ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1837
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Eğitim Sisteminin Hedefi, Fazıl Say’lar Değil Ahmet Say’lar Yetiştirmek OlmalıSayı: 1686 - 05.02.2018


Fazıl Say, cumhuriyetin getirdiği aydınlanmanın ve çağdaş eğitim anlayışının en çarpıcı sonuçlarından birisi. Say, 21. Yüzyılın bestecileri arasında bugünden yerini almış durumda.

E
ğer konuyu eğitim sistemimize getirirsek ve “Bir eğitim sistemi ile nasıl yeni Fazıl Say’lar yetiştirebilir?” diye düşünürsek bence bunun tek yolu yeni Ahmet Say’lar yetiştirmektir. Zaten cumhuriyetin gerçek başarısı Fazıl Say’ı değil babası Ahmet Say’ı yetiştirmektir. Çünkü siz edebiyattan, müziğe, Aşık Veysel’den Nazım Hikmet’e, Türk bestecilerinden dünya bestecilerine uzanan bir birikimi hangi ovaya boşaltsanız orası yeşerir.

Fazıl Say’ın geldi
ği noktayı pek çok kişi yanlış bir saptamayla, çok özel bir yeteneğe sahip olmasına bağlıyor. Oysa dünyanın pek çok bölgesinde en az Fazıl Say kadar yetenekli çocuklar dünyaya geliyor. Çocuklarda asıl fark yaratan nokta, bu yetenekleri sezmekten öte onu doğru bir şekilde yönlendirecek birikime sahip olmakla ilgili.

Cumhuriyet dönemi Anadolu topraklarında çok önemli bir aydınlanma hareketi ba
şlattı. Bu hareket Köy Enstitüleri ile toplumun tümüne yayılan bir aydınlanma hareketine dönüşürken önü kesildi ancak bu sınırlı aydınlanma bile bu topraklarda yaşayan pek çok çocuğun yazgısını değiştirmeye yetti. Eğitim konusuna kısa vadeli bakan kişiler genel olarak yetenekli kişileri bulup onu eğitmeye yöneliyorlar. Oysa bir eğitim sistemi için doğru yöntem futbolcu menajerleri gibi özel yetenekleri arayıp toplamak değil, toplumun geneline yönelik, eşit eğitim olanaklarını sağlamak olmalı.

Bugün giderek yaygınla
şan özel okullar ile ancak ayrıcalıklı bir sınıfın çocuklarını okutabilen adaletsiz bir eğitim anlayışı Milli Eğitim’e egemen oldu ancak ne yazık ki kâr peşinde koşan özel eğitim kurumları ile bir ülkenin eğitimde ilerlemesi de olası değil. Kuşaklardan kuşaklara uzanan uzun soluklu bir eğitim yaklaşımından bugün iki üç yılda bir değişen aydınlanma karşıtı eğitim anlayışına doğru sürükleniyoruz. Elbette bu kuşağın Ahmet Say’ları sayesinde bir sonraki kuşakta da yeni Fazıl Say’lar yetişecek ancak cumhuriyet mirasını tüketmekten vazgeçmezsek birkaç kuşak sonra bu örnekler giderek azalacak. Çünkü ovayı besleyen akarsuları kuruttuk. Ne atsan bitecek toprakları kuraklaştırdık. Özel yetenekler peşinde koşan menajer kılıklı eğitimciler ise ovayı sulamanın değil, inciyi bulmanın derdindeler.

Cumhuriyet kadroları Ahmet Say’ı yeti
ştirdiği için bizler ve bütün dünya bugün Fazıl Say’ı dinleyebiliyoruz. İşte eğitimde devrim ancak böyle uzun vadeli bir bakış açısıyla, çok yönlü, dünyaya açık, bilimden, sanattan yana bir anlayışla başarıya ulaşabilir. Oysa bugün koşar adımlarla bu anlayıştan uzaklaşıyoruz. Elbette bir gün bunu geri çevirip yeniden yola koyulabiliriz ancak o gün vereceğimiz emeğin karşılığını belki de elli yıl sonra alacağımızı unutmayalım.

ofcourse


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.