ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1835
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Ruhumu hayallerim besliyorSayı: 1416 - 02.04.2012


3.5 yıl aradan sonra yeni bir albümle karşımızdasınız. Çok uzun bir süre değil mi sizce de?
Çok uzun bir süre ama aslında müziğe hiç ara vermedik. Bu zaman zarfında hiç durmadan çalıştık. Arada üç single ve çeşitli albümlerde sanatçı dostlarla düetler yaptık. Bizde Böyle, Rüya, Bize Yeter... Bu arada tabii ki yeni albüm için repertuvar hazırladık. Stüdyolar, kayıtlar derken uzun bir süre geçti.

Sonsuz Ol’da alı
şğımız Ziynet Sali tarzı mı bekliyor bizi?
Sonsuz Ol için iyi bir repertuvar oluşturmaya, beni en iyi yansıtabilecek şarkıları seçmeye çalıştık. Albümde Sezen Aksu, Kenan Doğulu, Sinan Akçıl, Yıldız Tilbe gibi isimlerin çalışmaları da var. Sonuçta popüler müzik yapıyoruz ama yaptığımız müziğin de sezonluk değil, daha kalıcı ve global olmasını istiyorum. Bunun için de kendi etnik sazlarımıza yer verdik. Yüksek nitelikli bir albüm yaptığımızı düşünüyoruz ama son söz yine de dinleyicinin tabii. Aynı tavır içinde 13 şarkı olmasına rağmen, birbirinden farklı Ziynet Sali yorumları yer alıyor. Çeşitli, renkli ve yüksek enerjili.

Peki ya klip?
İlk klibimizi Alışkın Değiliz’e çektik. İkinci klibe hazırlanıyoruz.

Bir süre önce RTÜK ‘Bize Yeter’ klibinizi ‘pornografik’ bulmu
ştu...
Bir yıl boyunca neredeyse her yerde döndükten sonra akılları başlarına geldi herhalde. Erotik kavramı göreceli bir şey ama kimse kendini o şekilde de yansıtmak istemez. Sonuçta bu ülkede yaşıyoruz ve nerede yaşadığımızı da çok iyi biliyoruz. Pornografik tabirinin böylesine genel bir manada kullanılması çok üzücü. Bakış açısıyla ilgili bir şey ve bakanın nereden baktığıyla da ilgili. Sonuçta popüler müzikte de görsellik çok önemli.

Daha önceki albümlerde Rumca
şarkılara geniş yer vermenize rağmen, Sonsuz Ol’da Rumcaya hiç rastgelmiyoruz.
Sahne repertuarımda Rumca şarkılar seslendirmeye devam ediyorum. Rumca şarkı söylemek bir projeydi. O projeyi de tadında bıraktık. Onun miadı o kadardı, ötesi ise Yunanistan’da bir yaşam alanı oluştursaydım olurdu.

Yunanistan’da da ünlüsünüz.
İngiltere’de yaşamış, yurtdışında ödüller almış bir sanatçısınız. Hayalleriniz sınır ötesine gidiyor mu?
Ah hayaller, hayaller... Ruhumu onlarla besliyorum. Eminim birçok sanatçının, birçok müzisyenin olmak istediği yer daha fazlasındadır. Zaten yettiği zaman bittiği zamandır. Ben her zaman daha fazlasını istiyorum. Evet, çok hızlı bir dünyada yaşıyoruz ve o yüksek enerjiye ayak uydurmak biraz yorucu oluyor. Başarırım, çünkü o gücü kendimde hissediyorum.

Kıbrıs’ta çocukken
İngilizce şarkılar da dinliyorduk türkü de...

