ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1822
Şu an 5 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


"Keşke keşkeler olmasaydı"Sayı: 1386 - 20.02.2012


Peyk, fazla gürültü çıkarmadan 20 sene boyunca yola devam etmiş bir grup. Pek ses soluk çıkarmadıklarını düşündüğümüz gruba, merak ettiğimiz şeyleri sorduk; solist İrfan Alış da cevapladı.

»Peyk’in geçmi
şi 90’lara kadar uzanmakta; fakat ilk albümünüz 2007 yılında çıktı. Sihirli tılsımı yaratmak için Barış Tokgöz’ü mü beklediniz?

Evet... Do
ğru insanlar, doğru yer ve doğru zaman. Ya da kader ya da ne önemi var! Sonuçta buluştuk ya, önemli olan bu. Tılsım ne güzel bir kelime. Sanırım biraz abartılı da olsa.

»‘
İçimdeki İz’ yayınlanalı hemen hemen bir yıl geçti. Bu süre zarfındaki geri dönüşlerde, dinleyicilerin genel olarak sizde buldukları şey ‘ne’? Herhalde önemlidir sizin yapmaya çalışğınız işin karşı tarafta nasıl alımlandığı…

Genelde tepkiler olumlu. Tabii biz pek ortalarda olmayı sevmedi
ğimizden aslında ne gibi bir tepki var, fikrimiz yok. Ara sıra bazı insanlar, yaptığımız işi sevdiklerini söylüyorlar; seviniyoruz.

»Arkanıza dönüp baktı
ğınızda geçtiğiniz yolları, yaptığınız çalışmaları ‘şimdi’nin bakış açısıyla hiç kurdunuz mu? Diğer bir ifadeyle içinize sindi mi albümleriniz yoksa ‘keşke’ dediğiniz anlar oldu mu?

Ke
şke dediğimiz oldu tabii: Keşke daha çok zaman geçirebilseydik stüdyoda, keşke vaktimiz olsaydı, keşke alet edevat depomuz olsaydı, keşke keşkeler olmasaydı…

»30 Ekim’de düzenlenen ‘Van için Rock’ konserinde sizleri göremedik; ama di
ğer yandan, 11 Kasım’da Ghetto’da ‘Nefes’ ve ‘Gren’ ile geliri Van’a bağışlanan bir konser verdiniz. Büyük katılımlı ‘merkez’deki bir organizasyonda yer almayıp peşinden daha mütevazı etkinlikte boy göstermeniz tamamen sizin tasarrufunuzda olan bir şey miydi?

Valla biz ba
ğımsız grubuz. Nerede, nasıl ve kimin yaptığı önemli değil. Van için çağrıldığımız her yere gittik, yine olsa gidilir.

»Söz konusu yardım konserlerini nereye koymalıyız? Sonuçta belli bir süreklili
ğe sahip değiller ve değişen gündemle birlikte çok çabuk çözülüyorlar. Sizce ne derece hedefe yaklaşıyor bu konserler; hadi daha açık söyleyelim, asıl problemleri çözebiliyorlar mı?

Ama bu sadece, konserlerle veya kampanyalarla olacak i
ş değil. Bu sorun ciddi bir planlama ile çözülür; halk, devlet ve biliminsanlarını içine alan... Binalar katil olamaz. Ama cahillik, vurdumduymazlık, kötü niyet, kadercilik, fakirlik, para hırsı insanları öldürüyor. Bunu biliyoruz; ama hiçbir şey yapmıyoruz.

»Gene konser meselesinden gidecek olursak sizi, 2008 tarihli Masstival’de izledikten sonra bir daha ‘a
ğır top’ festivallerde seyretme şansına ne yazık ki erişemedik. Bu durumu ‘ana akımdan mümkün mertebe uzak kalarak sistemin çeperlerine ulaşma’ gayesine mi yormak gerekiyor? Belki de tesadüflerle ortaya çıkmıştır bahsettiğimiz tablo.

Belki tesadüf, belki seçimler, belki kimse ça
ğırmadığından… Sonuçta festivaller ve üniversiteler bize kapalı. Onlar biliyor bu sorunun cevabını. Orada yoksak bunun suçu bizde değil. Hoş ortada suç var mı?

»Peyk’in ‘MTV World Chart’ta haftalarca kalması yurtdı
şına açılma anlamında herhangi bir kapının aralanmasına faydası oldu mu?

Bu listelerin anlamı yok bence. Biz baya kaldık o listelerde; ama hiçbir faydası olmadı. Hatta MTV ve biz, açıkçası ilginç bir durum… Bunu planlamadık. Bir gün internette gördüm. Güldük geçtik. Biz sadece klip yaptık ve televizyonlara gönderdik. Her
şey kendi kendine gelişti. Yurtdışında hiç çalmadık, sanırım listeler onların da pek umurunda değil.

»Klipleriniz, izleyenler arasında üne kavu
şmuş durumda. Fakat ikinci albümden sadece bir klip çalışması geldi. İlk albüme nazaran sayı epey düşük bizce. Tüm bu klipler arasında ise Sobe’nin hikâyesi, en ilginç olanı. Çekim yapılırken irili ufaklı engellerle (tepki, olası saldırı vs.) karşılaştınız mı?

Yakında yeni klipler olacak. ‘Gamsız Öküz’ var mesela. Ama klip yayınlamak artık çok zor. Kanallar pop müzik piyasasına daha ılımlı bakıyor, hele bizim gibi lafını gevelemeden söyleyen gruplar için daha da zor… ‘Sobe’de yönetmen ‘Ba
şar Kalıpçı’ tabut fikriyle gelince heyecanlandık ve ekiple birlikte 2 gün boyunca tabutla gezdik İstanbul’u. Saldırı olmadı. Sadece zabıta, Tahtakale’de bize ‘yassah hemşerim’ dedi. Zaten genelde tabuttan korkar insanlar.

 


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.