ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Her yer Direniş, Her Yer Joan BaezSayı: 1635 - 16.07.2015


Konser öncesi heyecandan ölüyor her zamanki gibi. Son ana dek programını gözden geçiriyor. “Sence her şey iyi olacak mı?” Yarım asırdır müzik sahnesinden , vicdan sahnesinden, direniş, dayanışma ve eylem sahnesinden inmeyen, klişe deyimle “efsane sanatçı” John Baez konsere dakikalar kala heyecandan midesine saplanan krampları denetleme çabasında... Açıkhava Tiyatrosu ağzına dek dolu. Biletler çoktan tükenmiş... Kararan sahneden önce bir kaval sesi (Murat Tırnak’ı 2 gün önce tanıdı, sahneye davet etti) sanki bir çağrı sesiydi... Geceye çağrı, biraz sonra yaşanacaklara çağrı, daha güzel bir dünya mümkün düşüncesine çağrı...

Ay ı
şığı... Berkin Elvan Önce tek başına gitarıyla sahnede... “İstanbul’un güzel ve çılgın insanları” diye 5 bin kişiyi selamladı. Konseri bin yıllık en ünlü şarkılarından biriyle açtı: “God is God” (Tanrı Tanrıdır... Ona ne isim verdiğin hiç fark etmez, inanıp inanmadığın da... ) bana bu seçim moda deyişle “manidar” geldi... Ardından hemen sözleri kendisine, bestesi Bob Dylan’a ait “Lily of the West”, o ünlü balada geçti... “Benim büyük orkestram” dediği orkestrasını tanıttı: Gitar, bas, piyano, akordeonda Dirk Powell “Hepsini yazık ki aynı anda değil, tek tek çalma durumunda” diye açıklıyor” ve vurmalı çalgılarda Gabriel Harris... Arada asistanı Grace Stumbberg vokale katılacak.

“Jerusalem”
şarkısıyla barikatları, tankları, silahları lanetledi. Derken Martin Luther King’in “Sanki başucumda bir melek şarkı söylüyor” dediği “Swing Low Sweet Chariot” geldi. Siyahların bu ayin şarkısını araya İstanbul’u katarak söyledi. Bu bölümde Woodstock İstanbul’a gelmişti. Ay tepemize doğdu. Ve Zülfü Livaneli bestesi Nâzım Hikmet’in “Kız Çocuğu” yani “Hiroşima”... Türkçe söyledi. Çocuklar öldürülmesin! O an dünyanın tüm çocukları çoğumuz için Berkin Elvan oluverdi. Onun o gülen yüzünü mehtaptan yansıyan ışıkta gördük.

LGBT bayra
ğı sahnede Joan Baez’in bir zamanların büyük aşkı Bob Dylan için yazdığı “Diamonds And Rust” şarkısının ilk notaları duyulduğunda alkışın da, coşkunun da romantizmin de dozu doruklara ulaştı. Sıra eski İngiliz baladı “House of the Rising Sun”a geldiğinde dinleyiciler çoktan coşmuştu, daha gitarın ilk notalarıyla millet çıldırdı. Sonraki şarkıda yalnız bizi değil Joan Baez’i de bir sürpriz bekliyordu. Piyanoyla davul atışırken, Gabriel Harris ansızın bir LGBT bayrağı açıp sallamaya başlamaz mı! Baez de şaşırdı, önceden bilmiyordu. Oysa tahmin edebilirdi:

Çünkü geçen pazar, kendisi Grup Yorum’un konserine destek verirken, Gabriel de Taksim’deydi. Orada valinin emriyle ya
şanan polisin o ahlak-dışı şiddetine tanıklık etmişti. Gördüklerine inanamamıştı. Gazdan kaçarken, Türkiye anısı olarak LGBT gökkuşağı bayrağını saklamıştı.

Karde
ş Türküler O muhteşem soprano ses yıllara meydan okurken, en müthiş sürpriz, “Kardeş Türküler”i sahneye çağrınca yaşandı. Daha İstanbul’a gelmeden önce onlarla ilişki kurmuş ve Gezi Direnişi şarkılarını çalışştı.

Mikrofondan “Tencere tava, hep aynı hava!”lafını duyunca yoksa Erdoğan da mı konserde diye ödüm koptu. Yok, değilmiş. Veee... Joan Baez ve topluluk, dinleyici eşliğinde o şarkıyı söyledi... Arada topluluğun dansçısı Banu’yla dans edip oynamayı elbet unutmadı. Şarkı sona erdiğinde yer gök “Her yer Taksim her yer Direniş” diye inliyordu.

Bitmedi. Bir de hep birlikte “Dona Dona”yı söylediler. Araya bir dörtlü
ğü de Kürtçe sıkıştırdılar. Her birine tek tek sarılıp vedalaştı. Sonra artık bu dinleyici Joan Baez’i kolay kolay bırakmayacaktı. “Gracias a la Vida” ile hayata teşekkür etti. Alkış ve çığlıklar bitmedi. Bir “bis” daha... Bob Dylan’dan bir başeser: “Blowing in the Wind”.... Alkış ve çığlıklar bitmedi. Yeniden sahnede. Eller salladı, öpücükler yolladı, uykum geldi yatmaya gidiyorum işaretleri yaptı. (Sakın inanmayın!) Nafile! Ve bir John Lennon şarkısı: “Imagine” yine 5000 kişilik koro eşliğinde... Evet inanıyorum, inanıyoruz, kavgasız, katliamsız bir dünya mümkün... Bir ayin, bir direniş, bir güzellik, bir mutluluk akşamı böylece sona erdi.


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.