ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 9 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


İNŞ doğru söylüyor...Sayı: 1525 - 04.02.2013


Bugünlerde İçişleri Bakanlığı'nda bir oyuncu değişikliği yapılması sebebiyle, İNŞ'nin geçmişteki 'şık' hareketleri hatırlatılıyor, “Gelen gideni aratır” esprileri falan, boş muhabbet diz boyu...

Madem boş, sen niye daldın muhabbete?”

Çünkü bu “sanatçı-terörist” kavramına karşı çıkışların yöntemi beni rahatsız ediyor, liberal algı, muhalefetin içinde kol geziyor.

Ne olmuştu?

KCK mevzusuyla onbinler tutuklanırken, İNŞ -komik adamdır ama ayrı mesele- sıranın sanatçılarda olduğunu ya da sanatçıların da 'akıllı' olması gerektiğini vurgulamak için şöyle demişti:

“(...) Sadece silahlı terör değil. Bunun bir başka ayağı daha var. Psikolojik terör var, bilimsel terör var. Terörü besleyen arka bahçe var. Bir başka ifadeyle propaganda var, terör propagandası var. Neyiyle veriyor, belki resim yaparak tuvale yansıtıyor. Şiir yazarak şiirine yansıtıyor, günlük makale, fıkra yazarak oralarda bir şeyler yazıp çiziyor. Hızını alamıyor terörle mücadelede görev almış askeri, polisi doğrudan çalışmasına, sanatına konu yaparak demoralize etmeye çalışıyor.”

Bilindiği gibi cemaat, AKP ve dolayısıyla İNŞ de, komünistlere ve Kürt yurtseverlerine ve hatta hatta ulusalcılara ve eski ordu/emniyet mensuplarına bile “terörist” diyor. Normal. Burjuva ideolojisine sahip olmak böyle bir şey; kendi tutarlılığı içerisinde şaşılmayacak bir durum. Buna karşı stratejik olarak 'şaşırıyormuş gibi' yapmayı anlarım da, “Ayy, inanamıyorum, Türkiye'nin İçişleri Bakanı'nın ağzından şöyle bir şey çıkabiliyor” türünden belki suya dokunan ama kesinlikle sabunu incitmeyen işler, karikatürlerde dahi aşıldı. Burada şaşırmamak, kabullenmek anlamına gelmiyor tabi ki. Öfke duymak ve teşhir etmek halen önemli.

İNŞ'nin terörist açıklamasından sonra epeyce sanatçı “sanatta bile terörizm arıyorlar, peh” türünden bir 'geri kafalılık' eleştirisi yaptı. Oysa bizim İNŞ -komik adamdır demiş miydim?- bu minvalde açıklama yapan sanatçılardan daha yakın geldi bana.

İNŞ sanata bir üstyapı olarak bakıyor -üstyapıyı bilir mi?- ve sanat eserinin içinde 'terör' aranması gerektiğini söylüyor; sanat eserini ideolojik okuyor yani. Sanatçılar buna karşın, yanlış bir manevra ile 'sanatı' korumaya çalışıyorlar, açıklamalarıyla sanatın 'fildişi' haline vurgu yapıyorlar. Zaten İNŞ'nin memnun olacağı sanat da bu olacaktır, 'dokunmayan sanat', bir de takla attırdı mı 'tamam' olan sanat.

Evet İNŞ doğru okuyor, devrimci, ilerici, sanatçıların yaptığı eserler, İNŞ'lerin beslendiği sistemi yıkacak enerjiyi açığa çıkaracak. Tabi ki 'Zengin Mutfağı'nın sahnelenmesini engellemeye çalışacaklar, tabi ki Grup Yorum elemanlarını gözaltına alacak, işkence yapacaklar. Şu, sistemle barışık İdil Biret dahi rahat nefes alamayacak, Fazıl Say kadar zararsız birisinden dahi düzmece davalar, “giderse gitsin”ler eksik edilmeyecek.

Sanatçıların sahnede bıraktıkları akıllarını başlarına almaları, belki daha iyi olacak. Şehir Tiyatroları oyuncuları, ancak toplumsal muhalefete katılarak; İdil Biret, ancak 'Faşizme Karşı Türkiye Turnesi'ne çıkıp ücretsiz konserlerle kendisini dinletip, öğreterek ve zorunlu olarak da öğrenerek özgürleşebilir. Aksi takdirde AKP'nin faşizan atakları karşısında, 'haklı mağdur' rolünü aşamayan, diğer muhalefetle de bir türlü buluşamayan bir güdüklük halinde kalmanın berduşluğu içerisinde, çıkışı bilinen bir labirentin çıkmaz sokağında uzun kafa ütülemeler yaparken yakalanılabilir hayata.


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.