ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 7 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


68 ruhuyla bir gün mutlakaSayı: 1697 - 24.07.2018


Spot ışıklarının altında o ve gitarı: 60 yıldır sahneden inmeyen 77 yaşındaki Joan Baez. Önceki geceki konserde her şarkıda sahnedeki kadın biraz daha devleşiyor! Sahnede öyle genç, öyle dik, öyle kocaman ki! Konserde 68’in “Başka bir dünya mümkün” umudu geldi yerleşti Harbiye Açıkhava’ya. Bir gün mutlaka... Bir gün mutlaka tüm haksızlıkları, kötülükleri yeneceğiz, yeter ki umudu yitirmeyelim!

Joan Baez konseri... Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda tek bo
ş yer yok...  Spot ışıklarının altında o ve gitarı... İlk notalar ve “bu şarkıyı biliyoruz” anlamında dinleyicilerden gelen alkışlarla bir Bob Dylan bestesi “Don’t Think Twice”... Hemen ardından sözlerini kendi yazdığı “God is God”... İkisi de 60’lardan gelen şarkılar...

60 yıldır sahneden inmeyen 77 ya
şındaki kadın biraz önce kuliste “bugün sesim parlak değil” diye yakınıyor, birkaç gün önce “sesim, bırakma vakti geldiğini söylüyor” diyordu... Oysa şimdi sahneden yükselen soprano ses, pürüzsüz, pırıl pırıl, bildiğimiz folk kraliçesinin sesiydi ve birçoğumuza göre hiç de “veda konseri” gibi gelmiyordu. 

Sahneye iki ki
şilik “kocaman orkestrasını” çağırıyor. Birçok çalgıyı çalan Dirk Howell ve oğlu perküsyon sanatçısı Gabe Harris... 

Hemen yine çok tanıdık bir Bob Dylan Bestesi “Farewell Angelina”... (“Bu adam hit besteler yapmayı biliyor” demi
şti...)

Bir
şarkıdan ötekine geçerken dinleyiciler İngilizce haykırıyor: “We love you Joan!” O da Türkçe geri sesleniyor: “Ben de Sizi Seviyorum”... “İyi ki buradayım!”

Artık “Yeni Türkiye’deyiz”, sahnede çok konu
şma diye tembih edilmiş olmalı ki, bu kez konser boyunca az ama öz konuştu... Daha çok şarkılarıyla konuştu.

Ama yine de “Deportee” (Sınır Dı
şı Edilenler) adlı Woody Guthrie’nin o çok dramatik şarkısını söylemeden önce seyirciye seslendi:

“Bu
şarkı mülteciler için. Biliyorum ki Türkiye bu konuda çok çalışıyor; insanca davranıyor. Benim ülkemde ise durum berbat. Aileler parçalanıyor, ayırımcılık korkunç...” Meksikalı göçmenler için yazılmışşarkı İngilizce ve İspanyolca...

Repertuvarı hazırlarken yanındaydım... En popüler
şarkılarını katmayı unutmadı... Bob Dylan için kendi yazdığı, “Diomonds and Rust” şarkısının ilk notalarıyla dinleyici çıldırdı... En sevilenler birbirini izledi: “House of the Rising Sun”, “Dixie”, “Joe Hill, “Me and Bobby McGee”, “Darling Cory”, “The Boxer”... Her şarkıda sahnedeki kadın biraz daha devleşiyor! Tanrım sahnede öyle genç, öyle dik, öyle kocaman ki!!! Olağanüstü!

Derken yıllar önce Zülfü Livaneli’den ö
ğrendiği Livaneli bestesi Hiroşima’da ölen “Kız Çocuğu”... Sahneye klarnet sanatçısı Serkan Çağrı geliyor. “Daha dün tanıştık, harika bir müzisyen” diye onu tanıtıyor. Nâzım’ın dizeleri damardan ilaç gibi geliyor. Alkışlar dinmiyor. 

Nâzım sevgisini dillendirdikten sonra “aranızda eski bir arkada
şım var, şarkı söylemiyor ama Nâzım’ı muhteşem yorumladığını biliyorum. Genco sahneye!” diye sesleniyor. İki sanatçı sahnede kucaklaşıyor... Ben, acep hangisini söyleyecek diye merak ederken Genco Erkal en sertinden yapıyor seçimini: “Vatan Haini!” Bütün tiyatro ayakta! Genco’yu yeniden kucaklayarak onu uğurluyor...

Derken bana da bir sürpriz: Sahneden “
Şimdi Genco için ve arkadaşım Zeynep Oral için söylüyorum” demez mi... En geleneksel Afrika - Amerika folk şarkısını “Swing Low”u söylüyor... Benim en sevdiğim şarkılarındandır ve 80’li yıllarda beri bu şarkıyı haksız yere hapiste yatanlar için söyler...

Hapistekiler, sizin için söyledi. Duydunuz mu????

Bu konser , hem veda turnesi hem de yeni albümü çerçevesinde Pasion Turca tarafından düzenlendi. Yeni albümden 3
şarkı söyledi: Albüme adını veren parça “Whistle Down the Wind”. Sözlerini kendi yazdığı, onun için bestelenmiş “Another World”... Dünyayı mahvediyoruz; toprağını suyunu, havasını... Başka bir dünya özlemi... 68’in “Başka bir dünya mümkün” inancı ve umudu geldi yerleşti Açıkhava Tiyatrosu’na... Albümden üçüncü şarkı 2015’te bir kilisede katledilen siyahlar için  yazılmış “President Sang Amazing Grace”... Her şarkının anlamını açıkladı...

Dans ederek “Gracias a la Vida”ya geçince konserin sonlarına geldi
ğimizi anlamıştık... Ama yok öyle, seyirci hiç bırakır mı... İşte yine sahnede. Ve işte beklediğim an: “Imagine”

Ba
şka bir dünya mümkün. Sınırsız, savaşsız, kin ve intikamsız... Benim gibi dinleyicilerin çoğu da gözyaşını tutamıyor... Ve: “Bu şarkıyı çoktandır söylemedim. Ama nedense bu gece burada söylemek ihtiyacını duydum.” (Hayır bunu sahnede söylemedi. konser sonrasında söyledi...) Ve “We shall Overcome”... Bir gün mutlaka... Bir gün mutlaka tüm haksızlıkları kötülükleri yeneceğiz, yeter ki umudu yitirmeyelim!

Dinleyici ısrarla “Dona Dona”yı istedi. Kırmadı onu da söyledi.

Serkan Ça
ğrı yeniden sahnede ve finali onun eşliğinde tüm tiyatronun katılımıyla “Yiğidim Aslanım”la yapıyor... Sanki tiyatro yıkılıyor!..

Ola
ğanüstüydü. Tarihsel bir konserdi. Duygularla düşüncelerin; geçmişle geleceğin; hüzünle sevincin; hasretle umudun  kucaklaşğı bir geceydi...


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.