ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1835
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Tiyatro Müziği Besteciliği ÜzerineSayı: 1756 - 25.01.2020


Tiyatro ve müzik bilindiği üzere sahne sanatlarının güzide iki alanıdır. Ancak, teatral durumlar söz konusu ise müzik ve müziği tasarlayan kimlik fazladan önem kazanır. Bestecilik kavramı etrafından dönerek, şahsi bir titr olarak savunduğum tiyatro müzisyenliği ve tiyatro besteciliği üzerine biraz değinmek istiyorum.

Tiyatro müzi
ği tasarlamak isteyen besteci bir kimliğin, eser miktarda (devamlı gelişerek) tiyatro bilmesi şarttır. Tiyatro terimlerine ciddi anlamda hakim olmalıdır. Yönetmenin ne düşündüğünü, oyuncunun yeterliliğini algılayabilecek bir sanatsal zekaya ihtiyacı vardır ki; kendisini türevlerinden bir adım öne çıkartacak yegane edinim ve yetenek de bunların bir bütün halinde cebinde duruyor olması olacaktır.

Herkes beste yapsın, hiç problem yok. Ancak tiyatro müzi
ği, dönem bilmek, akım ve ekol tanımak, gerektiği noktada yönetmeni bile yönlendirebilecek bir parlaklık ister.

Besteci,  öncelikle kendi sanatının tüm türlerine hakim olmalıdır. (Klasik-Etnik-Otantik-Jazz-Müzikal vs...) Tabii ki bu alanların hepsinin en az 4’er yıllık yüksek e
ğitimleri var ancak; kendini geliştirmeli ve bu alanların davranış biçimlerini bilmek durumundadır. Ardından tiyatronun dalları ve alanları (klasik tiyatro-clownesk yapı- arketipler- müzikal- vodvil- tragedya vs...) Örneğin muhteşem bir müzik tasarladınız. Duyanın ağlayası geliyor, o derece etkili. Ancak oyun vodvil.

Olmadı i
şte!

Dolayısıyla tüm bu bilgileri harmanlamalı, yönetmenle bir bütün olmalı ve yakla
şık biçimleri düşünerek, hızlıca uzlaşmanız gerekir. Besteci, tiyatroya hizmet ediyorsa, son sözün yönetmende olduğu gerçeğini kendi egosunda sindirmelidir. Ancak yolda edilen kanlı tartışmalar, işin olmazsa olmazıdır, iki tarafı da besler ki; üretimlerde besin en önemli noktadır.

Müzik e
ğitimine genç yaşta başlayıp, yolun bir noktasında bestecilik eğitimi almak isteyen birisi olarak, bu gün kendimi neden tiyatro bestecisi olarak tanımlıyorum ve bu alana nasıl geldim ondan bahsedeyim. Bu benim yol haritam oldu, serüvenim beni böyle yönlendirdi. Dolayısıyla herkeste aynı biçimde işleyecek diye bir durum yok tabii ki.

Lise yıllarında müzik e
ğitimi alırken bir yandan da okul tiyatro kulübüyle projelerde yer alıyordum.( Lise yıllarında da sanat eğitimi veren bir kurumda öğrenciydim) Aldığım roller ve performanslarım, hocalarım tarafından takdir de kazandı sağ olsunlar ve hatta tiyatro üzerine yüksek eğitim alabileceğim bile defaten söylendi. Bir taraftan da okuldaki mentorum diyebileceğim hocam, Broadway müzikalleri üzerine yetkin bir insan olduğundan, çalıştırdığı gruplara da beni ayrıca yerleştirmişti. Yani lise bittiğinde, müzikal kimliğimi donanmış, eser miktarda tiyatro ve müzikal zehrini de kanına katmış, hedefini koymuş birisiydim. Ailevi ve maddi sebepler dolayısıyla yurt dışına gidip müzikal oyunculuğu eğitimi almayı tercih etmeyerek Türkiye’de devam ettim yüksek öğrenimime. Ve olaylar gelişti. Yıllar içinde besteciliğim gelişti, bilgi- birikimim arttı. Yolum çok değerli insanlarla kesişti, beni ve sanatımı beğenip, onurlandırdılar ve beraberce bir çok projeye imza attık-atıyoruz. Aslında özet olarak, vereceğiniz bir karara bağlı kalırsanız, serüveniniz sizi bir açık dünya oyunu, bir frp oyunu gibi yönlendiriyor. İş ki; siz dikkatli olun ve körü körüne işler yapmayın.

Oyun kavramından da bahsetmi
şken kısaca değinmek isterim. Çağın gerçeğinde bilgisayar-konsol oyunları da son derece teatral projelerdir ve müzikleri de film müzikleri-senfonik müzikler vs... kadar önem arz etmektedir. Bu da yeni nesil besteci kardeşlerime bir tavsiye olarak köşede dursun ancak; o zaman kendinizi dijital dünyaya da hazırlamalı ve o alana da ayrıca hakim olmalısınız. Bu konu, üzerine uzun uzadıya yazılacak ve çizilecek bir alan olup, ilerde bu konuya özellikle değineceğim.

Sonuç olarak, besteci salt-çıplak besteci kimli
ğiyle tiyatro müziğini bir yere kadar yapar. Tiyatrolarda hiç performans sergilememiş bir müzisyen, virtüöz bile olsa, bir yere kadar performans gösterebilir. Çünkü sahne,  sinema perdesi değildir. Orada, her an, her şey olabilir. Dolayısıyla müzisyen-besteci, sanatını olabilecek aksilikleri de göz önünde tutarak ve zaten hep olacakmış gibi teyakkuzda ve konsantrasyon durumunda bekleyen bir kimse olmalıdır.

Müzik Yazıları / 2019-
İzmir/Urla


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.