ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1830
Şu an 7 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Terörist Ressamlar, Şairler, Yazarlar... Sayı: 1355 - 06.01.2012


İleri demokrasimizin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin muhteşem(!) bir konuşma yaptı. Her alana sızmış çeşit çeşit terörü anlattı. Hepimizi uyardı:

"Arka bahçede ayrık otu ile tereler birbirine karı
şıyor. Hepsi yeşil renkte görünüyor. Kimisi zehirli, kimisi faydalı. Hangisi faydalı hangisi zehirli, ancak yiyince anlıyorsunuz" diyerek "terörü besleyen arka bahçe"den harika metaforlar sundu…

Ama benim ilgimi en çok çeken, teröre destek verenlerdi:

"Neyiyle destek veriyor?" diye sorup,
şöyle cevapladı: "Resim yaparak, tuvale yansıtıyor. Şiir yazarak şiirine yansıtıyor. Günlük makale, fıkra yazarak oralarda bir şeyler yazıp çiziyor."

Bunları duyunca, hangi yılda ya
şadığımızı unutabilirsiniz…

Yıllarca sanatı, edebiyatı, kitapları yasaklayan anlayı
şın, günümüzde yeniden nasıl hortlatıldığını görüp kahrolabilirsiniz…

Haydi Nâzım Hikmet’i, Ahmed Arif’i, Enver Gökçe’yi, yeniden vatan haini ilan edelim; Ruhi Su’nun, Sümeyra’nın, Selda’nın plaklarını yeniden toplatalım; yalnız Kars’takileri de
ğil, tüm heykelleri yıkalım diyebilirsiniz…

A
ğlanacak halimize kahkahalarla gülüp, bu demeçten mizah üretmeye çalışabilirsiniz…

Yorgunum… Bunlara yapmaktansa, en iyi niyetimle
İçişleri Bakanı Şahin’e sanatın muhalif gücünü anlatmaya çalışacağım. Bu yazıyı okumayacağını; okusa da anlamayacağını bildiğim halde…

Sanatın özü muhaliftir.

"Sanat" sözcü
ğünün ilk anlamı, "Belli bir amaca yönelik yöntem ve yordamların toplamı..." diye belirlenir...

Ba
şlangıçta, mitolojiden, büyüden, inançtan kaynaklanıp, insanoğlunun emeğiyle, üretimiyle bütünlenen, toplumsal bir olguydu. İşlevseldi... İnsanın doğayla ilişkilerini belli bir düzene sokmaktan daha işlevsel ne olabilir ki!..

Zamanla sanatın i
şlevi daha da büyüdü: Toplumun kolektif hayal dünyasının yapılanmasını, dünya görüşünü bir biçime ya da düzene sokmasını ve duygularını (acısını, sevincini, umutlarını, endişelerini, korkularını, çelişkilerini) dile getirmesini sağlayan bir işlev yüklendi...

En ba
şından (arayı atlamak zorundayım, yerim sınırlı) günümüze sanatta tarafsız olamazsınız...

Sanatta "tarafsız olmak" egemen taraftan olmak demektir... Düzenden yana olmak demektir... Hiçbir
şey değişmesin, aynen böyle sürsün demektir...

Sanat, sanatçının bilinçli eylemiyse, bilinçli bir faaliyetiyse, üretimine mutlak kendi ki
şiliğini, kendi aldığı tavrı getirecektir. Tavır almak, taraf olma zorunluluğunu getirir.

Sanat eserinin kar
şısındaki izleyici bizler de bilinçli ya da bilinçsiz tavır alıyoruz. Okuduğum şiire, dinlediğim müziğe, gördüğüm resme kendi kişiliğimle, bilgimle, kültürümle, kısaca beni ben yapan tüm birikimlerle, temsil ettiğim her şeyin toplamıyla bakıp değerlendiriyorum...

Hem zaten, de
ğer dediğimiz şey, değer ölçülerimiz "taraf olmaktan" ayrılamaz.

(Taraf olmakla, nesnellik /öznellik kriterlerini birbirine karı
ştırmamak gerek... Taraf olmak, sanat eserine bakarken nesnel olmaya engel değildir.)

Sanatın özünde var olan muhalefetin önemli bir i
şlevi daha var:

Sanat görmeyi, algılamayı, kavramayı, dü
şünmeyi, eleştirmeyi, yorumlamayı, değerlendirmeyi öğretir insana. Bu değerler hiyerarşisi içinde insan yalnız kendi kişiliğini değil, içinde yaşadığı toplumun da düzeyini geliştirirken, bütün bunların bir yaşam biçimine dönüştüreceğini bilir.

Yok bunları kavrayamıyorsak, yazan, çizen, dü
şünen, sanatçı olsun olmasın, herkes hep bir ağızdan tekrarlayabiliriz:

"Teröristim / teröristsin /terörist/ teröristiz / teröristsiniz/ teröristler…"

Oh be! Dünya varmı
ş!


www.zeyneporal.com
    

Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.