ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1837
Şu an 6 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Şırıl şırıl akan bir ırmak gibiSayı: 1416 - 02.04.2012


Mick Jagger, Beatles’a ‘dört başlı ejderha’ diyordu. Halbuki görünüşe bakılırsa George Harrison, ejderha şöyle dursun, adeta kuzu gibiydi. Sessiz, sakin, kendi halinde, mülayim bir tip. Vazifeşinas bir gitarist.

Çok geçmeden kilit karakter oldu
ğu anlaşıldı. Grubun akil adamı oydu. John Lennon ve Paul McCartney’nin çarpışan dehaları arasındaki sulh çubuğuydu. Bir rock yıldızı için fazla çalışkan, fazla disiplinliydi, ama yine de, her şeye rağmen ve her şeyden önce, o bir Beatle’dı: ‘Ben düzenli bir adamım. Karmaşadan hiç hoşlanmam. Plaklarımı plak dolabında tutarım. Çayı çay kavanozunda, marihuanayı da marihuana kutusunda.”

Martin Scorsese’nin ‘George Harrison: Fani Dünyaya Kar
şı’ (orijinal adıyla ‘Living in the Material World’) belgeselinde, Harrison’ın hayatına damga vuran ‘ne Beatles’la, ne Beatles’sız’ duygusu yoğun biçimde hissediliyor.

Dylan gerçe
ğine uyandırdı

Ki
şisel meraklarını çaktırmadan diğer üçüne aşılayıp durdu. Grubu Bob Dylan gerçeğiyle tanıştıran da, Hint felsefesine uyandıran da Harrison oldu. Sınıf bilinci ve ‘Imagine’ yolunda Lennon’ın ayakları dibine ilk taşları döşerken, kendini bambaşka âlemlere, içsel yolculuklara, meditasyona vurdu. Dünyayı çoktan yerinden oynatmış, bir eli yağda bir eli balda dört İngiliz delikanlısının, Harrison önderliğinde, eski bir İngiliz sömürgesine sömürgeci üniformasıyla değil, birer hayran, birer öğrenci edasıyla gitmesi kuşakları adına bir kültür devrimiydi.

Beatles repertuarına Hint esintili iki bestenin (‘Within You Without You’, ‘The Inner Light’) ardından pe
şpeşe üç hit (‘Here Comes The Sun’, ‘While My Guitar Gently Weeps’ ve Frank Sinatra’nın bile yorumladığı ‘Something’) armağan etse de, gölgede kalmaktan kurtulamadı. Cahil Sinatra ‘Something’ için ‘gelmiş geçmiş en güzel aşk şarkısı’ diyordu demesine ama, her seferinde adresi şaşırıp Lennon ve McCartney’e şükranlarını sunuyordu!

Yeni bir yuva arayı
şı

Harrison’ın ne kadar dolup ta
şğı, Beatles dağılır dağılmaz üç plaklık bir solo albüm çıkarmasından belliydi. Albümünün adı, bütün dünyayı –başta kendini– Beatles’sızlığa alıştırma egzersizi olarak da okunabilir. ‘All Things Must Pass’. Mealen: ‘Aldırma be kalender/ Bu da geçer/ Geçer ama birader/ Deler de geçer’.

Belgesel, Harrison’ın Beatles sonrası yeni bir yuva arayı
şının altını ısrarla çiziyor. Ravi Shankar’la derin muhabbetini, komedi çetesi Monty Python’la sinema serüvenini, dervişan bandosu Traveling Wilburys’i yoktan var etmesini hep bu gözle görüyor.

Filmde Harrison’lı hatıralarını bizle payla
şanların listesi kabarık: Terry Gilliam, Klaus Voormann, George Martin, Phil Spector, Yoko Ono, Jane Birkin, Tom Petty, Eric Clapton, yaşayan iki Beatle Paul McCartney ile Ringo Starr ve elbette hayatının iki kadını: İlk karısı (Clapton’ın Layla’sı) Pattie Boyd ve Scorsese’ye bütün sandıklarını, çekmecelerini açan ikinci karısı Olivia Harrison… Ortak payda şu: ‘George kadar mütevazı, George kadar nüktedan biri bir daha zor gelir’.

Bugüne kadar The Band’den Rolling Stones’a, delta blues tarihinden Bob Dylan’a müzi
ğin kahramanlarına cesaretle kamera tutan Martin Scorsese, Harrison filminden de yüzünün akıyla çıkıyor. Bitkilerin yavaş yavaş boy atmasına ve Formula 1 yarışlarının hızına aynı derecede tutkun, maddiyat ile maneviyat arasına sıkışş, çift kutuplu, çift kanatlı, öncü bir müzisyenin evrak-ı metrukesi.

Herkesin belgeseli kendine benzer. Ya da herkes kendi belgeseline. ‘George Harrison: Fani Dünyaya Kar
şı’, sakin, gürültüsüz, şırıl şırıl akan bir ırmak gibi 208 dakikanın sonuna vardığında, damakta buruk bir tat bırakıyor. Wish you were here, keşke burada olsaydın… George Harrison gırtlak kanserine yenileli 11, John Lennon vurulalı 32 yıl oldu. ‘Kalan sağlar bizimdir’ demekten başka çare var mı? İsterseniz, İngiliz televizyoncu Victor Lewis-Smith’in insanı sinir eden küstahça şakasındaki haklılık payını da aklımızın bir köşesinde tutalım: ‘Beatles üyeleri yanlış sırayla ölüyor!’

------

‘George Harrison: Fani Dünyaya Kar
şı’, İstanbul Film Festivali’nde 6 Nisan ve 15 Nisan’da City’s’de, 8 Nisan’da Atlas’ta, 21.30 seanslarında gösterilecek…


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.