ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 2 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Fazıl Say...Sayı: 1502 - 17.09.2012


“Piyanist. Besteci. Dünya Yurttaşı.”

Jürgen Otten yazmı
ş. Çeviri İlknur Aka’nın. Kırmızı Yayınları. 2. baskı.

Fazıl Say. Dünya çapında bir besteci. Deha düzeyinde piyanist.

Piyanonun ba
şında ayrı bir dünyaya geçiyor.

Müzik onun gerçek ya
şamı. Müzik onun gerçek dünyası.

Fazıl Say’ı dinlerken bunu hissediyorsunuz.

Sizi kattı
ğı dünyada dinleyen değil, yaşayansınız.

Provalarını izlerken de bu duyguyu ya
şatıyor size. Onu konserlerinde de izledim, provalarında da; oturup konuştuk da.

Sahici bir insandır Fazıl Say.

Hayatını sahtelik üzerine kurmu
ş bir toplumda rahatsız olmasına neden şaşmalı?

Hepimizin rahatsızlı
ğını dile getiriyor Fazıl Say.

Dikey sözcüklerle yapıyor bunu.

Bizim toplumumuz yatay sözcüklere alı
şkındır.

Yatay, gizlenmi
ş, sahte bir uyuma bürünmüş sözcüklere alışkındır.

Pusu sözcükleridir bunlar.

Sonra, ba
şka bir zamanda arkandan vuracaklardır.

Fazıl’da yok bunlar.

Fazıl düello sözcükleri kullanıyor.

Dikey. Batıcı. Rahatsız edici.

Pusucular rahatsız oluyor.

Ama Fazıl çekip gitmiyor.

Çekip gitmeyecek de. Öyle geliyor bana.

Vuru
şuyor. Vuruşacak.

Piyanoyla neler yapıyorsa hayatla da onu yapıyor.
İçinden geleni. Doğru bulduğunu. Yapmak istediğini.

Kaçmadan, dolaylamadan, e
ğip bükmeden.

Sertlik mi bu?

De
ğil. Sertlik değil. Dürüstlük.

Fazıl Say dünyanın en kırılganlarından birisidir.

A
şırı duyarlı. Çok sezgili. En küçük kıpırtıyı fark ediveren.

Bestelerini dinleyin. Ama gerçekten dinleyin.

Fazıl’ı kulaklarınızla dinlemeyin.

Ormanın serin kuytuluklarında dinleyin.

Denizlerin en sessiz karanlıklarında dinleyin.

İnsanın el değmemiş dehlizlerinde dinleyin.

O zaman anlayacaksınız.

O zaman müzi
ğin büyüsü sizi saracak.

Ve o zaman siz ba
şka birisi olacaksınız.

Müzi
ğin ne olduğunu o zaman yaşayacaksınız.

Beethoven’i.

Bach’ı.

Brahms’ı.

Mozart’ı.

Dede Efendi’yi.

İlahileri.

Kilise korosunu.

Madrigalleri.

O zaman.

Ancak o zaman.

***

Süleymaniye Camii’ne bakıyorum.

İnsan kendinden geçiyor.

Ne muhte
şem bir yapı. Ne ilahi bir ihtişam.

Büyük Süleyman döneminin kültürünü anlatıyor.

Büyüklük. Sa
ğlamlık. Tutarlık.

Ayasofya’yı kalabalıktan sıyırıp seyrediyorum.

Bin yılların inancını anlatıyor.

Floransa Katedrali.

Döneminin ilkleri.

Kubbesi. Sahını. Kuleleri.

İnsan ne mucizeler yaratıyor.

Tarihin içinde ya
şıyorum.

Co
ğrafyanın enginliklerinde dolaşıyorum.

Da
ğlarda doğanın canlılarıyla barışık.

Denizlerde.

Co
şkulu şelalelerde. Yüzlerce metreden dimdik düşen sularda.

Niyagara’nın evcille
ştirilmesi gülünç oluyor.

O, gökten akan bir deniz.

Yanı ba
şında ürperdiğimi hatırlıyorum.

Katılıp gidiverme iste
ğini nasıl yarattığını.

Müzik mi yaratıyor bütün bunları?

Bu yazı nasıl ba
şlamıştı?

Fazıl Say mıydı yazının ba
şğı?

***

Evet, Fazıl Say’dı yazının ba
şğı.

Evet, müzikti konumuz.

Yeryüzüne dönmeyelim bir süre.

Bir süre müzikte ya
şayalım.

Bir süre müzikle ya
şayalım.

Bir süre olsun...


erdalatak@superonline.com

Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.