ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 11 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Edinburg Festivali'nde teknoloji egemenliğiSayı: 1555 - 17.09.2013


Edinburgh. 9 Ağustos 2013. Saat 18.30. Koreli sanatçı Hyung Su Kim önündeki bilgisayarda bir düğmeye bastı. O anda Edinburgh’a uzay yerleşti. Kentin orta yerindeki Usher konser salonunun çevresine dünya kentleri ve bilmediğim gezegenlerin kentleri, dağları, ovaları, akarsuları gelip yerleşti... Açık havadaydık. Konser salonunun çevresini dev ekranlar sarmıştı. Her ekranda doğa ve kentler akıp giderken sanki geleceğe bakıyordum...

 

 

Gerçekle düşler arasında

Uluslararası Edinburgh Festivali, biz ölümlü izleyicilerin, ağzı açık seyrettiği bu “Büyülü Dürbün”le başladı. Sanatçının, uzaydan çekilmiş kent görüntülerine elektronik ve led ışıklı müdahalesiyle oluşturduğu bir büyülü dürbün... Meğer “kaleidoscope” denilen hani gözümüzü dayayıp baktığımız, çevirdikçe içindeki renkli şekillerin değiştiği “dürbün” bir İskoç astronot, matematikçi D. Brewster’ın icadıymış. Koreli sanatçı bizi ilk andan uzaya ve geleceğe taşıyıvermişti. Bu açılışla birlikte festivalin “rengi” belli oluyordu.


Bu yıl uluslararası festivalin ana temalarından biri teknik geli
şmelerin, sanatlara etkisiydi. İzlediğim birçok oyun bu gelişmeden payını almıştı. Bilgisayarlar, teknik becerilerle sağlanan görkemli bir görsellik evet insanı şaşkına çeviriyordu ama kimi zaman özü yani işin “ruhunu” da gözden kaçırmamıza yol açabiliyordu.  

Sanatçılar gerçekle dü
şler; dünle yarın arasında gidip gelirken tutuculuğa, alışkanlıklara, kanıksamaya ve olağana meydan okuyordu!

 

 

‘Alexander Nevsky’

Açılış konserini izlemek üzere salona girdiğimizde yeniden gezegenimize döndük: İskoç Ulusal Kraliyet Orkestrası ve Edinburgh Festival Korosu’nun Rus kültürüyle harmanlanmış konserini Türkiye’de de klasik müzik meraklılarının yakından tanıdığı Valery Gergiev yönetiyordu. Prokofiev’in 3 Numaralı Piyano Konçertosu’nun her anına ustaların ustası şef, derinlik katarken piyanoda 22 yaşındaki bir başka Rus Danii Trifonov, kâh melek, kâh şeytan, şimdi atlet, biraz sonra şair kimliğine bürünüyordu. İkinci bölümde Prokofiev’in, Eisenstein’ın eşsiz filmi “Alexader Nevsky” için bestelediği aynı isimli eserini dinledik. Bu kez solist mezzo soprano Yulia Matochkina aldı bizi, dev koro eşliğinde ortaçağ Rusya’sına götürdü. Kusursuz, insanı kanatlandıran bir konserdi.

 

 

‘Fidelio’

Beethoven’in tek operası “Fidelio”, baskıya direnişi dile getirir. Düşünceleri nedeniyle hapsedilmiştir adam. Karısı, onu kurtarma çabasındadır... Tam da günümüzün konusu değil mi!


Lyon Operası’nın bu prodüksiyonunu
Şef Kazushi Ono yönetiyordu. Sahneye koyan ise heykeltıraş, çağdaş sanat, video ve yerleştirme sanatçısı Amerikalı Gary Hill.


Operanın ilk notasıyla birlikte sahneye, kat kat görünmez perdelere uzay yansıdı. “Star-treck” - “Uzay yolu” filmine ta
ş çıkartan ışıklar ve yıldızlar içinde; uzay kostümleri, uzay araçları içinde bir yolculuk başladı. İnsanlar, nesneler, yıldızlar, ışıklar boşlukta yüzdü/uçtu. Yönetmen, araya İsveçli yazarın fantastik şiiri “Aniara”dan kattığı dizeleri de boşluğa yansıttı. Yıldızlar sperme, tutsaklar astronotlara, zindanlar başka gezegenlere, hücre uzay mekiğine dönüştü...


Beethoven’in müzi
ği, sesler mi? Kusura bakmayın. Aval aval sahneyi seyretmekten, müziği, sesleri dinleyemedim!

 

 

‘Hamlet’

Amerikalı Wooster Topluluğu, dünya çapında bir topluluk. Efsanevi yönetmenleri Elizabeth LeCompte, Hamlet’i ele alırken gelmiş geçmiş tüm “Hamlet”lere bir saygı duruşunda bulunmak istemiş.


1964’te Richard Burton’un, John Gielgul yönetimindeki “Hamlet” oyunu filme çekilmi
şti. Şimdi topluluk işlemi tersten ele alıyor. Bu filmi alıp farklı teknik işlemlerden geçirip yeniden sahnede tiyatroyla var ediyor. Sahnedeki oyuncularla perdedeki oyuncular kâh bütünleşiyor, bir oluyor, kâh çatışıyor, bölünüyor...


Oyun içindeki oyunlara (teknik i
şlemlere) Scott Shepherd (Hamlet) ve Kate Valk (Gertrude ve Ofelia) seyirciyi de katıyor. 8 kişilik mükemmel ekip. Muhteşem oyunculuk. Belki biraz mekanik ama çokça da şiirsel.


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.