ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Berlin de kurtarmaya yetmezSayı: 1406 - 19.03.2012


Adama ‘Siz kimi kandırıyorsunuz?’ diye sormazlar mı allahaşkına! 18’inden yeni gün almaya başlamış sivilceli ergen havalarında dolanan ama kafa kâğıdına baktığınızda 42 yaşında olduğunu görebileceğiniz bezgin suratlı Jules De Martino ve 30’una merdiven dayamış koca bir kadın olmasına rağmen iki yandan toplanmış şeker kız saçları ve tuhaf liseli kız tripleriyle Katie White’dan oluşturulmuş The Ting Tings geçen ay sonunda yayımladıkları ‘Sounds From Nowheresville’ albümüyle yeniden kapımızı çalıyor. Grubun ilk albümleri ‘We Started Nothing’in yayınlanan single’lar ile birlikte neredeyse altı milyon satmış olduğunu öğrenince yazının başında sorduğumuz sorunun cevabı da ortaya çıkıyor elbet. Müzik dünyasında tüketicilerin “Denizden babamın albümü çıksa bile almam!” dediği bir dönemde bu satış rakamını yakalamak ve indie âleminde binlerce rakip grubu bu yarışta oldukça geride bırakmak için farklı ne yaptıklarını bilemiyoruz. Çakma ‘It Girl’ Katie’nin büyükbabası zamanında piyangodan 7 milyon pound’a yakın para kaldırıp oğluna plak şirketi açınca, kelebek etkisi kendini gösteriveriyor. Sonuç ortada. Zamanında İstanbul konseri için ülkemize geldiklerinde konser öncesi yarattıkları teröre bizzat şahit olduğum için onlara duyduğum antipatinin altını daha da güzel doldurabiliyorum. İstanbul’u ‘1001 Gece Masalları’ndaki bir çöl kasabası sanan Jules ve Katie, konserden önce herkesin burnundan getirmeyi başarmış hatta işi daha da ileri götürerek kulisten birkaç metre ilerideki sahne arkasına yürümeyi bile reddederek, kendilerine özel bir araba ayarlatmışlardı. Bunu gördüğümde tüylerim sinirden bir kez daha diken diken oluvermişti. Anladınız siz beni!

2008 tarihli ‘We Started Nothing’ en azından ticari anlamda do
ğru bir matematik üzerine kurulmuş bir albümdü. ‘That’s Not My Name’ ve ‘We Walk’ gibi hitler sevin ya da sevmeyin akla takılan, dile dolanan şarkılardı. ‘Sounds From Nowheresville’ ise adı üzerinde nereden geldiği belli olmayan ve biraraya geldiklerinde insanı aptala çeviren bir ‘ses’ karmaşasından oluşuyor. Geçen sene ekim ayında yayınlanan ‘Hang It Up’, önceki ‘That’s Not My Name’in kötü bir karbon kopyasından başka bir şey değil. Albümün çıkış aşamasında promosyon yükünü üstlenen ‘Silence’ ise gerçekten çok sıkıcı. Sonuna kadar dinleyebilmek için peygamber sabrına sahip olmak gerekiyor. Belinda Carlisle’ın ilk grubu The Go-Go’s bile yüzlerce sene önce gerçekten ‘garage’ olan stüdyolarında bundan çok daha iyisini kaydediyordu. Sırf basın bültenlerinde kullanarak dosta düşmana hava atmak için Berlin’de underground bir  caz kulübünün bodrumuna kapanmak vaziyeti kurtarmak için ne yazık ki yeterli olmuyor, olamıyor. Albümün tek iyi tarafı 33 dakika 59 saniyede bitivermesi. Fleetwood Mac ve Pet Shop Boys ‘dan esinlenerek yaratıldığı iddia edilen(!) Sounds From Nowheresville ile yola devam diyen The Ting Tings’e hayatta başarılar diliyorum.


 


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.