ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 3 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Fazıl Say'dan Görkemli YanıtSayı: 1519 - 24.12.2012


Üst üste üç akşam Fazıl Say'ın -sekizi yeni, ikisi eski- on yapıtını dinledikten konser sonraları ve ertesi günler Say'ın müziği, dünyası ve savaşımı üzerine düşündükten sonra, bu üç akşamı ve dinlediğim müziği nasıl anlatacağımı, Fazıl Say'ın bize -üç akşam da 1800 kişilik salonu tümüyle dolduran müzikseverlere- yaşattığı bu olağanüstü müzik saatlerini nasıl tanımlayacağımı bulmaya çalıştım ve sonunda başlıktaki sözcüklerde karar kıldım: 'Görkemli yanıt' Fazıl'ın da bu tanımlamama katılacağını, en azından 'Değmez ama evet' diyeceğini sanıyorum.

Fazıl Say’ın müzi
ğinde bu toprağın, Anadolu’nun seslerini kendinde damıtıp kendi sesine dönüştürdüğünü, kimi yapıtlarının halk müziğimizin, kimi yapıtlarının makam müziğimizin üzerinde yükseldiğini bilmeyenlere, bilseler de bilmezden gelenlere, halktan saklayanlara olduğunu tüm Cumhuriyet okurlarının kuşkusuz çok iyi bildiği bu yanıt nasıl görkemli olmasın! Üç konserde seslendirilen on yapıtın sekizi değişik müzik kurumlarınca ısmarlanmış. Bu yapıtların yedisini ısmarlayanlar Avrupa’nın saygın müzik kurumları. Ney Konçertosu “Hezarfen”i Mannheim Orkestrası, Nefesli Sazlar Beşlisi “Alevi Dedeler Rakı Masasında”yı Berlin Konser Salonu, Yaylı Çalgılar Dörtlüsü “Boşanma” ile Lirik Soprano ve Orkestra için Lied “Panter”i Dortmund Konser Salonu, Viyolonsel ve Piyano Sonatı “4 Şehir”i BBC, Piyano Konçertosu “Anadolu’nun Sessizliği”ni Radio France, Üçüncü Senfoni’si “Universe”i Salzburg Mozarteum Orkestrası için bestelemiş Fazıl Say. İlkçalınışları da bu kurumlarca gerçekleştirilmiş. İstanbul Kültür Sanat Vakfı için bestelediği İkinci Senfonisi “Mezopotamya” ise ilk kez bu yıl İstanbul Müzik Festivali’nde Borusan Filarmoni Orkestrası’nca seslendirildi, bilindiği gibi.

 

Bu sekiz yapıtı, Fazıl Say’ın kendi deyişiyle her yerde ve kolayca seslendirilebilecek bir yapıt oluşturma isteğiyle bestelediği -Sivas kıyımının acısını seslendirdiği- Vurmasazlar, Piyano ve Üç Soprano için “Ses”i ve ilk kez 1995’te Boston’da seslendirilen Piyano Konçertosu “İpekyolu”nu bir bütün olarak ele alıp hepsine birlikte baktığımızda Fazıl Say’ın yalnızca bir müzik insanı değil, ülke, dünya ve hatta evrenle yakından ilgili; merak eden, düşünen ve değerlendiren bir insan, bir “aydın” olduğunu görüyoruz. Sivas kıyımından Mezopotamya’ya, Hezarfen Ahmet Çelebi söylencesinden Alevi dedelere, evrenin oluşumuna, Nâzım Hikmet’ten Metin Altıok’a, Rilke’ye uzanan ilgi ve konu yelpazesi de bunu gösteriyor.

 

Fazıl Say’ın merak eden, arayan, aydın kimliğinin müzikçiliğine yansıyan yanı, yapıtlarında kullandığı, alışılmamış çalgılarda da kendini gösteriyor. Çoksesli evrensel müzik kalıpları içinde yaptığı bestelerinde Türk müziği çalgılarının yanı sıra orkestralarda kullanılmayan yöresel ya da çok yeni, elektronik çalgılara yer veriyor örneğin, istediği müziği elde edebilmek için.

 

Sonuçta, dinlediğim yapıtların tümünü düşünüp bir arada değerlendirdiğimde, arkalarında gittikçe büyüyen, olgunlaşan bir müzik yaratıcılığı olduğunu görüyorum. Üç konserin de bitmek bilmeyen alkışlar ve Say’a büyük sevgi gösterileriyle sona ermesi de beni doğruluyor kanısındayım.

 

Şimdi, kaydedildiğini öğrendiğim konserlerin yoğunçalarlarını bekliyorum heyecanla.


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.