ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1835
Şu an 5 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Ve huzurlarınızda VeraSayı: 1495 - 24.07.2012


‘Bahar şenliği’ müdavimlerinin yakından takip ettiği pop-rock grubu Vera’nın albümü çıktı. Vokalde Arel Koray Nalbant, klavyede Onur Gülen, davulda Canberk Karademir, basgitarda Dünyacan Yılmaz ve gitarda Mustafa Şarbak’tan oluşan ekibin üyeleriyle bir araya geldik, hikâyelerini birinci ağızdan dinledik.

Nasıl bir araya geldiniz?
Mustafa
Şarbak: Vera, 2004 yılında Denizli’de bir lise grubu olarak doğdu. Zaman geçtikçe yeni katılımlar oldu, Dünyacan ile Canberk geldi aramıza. En sonunda İstanbul’a geçiş aşaması yaşadık ve Onur’un katılımıyla da kadromuz tamamlandı.

Arel Koray Nalbant: Aslında hepimizin arasında acayip bir organik ba
ğ var. Çocukluk arkadaşıyız, ailelerimiz de tanışıyor. Lise grubu kuralım fikri yerleştikten sonra kendi bestelerimizi kaydetmeye başladık. Kurulduktan sekiz ay sonra, o çocukluk heyecanıyla ilk demo’muzu kaydettik. Çok geçmeden de ikincisini piyasaya çıkardık. Hayatımıza İstanbul’da devam etmeye başlayınca iş biraz ciddiye bindi. Okula gidiyorduk ama aklımız hep müzikteydi. Bir arada bir şeyler ortaya çıkarmaktan keyif alıyorduk.

Kariyerinizde dönüm noktanız ne oldu?
Dünyacan Yılmaz: En büyük dönüm noktası Babajim’ın geçen sene düzenledi
ği ‘Be The Bands’ yarışması oldu. Yarışmaya katılan 240’dan fazla yakın grubu eledik. Mülakatların ardından finallere çıktık, finalde de ikinci olduk.

Arel Koray Nalbant: Bizim aslında yarı
şmalara inancımız pek kalmamıştı, daha önce başka tecrübelerimiz de olmuştu çünkü. ‘Be The Bands’ ise her aşamasıyla profesyonel bir prodüksiyondu. İkinci olmamıza rağmen ekiple beraber çalışınca bugüne kadar geldik.

Kimi dinleyen Vera’yı çok sever?
Arel Koray Nalbant: Kendi müzi
ğimizi yaparken ‘şunu dinleyen bizi sevsin’ diye yapmıyoruz ama objektif olarak baktığımızda yurtdışında bizim müziğimize yakın örnekler The Killers olabilir. Maroon 5’ın yer yer rock şarkıları ön plana çıkabilir.Türkiye’den Mor ve Ötesi’ne benzetenler de var. Kısaca alternatif rock dinleyicilerine hitap ediyoruz, ne çok sert ne de çok yumuşak.

Piyasaya yeni çıkan gruplar cover’lara daha sık a
ğırlık veriyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
Dünyacan Yılmaz: Albüm de cover yok, onu da konserlerde yapıyoruz. Seyirci için de
ğil, keyif aldığımız için çalıyoruz. Ama cover yapanlara karşı herhangi bir garezimiz yok.

Canberk Karademir: Kendi bestelerimiz var, en ba
şında kurulduğumuzdan beri onları çalıyoruz.
Arel Koray Nalbant: Genelde tam tersi olur.
İnsanlar beste yaparken zorlanır. Biz cover yaparken daha çok zorlanıyoruz.

Albümünüze gelelim. Sanırım en çok dinlenen
şarkınız Kürk Mantolu Madonna…
Arel Koray Nalbant: 2007’de, Sabahattin Ali’nin yazdı
ğı ‘Kürk Mantolu Madonna’ romanını okumuştum. O kitap fazlaca etkilemişti beni ve hemen söz yazıverdim. Hikâyede geçen romantizmin ve melankolinin Türk filmi havası taşıması çokça etkiledi beni. Tam bir Yeşilçam hikâyesi yani.

Dünyacan Yılmaz: Bugüne kadar
şarkının melodisinde ve sözlerinde değişiklikler olmadı ama ritm anlamında birazcık oynamalar oldu. En son haline oturması biraz zaman aldı.
Arel Koray Nalbant:
Şarkıyı böylesine bir kitaba yazmışız, hakkını vermek de uzun sürsün bir zahmet.

2004’te kurulan Vera, albüm çıkarmak için neden sekiz yıl bekledi?
Dünyacan Yılmaz: Bu grup kuruldu
ğunda albüm ‘elbet bir zaman çıkacak’ diye bekliyorduk. Ama insanlarda o mükemmel anı bekleme duygusu vardır ya, biz onun için hiç acele etmedik. Çünkü o mükemmel zaman gelecekti.

Arel Koray Nalbant: Bu albümü tam kendimizi hazır hissetti
ğimiz zaman diliminde yaptık. Okul bitiyordu, üniversite koşuşturmasının son demlerini yaşıyorduk. Hala öğrenciyken ilk albümümüzü yayımlamalıyız düşüncesi kafamızda dolanıyorduk ki, bu anlattıklarımız bir bir gerçekleşti.

İstanbul müzik hayatınızı nasıl etkiledi?
Arel Koray Nalbant: Vera
İstanbul’dan fazlaca etkilenmiş bir grup, biz bu kentte Vera olduk. Albümdeki şarkılarımızın çoğu da bu kentte yaşadıklarımızı anlatıyor. Mustafa,İstanbul’dan vazgeçip Denizli’ye dönmek, bir dağ evinde kedileriyle yaşamak istediğini söylerdi hep. Ama direndik, yolumuza devam ettik. Sonunda buranın bağımlısı haline geldik.

Bu albümü dinleyen ki
şin aklına ne kazınır, ne kazınmasını istersiniz?
Arel Koray Nalbant: Her
şeyden önce iyi ve kaliteli müzik yaptığımızı hissetmelerini isteriz. Onun dışında bu albümde herkesin kendine bir pay bulabileceği bir şey olmasını düşlüyoruz. Üniversite öğrencilerinin sıkıntıları, mutlulukları kısaca günlük hayatta yaşadıkları bizim anlattıklarımızla çok benzeşiyor. Dinleyicimizler de zaten onlardan oluşuyor.

Canberk Karademir: Mesela ‘
İnan Bana’ tam manasıyla bir aşk şarkısı. İşte bu parçada o bahsettiğimiz sıkıntılara yenilmemiz söz konusu.

Nâzım’dan esinlendik
Onur Gülen: Grubun adı Nazım Hikmet’in e
şi Vera Tulyakova’dan geliyor. Kendisinden ona ithafen yazdığı iki şiir var: ‘Saman Sarısı’ ve Vera’ya. Bu iki şiir aklımızdaydı hep, isim belirlerken de Nazım Hikmet’in varlığından esinlenerek böyle bir karar aldık.


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.