyulan huzuru, dinginliği simgeliyorlardı.

Pek beğendim fotoğrafları… Bizim de düşlerimizi tutuşturup, bakış açımıza zenginlik katacaklarını düşündüm izlerken.

***

“Fotoğraf” sözcüğü, ışıkla yapılan resim anlamına gelir. Işığı yakaladınız mı başarılı bir resmi de yakaladınız demektir.

Doğru anda, doğru yerde durmayı gerektiriyor.

Fotoğrafın daha az zaman aldığı, daha az zahmet gerektirdiği düşünülebilir. Ama değil; yoğun çaba, duygu ve düşünce evresi gerektirdiği kesin.  

Fotoğrafa fotoshopla müdahale etmeyi, bu sanat dalına; işlediği konuya, yer verdiği figürlere yapılan bir haksızlık olarak değerlendirebilirsiniz belki.

Tabii, işlenen konuya göre değişir bu… Asla ve asla dokunulmaması gereken kareler vardır. Yaşamın çarpıklığını; insanlığın yaşadığı akla durgunluk veren haksızlık ve derin acıları ortaya koyan fotoğraflar.

Savaş ortasında namlunun ucundaki insanların söz konusu olduğu. Ölüm tehdidi altında bile var olmaya çalışan, hatta özgürlüğe koşan cesur insanların fotoğrafları. 

Yaşanan ağır gerçekleri, tüm ayrıntılarıyla ortaya koyan o karelere müdahale etmek! Tüylerinizi diken, diken eden bir çığlığa ek yapmak, ya da fazlalıklarını budamak!

Saçma sapan bir şey olur bu. Haksızlık ve hadsizlik olur… Gerçeğe, yaşanan o yalın gerçeğe ihanet anlamına gelir.

Sergide yer alan fotoğraflarsa, bu tanımın tamamen dışındaydı.

Dediğim gibi, ince dokunuşlarla sıra dışı fotoğraflara dönüştürüldüler. Fotoshop sayesinde resim ve desene daha yakın gözüküyorlardı.

***

Beş gün açık kaldı sergi.

Toplanacağı son gün olan Cuma günü, Ordu Güzel Sanatlar Lisesi’nde görev yapan resim öğretmeni arkadaşım Orhan Zafer gelmişti Trabzon’a…

Bir araya geldiğimizde, bu sergiden bahsettim ona. Ani bir kararla, sergiyi görmek istediğini söyledi… Burada, Orhan’la ilgili küçük bir parantez açmak istiyorum:

Resim alanında başarılı bulduğum bir isim o.

Karikatür alanındaki çalışmaları için de aynı şeyi söylemek mümkün. Bu güne değin, her iki dalda, değişik il ve ilçelerde kişisel sergiler açtı. Birçok karma sergide yer aldı.

Trabzon Karikatürcüler Derneği’ndeki vefalı dostları, düzenledikleri her sergide, o yokken de çalışmalarına yer vermeye özen gösteriyorlar.

Yazdığım gazete olan Karadeniz’den Günebakış’ta, iki yıla yakın bir süre “Martı” adlı mizah sayfasını hazırladı. Mesleğini olduğu gibi, sanatsal çalışmalarını da son bir bucuk yıldır Ordu’da sürdürüyor.

Sergide yer alan fotoğrafları tek, tek inceledikten sonra,

“Fotoğrafın keşfi, ressamların korkulu rüyasıdır!” dedi. Sergiyi başarılı bulduğunu, bu ince sitemden de anlamak mümkün.

Bence de, haklılık payı fazla olan bir söz… Bilgisayar icat edileli, resim, desen ve fotoğraf alanlarındaki mertlik bozulmuş oldu! “İçimdeki Müziğin Fotoğrafları” adlı sergi de bu görüşü doğrular nitelikteydi.

Semih Baylan’ı, emeğinden dolayı kutluyorum… Kültür sanat alanındaki çok yönlülüğü ve açtığı bu sergiyle;

İnsanların ürettikleriyle, başardıklarıyla değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdiği için de!


fatmababuscu@hotmail.com


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya 3 yorum yapılmış.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.