İki Kıbrıslı bir araya gelmişken, Ada’dan da bahsetmemek olmaz. Son yıllarda Kıbrıs’ta müzik adına çok büyük patlamalar yaşanıyor. Yarışmalarda finallerde hep onları görüyoruz...
Ne güzel ki Kıbrıs yetenekli insanların olduğu bir yer. Çünkü ada kültürü başkadır, zengindir. Hem Anadolu, hem Osmanlı hem de Bizans kültürünün iç içe olduğu bir yer. Küçüklüğümüzde İngilizce şarkılar da dinliyorduk, türküler de... Bir yandan radyolarımızda Rumca şarkılar çalar. Bu çeşitliliği pozitif anlamda, kariyerinize ve mesleğinize aktarırsanız başarılı olmamanız mümkün değil. Ben bunu yapmaya çalıştım ama ne derece yapabildim bilmiyorum. Yapıp hayata geçirmek, müzik açısından da Kıbrıslılara yol olabilir.

Örnek de oluyorsunuz...
Her
şeyden önce çok çalışmak lazım. Kıbrıs’tayken de müzikle uğraşıyordum, hayallerimin arkasından koşarak İstanbul’a geldim.

Bizim zamanımızda imkânlar daha zor, daha sıkıntılıydı.
Şu an ise sanal ortam sayesinde her şey çok daha kolay. Tabii ki konservatuar çok önemli bu süreçte. Konservatuar eğitimimin hayatımda çok büyük etkisi var. Aynı zamanda da müzik öğretmeniyim ve bunun kariyerimin ilk yıllarında bana cesaret verdiğini düşünüyorum.

Peki, Kıbrıs’taki barı
ş görüşmelerinde de son düzlüğe girildi. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Umutlu musunuz?
Her zaman umutluyum ve her zaman barış taraftarıyım. Artık kaçıncı yüzyıl da yaşıyoruz ki? Bu tarz ambargoların olduğu, çözülmeyen siyasi olayların sürdüğü bir tek Kıbrıs kaldı. Çok da üzülüyorum ayrıca. Bir diğer tarafa bakıyorum, oradaki ekonomiyi ve yaşam tarzını görüyorum. Hemen bir çizgi bu tarafta ise bambaşka bir hayat. Bence çok büyük haksızlık ve büyük bir çifte standart. Çünkü öyle bir coğrafyanın havasına, suyuna çok nadir rastlanır.

Gençler neler dü
şünüyor acaba?
Umutsuzlar. Okuma yazma oranı en yüksek orana sahipken, iş yok. Geçenlerde aramızda bir espri vardı hatta, bahçedeki tavuklarımız, kedilerimiz bile okuma yazma biliyor dedik. (gülüyor)

“E
şek bile üniversite mezunu” deyişi vardır bir de.
Utandım ben de şimdi bunu söylemeye... (gülüyor) Ama ne yazık ki bunun sıkıntısını birinci derecede yaşayanlardanım. İki kardeşim var, biri üniversite mezunu ve zar zor iş buldu. Diğeri ise hâlâ işsiz. Çünkü önünüzde küçük bir pasta var ve o yüzden herkesin, müzikle uğraşanların da gözü dışarıda.

Daha önceki röportajlarınızda hep bir
şey dikkatimi çekti. Hemen hemen hepsinde “Hayalimdeki erkeği, ruh ikizimi arıyorum” yazıyor.

Evet, ruh ikizim özellikle... (gülüyor) Daha bulamadım ama 2012’den umutluyum. Her türlü umut vaat eden bir yıl. Mesajı saldım, bekliyorum. Kısmet.

Peki, müzik dı
şında Ziynet Sali nelerle uğraşıyor?
Bir dönem hayatımda spor ve dans vardı. Ama beş aydır sağlık sorunları yaşıyorum. Aynı zamanda geç yatıp erkenden hayata başlamak zorunda olanlardanım. Şükürler olsun ki hobim mesleğim aslında. Normalde kitap okumayı severim ama bu sıralarda konsantrasyon bozukluğu yaşıyorum.

En son hangi kitabı okumu
ştunuz?
Şu sıralar Ayşe Kulin’den Gizli Anların Yolcusu’nu okuyorum. Ama dediğim gibi albümden dolayı çok yoğunum.

Konser takvimi de sıkla
şıyor tabii...
Evet, mesela buradan çıktıktan sonra Ada’ya gidiyorum. Kıbrıs’taki SOS Çocuk Köyü yararına bir konserim var. Albümden sonra konser takvimim daha da sıklaşacak tabii.

 

 


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.