ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1821
Şu an 13 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Evrensel insanlık kültürü yurdumuzdan kovuluyor mu?Sayı: 1544 - 17.06.2013


Yurda yayılan “Gezi Parkı Direnişi”nin coşkusu sürerken ve hepimiz bu olayların etkisindeyken AKP iktidarının akla gelmeyecek bir alanda yeni bir yasa taslağını Meclis’ten ansızın geçireceği ürküntüsü ve kaygısıyla yazıyorum bu yazıyı. “Ey Türk aydını, davran!” diye başlasam söze, böyle karanlık bir yasa taslağı karşısında hiç de abartıya kaçmamış olurum.


De
ğerli okurlar, Türkiye’nin aydın yüzü dostlarım, sevgili sanatçılar ve sanatseverler, iktidarın hazırladığı “Türkiye Sanat Kurumu ve Sanatın Desteklenmesi Hakkında Yasa” başlıklı, kısaca TÜSAK denen kurumla ilgili yeni bir yasa taslağı, toplum aydınlanmasının belini kırmak üzere tasarlanmış bir darbe niteliğindedir. Sözü uzatmaya gerek yok: Bu yasa taslağının Meclis’te AKP oylarıyla kabul edilmesi durumunda, Devlet Tiyatroları’nın çok sayıda ilimizde görev yapan birimleri, Devlet Opera ve Balesi’nin bütün sahneleri ve Devlet Senfoni Orkestraları kapatılacaktır.


Kapatılacak da onların yerine ba
şka bir yapılanma ve kuruluş yöntemiyle yeni sanat kurumları mı açılacaktır? Hayır. Devlet, onların yerine hiçbir sanat kurumu getirmeyecek, söz konusu evrensel kültürün sanat kurumları yurdumuzdan kovulmuş olacaktır.

Tam bir sahne sanatları ve klasik müzik kıyımına yönelmi
ş olan bu yasa tasarısı, bugün işlerliğini sürdüren sanat kurumlarımızın yasal güvencesi bulunmasına karşın, şu yoldan yaşama geçirilmek istenmektedir:

5441 Sayılı Devlet Tiyatroları Yasası, 1309 sayılı Devlet Opera ve Balesi Yasası, 6940 sayılı Cumhurba
şkanlığı Senfoni Orkestrası Yasası kapsamında açılmış bulunan bütün devlet senfoni orkestraları, bu yasa taslağında öngörüldüğü şekilde kaldırılacak, çeşitli illerimizdeki sanatçı toplulukları tarafından sanat üreten bütün birimler yok edilecektir. Özetle adı geçen devlet sanat kurumlarının sanat etkinlikleri köreltilmiş, noktalanmış olacaktır.

İyice incelediğim yasa tasarısında bu konu, açıklıkla yer almaktadır. Ve böylece 22 ilimizde etkinliğini sürdüren devlet tiyatroları, 6 ilimizdeki devlet opera ve bale birimleri ve yine 6 ilimizde yıllık konser programlarını yaşama geçiren senfoni orkestralarımız kapatılacak, yurdumuzdaki tiyatro, opera-bale sanatları ve senfonik müzik toplulukları yok edilecektir.

Yeni ku
şak sanatçılar yetiştirerek bu kurumların kadrolarını besleyen konservatuarların da artık varlık nedeni kalmayacaktır. Böyle bir tırpanlamayla müzik ve sahne sanatları alanında tam anlamıyla cumhuriyet öncesi dönemin koşullarına dönülecektir.

Kar
şılaşğımız toplumsal sorun, tiyatro, opera-bale ve müzik gibi evrensel sanatların yurdumuzdan kovulması değildir yalnızca. Temel sorun, söz konusu sanat dallarının, aslında birer eğitim kurumu, aydınlanma kurumu olmasındadır ve aydınlanmanın önlenmesindedir. Hazırlanan yasa taslağıyla öngörülen amaç ise şudur: Cumhuriyetimizin kuruluş döneminden başlayarak olağanüstü çabalarla yaratılan bu eğitim ve aydınlanma kurumlarının işlevini sürdürmesini önlemek, aydınlanmaya karşı kör karanlığı yeğlemek…

Bilinmelidir ki, bizim bu sanat kurumlarımız, ça
ğdaş uygarlık düzeyinin belirleyici öğeleridir. Açıp bakalım haritaya: Türkiye’nin doğusunda yer alan Asya ülkelerinin birinde olsun, çağdaş tiyatro, opera bale kurumları, senfoni orkestraları var mı? Tee Uzakdoğu ülkelerine kadar kupkuru bir sanat ortamıdır orası! Aynı sanat yoksunu ortam, bizim güneyimizdeki Arap ülkeleri için de geçerli değil midir? Evrensel sanat kavrayışı yönünden Avrupa’nın son durağı Türkiye’dir.

Yasa tasla
ğını hazırlayanların ve onlara yardımcı olduğu bilinen kimi sözde sanatçıların yaklaşımı, “Yeni bir yasa getirdik, okulları kaldırıyoruz!” demekten hiç farklı değildir. Ne yazık ki, yasanın hazırlanmasında bu sahte sanatçıların yardımcı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu gerçeği, Kültür Bakanı Sayın Ömer Çelik’in sözlerinden çıkarıyoruz: Bir fırsatla Sayın Çelik, konunun içinden gelen sanatçıların yasa taslağına katkıda bulunduğu, hatta taslağı yönlendirdiği anlamında konuşmamış mıydı?

Bu tür sözler, devlet kurumlarında görev yapan hemen bütün tiyatro, opera-bale yöneticilerini, senfoni orkestralarının müdürlerini töhmet altında bırakır. Bu sözlerin altında kalmayacak gerçek sanatçılarımız, yeri ve zamanı geldi
ğinde “Ben bu işte yoğum, istifa ediyorum!” diyebilecek sanat kurumu yöneticileridir. Ak ile kara, işte o zaman apaçık belli olacaktır


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.