ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1822
Şu an 6 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


AB kültürlerarası diyalog büyükelçisi F Say'ın duyurusu: Muhafazakar sanat manifestosu dünya medyasında yer almalıdır. Sayı: 1440 - 08.05.2012


İskender Pala'nın 20 maddelik "muhafazakar sanat manifestosu"nu dünyadaki her hangi bir sanatçıya okutsanız ( ressam, orkestra şefi, koreograf, caz saksafoncusu, film rejisörü, mimar, piyanist, şair, fark etmez) o gün uzun uzun gülmesine vesile olursunuz, tatlı bir gün geçirir o sanatçı.

Aslında, bu 20 maddelik manifesto, Türkiye'de neler olup bitti
ğini, dış dünyaya, yabancı medyaya gösterdikleri "gelişen Türkiye/ liberal Türkiye" yalanının tamamen gerçek dışı olduğunun ve de ülkenin içinde kendi insanlarına -özellikle sanatçılarına- nasıl bir faşist ve gülünç baskı uygulaması yapıldığının en iyi ispatidir.

Saçmadır.

Bilinçsiz ve ilkeldir.

Batı dünyası kandırılmı
ştır.

Okudu
ğumdan vardığım sonuç olarak, bestelemeye veya kaale almaya değer tek bir şiir yazmamış olan, cevhersiz ve yeteneksiz şair İskender Pala , yıllardır, iktidar yanlısı zırvalıkları sayesinde, Türkiye'nin kültür danışmanı rolüne soyunmaktadır.

Bu manifesto (maddelerle sanat!) onun en açık, en gülünç örne
ğidir.

Bu maddeler üzerine
şunu söyleyebilirim ki, Stravinsky, Bach, Beethoven, Ligeti hangi dönem bestecisi olduğu fark etmez, ve de sonat, konçerto, opera, senfoni, hangi eseri de olduğu fark etmez, o eserinin ilk 20 saniyesinde, bu Pala'nın 20 maddesinin 20'sini de ihlal etmektedir.

Ve bu ihlal durumu, tüm dallardaki tüm sanatçıların tüm eserleri için geçerlidir.

Kurallarla sanat olmaz.

AKP'ye yaranma sevdasının kurallarıyla hele hiç olmaz...

Zavallılıktır.

İlkellik ve egomanya hastalığıdır önümüze getirilen bu tür şeyler.

Pala, sanatçı filan de
ğil, düpedüz iktidarın siyasetçisidir.

AK parti, bu kültür sanat konusunda artık saçmalamayı bırakmalı ve gerçek sanatçılarını -sevsin sevmesin- kabullenmelidir.

Aksi türlüsü Nazi döneminden bildi
ğimiz faşizmdir.

Utanç vericidir.

Bir sanatçı AKP ideolojisini benimsemek zorunda de
ğildir, ama bu AKP'nin sanatçıyı dışlamasına, toplumdan soyutlamasına, kindarlık ve nefret gütmesine sebep olmamalıdır.

Sanatçı özgür bireydir.

Evrenseldir.

Sanat evrenseldir.

AKP, Türkiye'nin sanatçılarına görünmez sava
ş açmıştır.

Ve sanatçıların, dünya üzeri deste
ğe ihtiyacı vardır.

Tarkovski'nin sanat üzerine çok be
ğendiğim bir cümlesi vardır; "Dünya mükemmel olmadığı için sanat vardır"

Uzun uzun dü
şünmeli, ne demek istemiş?

Şimdi; AKP'nin bu yanlışı düzeltmesini bekleriz.

Biliyorum, düzeltilmeyecektir.

Çünkü i
şin gerçeği, çağşı bir zihniyet ile sanatı putperestlik olarak gördükleridir.

Tiyatroları kapatma sevdası, heykelleri yıkma sevdası, galerileri hırpalama, müzisyenleri dı
şlama sevdası, onların sanat filan istemediklerinin açık göstergesidir.

Türkiye'de bulundu
ğum son 10 yıl süresince bu endişeleri hep dillendirdim, bu zihniyetle her konuda ve hep çatışma yaşadım, varılan nokta "defol git Fazıl" noktasıdır.

Batı dünyası kandırılmı
ştır.

Kültürler arası diyalog elçisi olan ben, utanıyorum 10 yıldır bu durumdan, bu ülkede ya
şananlardan.

Türkiye'de ya
şanan, sanatçıların düşğü durum bir trajedidir...

Bana uygulanan "Git-gitme" tartı
şması kadar saçma bir şey olamazsa da, daha saçması da var hayatta.

O da bir tuvalet ka
ğıdı olmayı bile hak etmeyen bu muhafazakar manifestodur.

F. Say


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.