ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 8 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


'Yobazca baskının kurbanı'Sayı: 1493 - 20.07.2012


Fransa'nın en tanınmış Türkiye uzmanı gazetecisi Marc Semo'nun kaleme aldığı yazıda, Say'ın duruşu, "Cumhuriyetin laiklik ilkesine olan bağlılığını tutkuyla savunuyor" diye özetleniyor.

Libération gazetesi Recep Tayyip Erdoğ
an iktidarının “yobazca baskısına” uğradığını vurguladığı dünyaca ünlü Türk piyanist ve besteci Fazıl Say’ın tam sayfa portresini yayımladı.

Fransa’nın üç büyük saygın gündelik gazetesinden Libération, ateistli
ğini açıkça duyuran ünlü piyanist Fazıl Say’ın, “artan bir hızla İslamcılığa kayan Türkiye’de mahkemeye verildiğini” yazıyor. Fransa’nın en tanınmış Türkiye uzmanı gazetecisi ve Libération gazetesi başyazarlarından Marc Semo’nun yazdığı ve Ali Taptık’ın çektiği bir fotoğrafın yer aldığı Fazıl Say portresinde dünyada bir “Rock yıldızı” gibi sevildiği belirtilen bu olağanüstü sanatçının angaje kişiliğinin altı çiziliyor.

Semo, sanatçının duru
şunu, “Say, Mustafa Kemal’in Osmanlı İmparatorluğu’nun kalıntıları üzerine kurduğu Cumhuriyetin laiklik ilkesine olan bağlılığını tutkuyla savunuyor. Klasik müzik konservatuvarları kuran ve Nazizmden kaçan Yahudileri kucaklayan bir Türkiye’yi özlüyor. Muhafazakârlık ve yobazlığın gittikçe arttığı bir Türkiye’de ateizmini alenen ilan ediyor” sözleriyle özetliyor.

Semo, Say’ın ülkesindeki baskılardan ve yükselen dinci tutuculuktan ötürü geçen nisan ayında Japonya’ya yerle
şmeyi düşündüğünü açıkladığına, İslamcı bir hareketten doğan iktidar partisi AKP ile ilişkilerinin her geçen gün zorlaşğına dikkat çekiyor. Bunun son kanıtı olarak da önümüzdeki ekim ayında Ceza Yasası’nın 216. maddesine aykırı davranmak, yani “dine hakaret”ten yargılanacağını gösteriyor.

Fransız yazar, “en saygın uluslararası festivallerin ortadireğ
i sanatçı”nın Libération’a bir istisna yaptığını, ancak son zamanlarda hiçbir söyleşiye olumlu cevap vermediğini, ağzından çıkan sözlere çok dikkat etmek zorunda kaldığını hatırlatıyor.

İktidarın “sınırsız bir neoliberal yaklaşım ve Müslüman geleneklere dönüş adına klasik müzik ve bazı sanat dallarının bütçelerini nasıl yonttuğunu aktaran yazar, Say’ın idealist bir tavırla küçük Anadolu kentlerinde, yoksul banliyölerde konserler vererek simgeleştiğini vurguluyor.

Sanatçının, geçen 23 Haziran’da
İstanbul’da verdiği “nadir” konserlerden birinde ilk kez yorumladığı kendi bestesi “Mezopotamya”nın bitmez tükenmez bir alkış dalgasıyla noktalandığını yazan Semo, Cumhuriyet gazetesi yazarı Zeynep Oral’dan yaptığı bir alıntıyla Say’ın gördüğü bu takdirde, müziğinin yanı sıra sanatçının inançlar kadar bilgi ve yeteneğe gösterdiği saygının rol oynadığını kaydediyor. Say’ın sözleriyle sanatçının değil, ülkesinin değişmekte olduğunu, ülkenin bir bölümünün İtalya’da gibi yaşarken, bir bölümünün de Suudi Arabistan’a imrendiğini belirtiyor.

Madımak faciası ve “Metin Altıok Ağ
ıtı” ile “Nâzım Hikmet Oratoryosu”nun serüvenlerine de değinen Semo, Say’ın portresinde tanınmış solcu müzikolog babası Ahmet Say’dan başlayarak Kumru adlı kızıyla olan ilişkilerine kadar bu benzersiz hayatı ustalıkla özetliyor. Sanatçının yaz programı ve son tasarılarını da duyuran Semo, Say’ın şu sözlerine de yer veriyor: “Aklım Boğaziçi. Esin kaynağım Avrupa ile Asya arasında bir köprü...


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.