ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 3 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


İzmir`de Evliya müzisyen Erkan Oğur ile Karşılaşma...Sayı: 1494 - 23.07.2012


İzmir'de ilk konserimi, Bios barda vermiştim. 2011 'in Nisan ayıydı, beklediğimden çok daha iyi geçmişti herşey. Güzel bir kitle vardı.

Kendi bestelerim dı
şında, cover'lar da çalmıştım. Patricia Kaas ve Jeff Buckley gibi isimlerden Madonna'ya eklektik bir listem vardı.

Groovebox'um ve pedallarımla, gitarımla ba
şbaşa, Don Kişot misali, her zamanki halimle sahne almıştım. Seyirci bana çoğu şarkıda eşlik etmişti, evimde gibiydim adeta, kendimi yabancı bir şehirde hissetmedim. Alsancak sokaklarında afişlerim vardı, konser öncesi heyecanım ve mutluluğum çoktu. Konser sonrasıysa değerli dinleyicilerimle sohbet paha biçilmezdi.

28 Mart 2012 tarihinde, yine
İzmir'de olup, Bios barda, Telvin projesi kapsamında; gitar/perdesiz gitarda Erkan Oğur , bas gitarda Alp Ersönmez, davulda Turgut Alp Bekoğlu'nu en önden izleme şansına erişmek gerçek bir güzellik ve şifaydı. Erkan Oğur , müziğin evliyası, sahneden bana huzur verici bir gülümseme ile baktı bir an. Ara verdiklerinde, Erkan Oğur'un yanına gidip tanışmak, epeyce cesaret gerektirdi. Konserden önce zaten yolda Alp ve Erkan üstad ile karşılaşıp, kendileriyle ayak üstü kısa bir sohbet etmiştik. Bu şehrin rahatlığını ve huzurunu gerçekten seviyorum.

Erkan O
ğur, 1995'te basçı İlkin Deniz ve davulcu Turgut Alp Bekoğlu'yla bir araya gelip yeni, saf müziğin peşine düşştü. Aylarca çalıştılar, tartıştılar. Basçı Deniz'in ABD'ye yerleşmesine karşın arayış sürdü. 10 yıl boyunca müzikleri sadece küçük caz kulüplerinde, Northsea gibi yurtdışındaki önemli caz festivallerinde duyuldu. Telvin kıvama ulaşınca, 2004 sonunda kayda girdiler. Bir yıl sürdü. Albüm 2006'nın ilk ayında yayımlandı. İlkin Deniz'in Türkiye'ye gelmesini fırsat bilen üçlü 2005'in son günlerinde ilk kez Telvin repertuvarını İstanbullu konser dinleyicilerine sundu. Erkan Oğur "Telvin tecrübesi üçümüzün de enstrümanımıza, müziğe bakışımızı değiştirdi" diyor.

"Üçlü, bir müzikal fikrin payla
şıma açık, özgür ve etkili işlenebileceği en küçük nüve. Geometrideki üçgen fiziksel yeterliliği işaret eder, çatı çağşımı yapar. Müzikteki üçlü ise ev ortamının sıcaklığına sahiptir. İlkin ve Turgut uzun yıllardır tanıdığım, enstrümanlarındaki yetkinliklerine inandığım, müzikte benzer beğenileri paylaşğım, birlikte uzun bir yolculuğa çıkacak kadar güvendiğim arkadaşlarım." diye de ekliyor.

"Telvin renkler anlamına geliyor. Tasavvuf erbabı, halden hale geçmeye, karar haline do
ğru yürüyüşe telvin diyor. Yunus Emre'nin telvini anlattığı şiirinden etkilenip müziğimize bu ismi seçtim. Klişelerden, kirlerden arınıp, çocuksu saflığa ulaşma yolunda henüz emekleme aşamasındayız. Tutku, korku, aşk, hırs, nefs gibi insani zaaflardan, egolardan arındığınız noktada hâlâ müzik varsa, bu saf müziktir. 1995'te stüdyoya girdiğimizde, önce seçtiğimiz besteleri yorumladık. Sonuçtan memnun olmayınca, sadece doğaçlama yapmaya karar verdik. Tam beş ay başkalarının etkilerini yansıtan doğaçlamalar yaptık. Sonunda, o an üretilen ve bir kereye mahsus olan müziği çalacak noktaya ulaştık.

Anahtar diyebilece
ğimiz bir temayla doğaçlamanın kapısından girip, bu dünyada özgürce dolaşıp, farklı bir kapıdan çıkmayı denerken kaybolduğumuz da oldu."

Erkan O
ğur'un, Telvin projesi hakkında söyledikleri epey aydınlatıcı.

Alp Ersönmez, bu projeye yeni katılmasına ra
ğmen, işinin hakkını fazlasıyla veriyor. Sahnede, beş telli olan elektrik bas gitar ve de elektro-akustik bas gitarıyla adeta bütünleşti. Efekt pedallarından da epeyce faydalandı. Erkan Oğur, en bayıldığım ve marjinal bulduğum gitar efektörü e-bow'u çok dozunda, yerinde kullandı.

Tellere yakla
ştırınca, telleri titreştirerek, sesin sonsuza dek devam etmesini sağlayan bir ufak cihaz, e-bow.

Konsere ara verdiklerinde, Erkan O
ğur'a, Suzanne Vega'yı da tarz olarak kendime yakın bulduğumu söyledim ve çok sevdiği bir isim olduğunu söyledi bana. Sahneye çıktıklarında, Sade'den Smooth Operator tema melodisini, emprovizasyonda kullanmaları beni çok etkiledi. En azından ben öyle duydum, hissettim.

Sonuç olarak, konser de
ğil ayindi hatta ibadetti. Konser çıkışı, Erkan Oğur, sakince sahneden indi ve mekanı usulca terkederek, tek başına Alsancak sokaklarında gözden kayboldu. Arkadaşım ve ben, arkasından bakakaldık. İzmir gene beni bir şekilde büyüledi.


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.