ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1821
Şu an 11 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Ya sanatçılar da burjuva olursaSayı: 1453 - 25.05.2012


Sanatçının sınıfsal kökenleri üzerine çok büyük bir literatür yok elimizde; ama özellikle modernizm ve avangart hareketler düşünülürse sanatçıların daha çok alt-orta sınıf kökenli olduklarını, bu sınıfsal kökenlerin rekabetçilik, özgünlük, hırs, tanınma gibi stratejilerle hızlıca sarmalandığını da biliyoruz

Öyle bir dünya dü
şünün ki, galeri, koleksiyoner, eleştiri kurumu, küratör hatta sanatçının da üst sınıflardan ve burjuvaziden oluştuğu bir dünya olsun. Galeri ve koleksiyonerin sınıfsal kökenleri konusunda çağlar boyunca değişen bir şey yok; ama günümüzde çok baskın olmasa da eleştiri kurumu (dergiler vb) ve her şeyden önemlisi de sanatçı figürünün üst sınıflara ve burjuvaziye doğru kayabileceğine dair fazlasıyla belirti okunabilir. 1980’den sonra sanat sermeye ilişkisi, ya da kültür endüstrisinin büyük şirket bağları artık fazlasıyla malumatı furuş sayılır. Ama eleştiri veya her şeyden daha önemlisi sanatçı figürünün kendisi burjuvaziden gelmeye başlar ve hegomonik duruma gelirlerse dünya tarihinde sanatın konumu açısından yeni bir dönem olacağı kuşkusuz. Sanat sermaye ilişkisindeki konsolidasyon ve mekansal soylulaşma düşünüldüğünde tümüyle egemen olamasa da sanatçıların burjuvaziden ya da üst-orta sınıflardan gelme oranında bir artış olacağı kaçınılmaz görünüyor. Sanatçının sınıfsal kökenleri üzerine çok büyük bir literatür yok elimizde; ama özellikle modernizm ve avangart hareketler düşünülürse sanatçıların daha çok alt-orta sınıf kökenli olduklarını, bu sınıfsal kökenlerin rekabetçilik, özgünlük, hırs, tanınma gibi stratejilerle hızlıca sarmalandığını da biliyoruz.

BOHEMDEN CLUBBER SANATÇIYA
Aslında modernizmin kuluçkaları olan bohemin (dökülen çatı katları) dinamizmini de sanatçıların sınıfsal kökenleri, üst sınıflara kar
şı duruşu veriyordu. Hatta iddialı olacak ama şu tez de öne sürülebilir. Alt sınıfların ifade diliyle modernizmin en politik evresi Ekspresyonizm (İfadecilik-DIŞAVURUMCULUK) arasında çok rahat bir ilişkisellik sağlanabiliyordu. Bu ifadecilik, 1950 sonrası Amerikan Pop Artın neşesi, ironisi ve inançsızlığıyla soğurarak, kavramsal sanatın mat yüzeyine çarparak dağılacak, kendini soyut ekspresyonizmin bireyci akıtmaları içinde buharlaştırıverecekti. Andy Warhol’un kişiliğinde billurlaşan aslında sanatçının değişen konumuydu. 1960 sonrası yoğunlaşan kavramsal eğilimler, 1990 sonrası güncel-çağdaş sanat adı altında daha görünür bir hale gelmişti. Kavramsal sanatın entelektüel yüzeyi eğitimli orta sınıflar için üretim ve alımlama yönünde belli üstünlükler taşıyordu. Yani basitçe sanatsal üretim atölyeden entelektüel yoğunlaşmanın olduğu ofise kaymıştı. Günümüz çağdaş-güncel sanatı üzerinden yukarıda savladığımız noktaları bazı açılardan somutlayalım isterseniz.


Sanatçı dahil sanat alanının üst sınıflara do
ğru kaymasının en görünür ilk nedeni. Daha önce görünmemiş yoğunlukta sanat-sermaye arasındaki kurumsal buluşmadır. Bir tarafıyla yeni burjuvazi ve Bobo’ların (burjuva bohem) kültürel sermaye ihtiyacıyla ivmelenen yeni bir yapıdan söz ediyoruz. Diğer önemli nedenlerden biri de mekansal soylulaşmanın alt sınıfların dışlandığı, üst sınıflara ve burjuvaziye dönük, karşılaşma ve network mekanlarını (cafe, club, hotel vb…) bu sınıflar içerisinde akışkan hale getirmesi; ve kliantalist (kollayıcı-yanaşmacı) tavırları yönlendirmesi. Bunlara uluslar arası master, sanat rezidans-clubbing programlarının getirdiği sınıfsal buluşmaları da eklemek gerekiyor. Diğer bir yön ise, üniversite eğitimlerinin klasik usta-çırak ve zanaat (yetenek) üzerinden yapılanan geleneksel akademilerden, 1990 sonrası kültürel çalışmalar ağırlıklı yurtdışı imkanları yüksek, new media, küratörlük, video art, art management gibi yeni bölümlerin, uluslararası akademik ağ içinde üst sınıf çocuklarının okudukları gözde bölümler haline gelmesi. Bütün bunlara ek olarak da güncel-çağdaş sanatın kavramsal ağırlıklı doğasının yapma (video, enstalasyon, performans, kolaj vb) daha “kolay” üretilme biçimlerine sahip olması. Buna ek olarak, güncel-çağdaş-kavramsal sanatın, trajik olanı ve ifadeyi dışta bırakan sinizmiyle; küreselleşen burjuvazi ve üst sınıfların ideolojik mayasına dönüşen çok kültürlülük, beden, ironi, melezlik, öteki, kent, mekan, akışkanlık, şeffaflık, esneklik, kriz gibi söylemlerin bu sınıflarla dönemsel örtüşmesi. Kavram ve ironi ağırlıklı bir yüzeyin mat bir kayıtsızlık üreterek bu sınıflara uygun bir mesafe sağlaması. Gerektiği kadar yakın gerektiği kadar uzak cool bir mesafedir bu. Bu strateji ve söylemlerin aynı zamanda reklamcılığın hizmetler sektörü yönüyle aynı çalışması., bu yön gerçekten önemli; çünkü reklamcılık ve güncel sanat günümüzde benzer işler üretiyorlar. Yeni burjuvazinin ve küresel sermayenin büyük ilgi gösterdiği çağdaş sanat piyasası yükselirken, konvansiyonel biçimler olarak devam eden figüratif, dışavurumcu ve tuval resmin ikincil kaldığı; hatta bu alanlarda yoğunlaşan galeri ve koleksiyonerlerin hızlı bir şekilde yeni alana kaymaya çalıştıklarını gözlemlemek mümkün. Yine bu dönüşümde başka bir tez daha öne sürülebilir. Kavramsalın egemenliğine karşı alt-orta sınıftan çocukların yetenek vurgulu, gerçekçi-figüral tuval resmi çerçevesinde yoğunlaştıklarını da söyleyebiliriz. Elbette bu söylediklerim eğilimlere bakarak öne sürülen ciddi tezler; ve tartışılmayı bekliyor. Hegel sanatın sonuna olumlu bakıyordu; çünkü sanat hakikati eksik konuşan bir yordamdı. Eğer sanatın bütün alanları, sanatçı dahil üst sınıflarda ve burjuvazide yoğunlaşırsa bir gün, gerçekten buna üzülmek de gerekmeyecek; çünkü sanat gerçekten bitmiş olacak!.

 


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.