ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1837
Şu an 5 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Herkes enstrümana bir kez dokunmalı!Sayı: 1356 - 09.01.2012


Mısırlı Ahmet adının arkasında sizin darbukanın köklerini keşfetmek için yaptığınız Mısır yolculuğu var. Bu yolculuk için bir tür aydınlanma diyebilir miyiz?

Sanatsal ve müzikal anlamda, kendi dilimde ilk ‘do
ğuşum’ diyebiliriz.

Dünya çapında özgün bir çalma tekni
ğiniz var. ‘Mısırlı Ahmet Tekniği’ nasıl ortaya çıktı?

Kendi ritimsel müzik dilimi ortaya çıkarma arayı
şının bir sonucu.

Röportajlarınızda darbukanın sizin için bir ifade aracı oldu
ğunu söylüyorsunuz. Darbuka ile anlatamadığınız duygular var mı?

Çok var. Daha uzun bir yolun ba
şındayım, ne arayışların ne anlatacakların bir sonu olduğuna inanıyorum çünkü ‘sonsuzluk’ diye bir şey var.

Biz ritmi seven, oynamaya meraklı bir milletiz. Darbuka sesi bizde oynamayı ça
ğştırıyor. Darbukanın diğer derinliklerini ıskalıyor olabilir miyiz?

Hangi yönden bakarsan orayı görürsün; darbuka yıllarca bütün Ortado
ğu’yu oynatmıştı; şimdi de dünyayı oynatıyor. Seyirci hiçbir zaman ıskalamaz sadece onlara verilenlerle yetindikleri için ve bu da sadece oyun havaları olduğu için oynadılar. Ama olayın öbür yüzü de var tabii ki; olayın güldüren tarafı, düşündüren tarafı, ağlatan tarafı, kışkırtıcı tarafı da var ve en önemli konu; dinleyici ritmin kaç kaçlık çaldığını sayabiliyorsa eğer, ritimle yaşayacakları en büyük derinliğin bu olduğunu düşünüyorum.

Şehirli insanın ruhsal arayışları içinde yöneldiği alanlardan biri ritim (atölyeleri) oldu. Ritim, 09.00-17.00 ekrana bakan bir çalışanın hayatına ne katabilir?

İnsanlar işlerinde gün boyu kendileri hariç her şeyle uğraştıkları için ve kendilerine dokunamadıkları için yorgun düşerler. Ama herhangi bir enstrümana, özellikle de ritme dokundukları an bozulmuş içsel ritimlerine büyük bir denge gelecektir. Kendiyle barışık hale gelecektir çünkü özde enstrümana dokundukları an kendilerine dokunuyorlardır. Ondan çıkan ses kendi sesidir; aslında düşünsel ve zihinsel dinginliğe kavuşmak için günümüz şartlarında her insanın bir enstrümana dokunması şart. Ben de yıllardır atölyemde ritmin iyileştiriciliğine şahit oluyorum.

Ritmin trans etkisi var de
ğil mi? Ritim ve kendiden geçme denilince tekno da akla geliyor. Dijital tekno ritimleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ritmin dijitali de akusti
ği de insanı transa sokuyor; trans başlayınca da akıl duruyor.

Hindistanbul projesi nasıl ortaya çıktı?

Hindistan ile Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı
İstanbul arasında ritmik ve melodik köprülerin kurulabileceği umuduyla geçen yıl caz festivalinde; Üstat Zakir Hüseyin (tabla); maestro Niladri Kumar (sitar); maestro Ganesh Rajagopalan (keman); Osam Ezzeldin (keyboard) ile Türkiye’den ben ve gitarda Özgür Abbak bir araya geldik. Hepimiz kendi müziğimizi, ritmimizi çaldık ve bir noktada buluşmak zevk ve heyecan verici oldu. Ortak ne kadar çok yönümüzün olduğunu keşfettik, daha sonra Bakü Caz Festivali’nde bir araya geldik. Üçüncü buluşma Borusan Müzik Evi’nde. Hindistan’dan kemanıyla Neyveli S. Radhakrishna; Fransa’dan piyanist Roman Bestion; gitarda Türkiye’den Özgür Abbak ve ben sahne alacağız.

Seyirciler konserinize nasıl gelmeli?

‘Kaybolmaya’ hazırlıklı gelmeliler.

Bu yıl duydu
ğunuz en güzel müziği merak ediyorum?

Üstad Zakir Hüseyin’in ‘Hikmetim’ kompozisyonunda çaldı
ğı 7 solosu duyduğum en güzel sesti.  

Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.