ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 5 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Bizi temize çeken ‘Bazı Şeyler’Sayı: 1580 - 07.04.2014


Bundan beş yıl önce, bir yazımda şunları söylemiştim: Nazan Öncel’i 90’ların ‘hoppidi’ ortamında tanıdık. ‘Aynı Nakarat’lı ‘Bir Hadise Var’ (1991), bir yandan gençlerin ateşini alırken diğer yandan yeni bir şarkı yazarını bize tanıtıyordu.

 

Bundan beş yıl önce, bir yazımda şunları söylemiştim: Nazan Öncel’i 90’ların ‘hoppidi’ ortamında tanıdık. ‘Aynı Nakarat’lı ‘Bir Hadise Var’ (1991), bir yandan gençlerin ateşini alırken diğer yandan yeni bir şarkı yazarını bize tanıtıyordu. ‘Leylim Yar’ı, ‘Mühürledim Seni Kalbime’yi bir kenara ayırdık, merakla ikinci albümü beklemeye başladık. ‘Ben Böyle Aşk Görmedim’ (1994), farklıydı: ‘Geceler Kara Tren’deki hüzünle ‘Aşk Beklemez’deki coşku birbirine karışırken aklımızı da karıştırdı. “Yatağıma gireceksin benim / İlle de sen yatacak”, dizesini cesur bulduk, sürekli dinlediğimiz için kaseti koparttık! Asıl darbenin bir sonraki albümle ineceğinin farkında bile değildik o sırada. ‘Göç’ (1995), her şeyi sil baştan etti ve muazzam bir şarkı yazarıyla başbaşa olduğumuzu bir anda kavradık. Öncel’in sürprizleri bu kadar değildi elbet: ‘Sokak Kızı’yla (1996), hiç beklemediğimiz anda bir darbe daha yedik. Bu kez rock bulaşştı Nazan Öncel müziğine ya da daha önce bulaşan rock onu ele geçirmişti. Sevindik, şaşırdık, şarkılara gırtlağımızı patlatarak eşlik ettik. Tam da o günlerde, kıyıda köşede kalmış bir sahafın tozlu rafları arasında bir Nazan Öncel plağı bulduk. Sorduk, soruşturduk, ‘Yağmur Duası’ adlı bu albümün 1982’de kaydedildiğini, öncesinde bir de 45’lik olduğunu öğrendik. Artık bizi daha da şaşırtamaz, derken ‘Demir Leblebi’ (1999) parça tesirli bir bomba olarak yanımıza düştü. ‘Çük’ kelimesini bir şarkıda ilk kez duyduk, ‘Sokarım Politikana’ lafına hayran olduk, ‘Aşıklar Parkı’nda umarsızca beklediğimiz günleri hatırladık. ‘YanYana Fotoğraf Çektirelim’ (2004), bildiklerimizi pekiştirdi. Selim Sesler’li ‘Otomobil’i yanımıza aldık, başucu şarkısı yaptık. ‘7’n Bitirdin’ (2006) ise en çok ‘Kış Baba’sıyla bizi etkiledi. ‘Hatırına Sustum’ (2009) ve ‘Tuttum Bırakmam’ (2010) birbiri ardına çıktı. Sonrasında ‘Hayvan’ (2011) geldi; Öncel’in rock’la flörtünün bitmediğini gördük, sevindik. Ardından derin bir sessizliğe gömüldü Nazan Öncel. Şimdi, en umutsuz olduğumuz anda yeni bir Nazan Öncel albümü var elimizde: ‘Bazı Şeyler’.

 

Sessizliğini Gezi'de bozdu

Derin sessizliğini Gezi direnişi sırasında bozmuştu aslında Nazan Öncel ve tam da kendisinden beklenen hamleyi yapmıştı: ‘Güya’, 10 Haziran’da, kalabalıklar Gezi’deyken düştü internete… Oradaki binlerin hislerine tercümandı: “Beni bir kere dinleyebilirdin / Dahası bana güvenebilirdin / Ne istiyorum bir sor bakalım / Bir dur bakalım / Belki ben haklıyım // Bir tutturmuşusun / Çapulcu bunlar / Hepsi ayyaş / Evet nasıl da bildin / Geç bunları geç / Gel sadede / Gel şu Gezi'ye / Bir kere de iyi bir şey söyle // Güya yanımdaymışsın hep güya / Güya beni severmişsin güya / Nasıl da yalan…”

 

‘Güya’ yeni albümde yok. Ama on yeni şarkı var ‘Bazı Şeyler’de. Ceylan Önkol için yazılmış ‘Ceylan’dan “Masamıza kuşlar konsun” dizesiyle başlayan ‘Dostlar Kahvesi’ne, Tarkan’lı ‘Hadi O Zaman’dan alaturka esintili ‘Bir Kapıdan Girdim’e, birbirinden güzel on şarkı… Son bir haftadır albümü dinliyoruz, çoktan hepsini ezberledik belki ama değerlendirmeyi elbette zamana bırakmak gerek. Şunu söylemek şimdiden mümkün ama: 2014 güzel başladı, (geçen haftaki yazımda değindiğim Banu Savaş’tan Neslihan Engin’e kendi şarkısını söyleyen cesur kadınlar başta olmak üzere) birbiri ardına iyi albümler yayınlandı. Nazan Öncel’inki bahar muştusu gibi geldi, tam da erik mevsiminde çıktı, ortamı güzelleştirdi ve en umutsuz olduğumuz anda yeni bir umut oldu bize. Dinleyenler elbette kendi şarkılarını bulacaktır, ayıracaktır ama ben kendi adıma, albüme adını veren ‘Bazı Şeyler’i bir kenara ayırdığımı söyleyeyim.

 

Herkesin bir Nazan Öncel albümü var. Kimi klasik ‘Göç’ü sever, kimi rock hattından ilerleyen ‘Sokak Kızı’ – ‘Demir Leblebi’ ikilisini; kimi de ‘eski’ Nazan Öncel’i. Ben rock hattındayım, bahsi geçen ikiliyi daha kendime yakın tutarım belki ama bu, diğerlerine kulak tıkadığım anlamına gelmez. Memleketin bütün zamanlarda gördüğü en önemli şarkı yazarlarından olan Nazan Öncel’i seviyorum. Bu sevgi her yeni albümde yeni bir heyecan dalgasını beraberinde getiriyor. ‘Bazı Şeyler’ yanılmadığımı bir kere daha gösterdi. Sığınacak yeni on Nazan Öncel şarkısı, tam da bu dönemde (beklenmedik bir anda kazanılan) büyük ikramiye gibi!

 

Tek bir şey söyleyeceğim: Nazan Öncel’i (her anlamda) tanımış olmak, yaşadığım dönem içinde başıma gelen en güzel şeylerden biri. “İyi ki” ile başlayan cümlelerin birincisi. Bir kritik yazısın ötesinde, bir hayran mektubu olsun bu… Bizi sevindiren Nazan Öncel’e gecikmiş bir teşekkür belki de.


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.