ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 2 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Beethoven'da Demokrasi olmaz!Sayı: 1341 - 19.12.2011


                                                                “Beni bir saldırgan sananlar, dik kafalı ya da insanlardan kaçtığımı sananlar, bana karşı ne kadar da adaletsizdirler. Çünkü benim böyle davranmamdaki gerçek nedeni bilmiyorlar. Benim için “Daha yüksek sesle konuş! Bağır! Ben sağırım” demek mümkün değil… Eğer sayısı çok olan düşmanlarım bende herkesten daha iyi olması gereken, mükemmel olması gereken bir yetinin eksik olduğunu bilirlerse nasıl yaşayabilirim ki?”

Haydn, Handel, Bach ve Mozart’ın ölümsüz ürününün varisidir Ludwig Van Beethoven.

8 o
ğlu olan, fakat bunların hepsinin de özürlü olduğu alkolik bir baba ve veremli bir annenin oğlu olarak 1770 yılında Bonn’da dünyaya geldi. Akşamları eve sarhoş gelen babasından her gece dayak yiyordu.

Sıkıntılı müzik e
ğitiminde öğretmenleri ondan memnun değiller ve onu keşfedememişlerdi. Ona bestecilik öğretmekte olan Albrechtsberger, “Beethoven şimdiye kadar bir şey öğrenemedi” demişti; “Bundan sonra da öğreneceği yok. Besteci olarak ben onda en küçük bir ümit dahi göremiyorum.”

Henüz 12 ya
şındaydı. Saray müzisyeni olan babası bile saraya, onun 9 yaşında bir deha olduğunu yalanını söylüyordu.

“Bir gün gelecek, bütün dünya ondan bahsedecek”
Beethoven, ba
şlarda besteci olarak değil piyanist olarak adını duyurdu. Mozart'la çalışmak için  Viyana'ya gitti. Orada bir süre Mozart'tan ders aldı. Beethoven'in kabiliyetini keşfeden ilk müzik öğretmeniydi Mozart.

Bir gün Beethoven evinde piyano çalarken Mozart onu odadaki dostlarına göstermi
ş ve:
“Bu çocu
ğa dikkat edin” demişti.
“Bir gün gelecek, bütün dünya ondan bahsedecek.”

Beethoven'in annesinin hastalı
ğı ise günden güne artıyordu. Vereme yakalanmış olan genç kadının durumu ağırlaşınca Beethoven tekrar Bonn'a döndü. Birkaç gün sonra ise hasta kadın oğlunun kolları arasında son nefesini verdi. Beethoven, hayattaki tek dayanak noktası olan annesini kaybedince çılgına döndü. Annesinin ölümünden sonra Beethoven Viyana' ya geri döndü ve hayatının sonuna dek orada yaşadı. Geri döndüğünde Mozart'ın da ölmüş olduğunu öğrenecekti.

Hayatın dikenleri onda derin yaralar açtı. Bu yüzden o, sanatına sıkıca tutundu.

“Müzik, sa
ğır bir kulağa konuştu”
Hiç kuşku yok ki o dönemde “Müzik, sağır bir kulağa konuştu. Ona… Onu duyamayan kişiye...”
O, müzi
ği kalbine taşıdı. İlk müzik öğretmeni olan alkolik ve acımasız babası çok sertti ve onu defalarca dövdü.

Kendisini dı
ş dünyaya kapattığı için ona “saldırgan” dediler, “deli” dediler, “hissiz” dediler. Oysa “en iyi bıçaklar, en çabuk körelen, bükülen ve kırılanlardır!”

“Beni bir saldırgan sananlar, dik kafalı ya da insanlardan kaçtı
ğımı sananlar, bana karşı ne kadar da adaletsizdirler. Çünkü benim böyle davranmamdaki gerçek nedeni bilmiyorlar. Benim için “Daha yüksek sesle konuş! Bağır! Ben sağırım” demek mümkün değil… Eğer sayısı çok olan düşmanlarım bende herkesten daha iyi olması gereken, mükemmel olması gereken bir yetinin eksik olduğunu bilirlerse nasıl yaşayabilirim ki?”

Beethoven’ın müzi
ği tehlikeli derecede tutkuludur. Eserlerinde iniş-çıkışlar, coşkulu patlamalar görülür. Hatta onun bu tarifsiz tutkulu müziği için kimileri, küçükler için müstehcen ve sakıncalı olduğuna inanırdı.

“Benim bir parçamı almı
ş olmana rağmen hâlâ senin yaptıklarını yapabiliyorum!”
Yaşamı boyunca sağlık problemleri çeken Beethoven 1801’de işitme problemleri yaşamaya başlamış ve 1817’de tamamen sağır olmuş ve yazarak insanlarla diyalog kurmaya başlamıştı. Bu dönemden sonra sağırlığı müzik yaşamını hiçbir şekilde etkilemedi. Beethoven’ın bütün senfonilerini işitme problemi yaşamaya başladıktan sonra bestelemesi, dikkate değer bir olaydır. Hatta hepimizin çok iyi bildiği 9. senfoniyi sağırlık döneminde bestelemiştir. Hatta bu senfoni ilk çalındığında Beethoven sahneye çıkar ve yukarıyı göstererek “Benim bir parçamı almış olmana rağmen hâlâ senin yaptıklarını yapabiliyorum!” diye bağırır. Ölmeden önce ise şöyle der: “Cennette duyacağım!”

“Tanrı onun kula
ğına fısıldıyordu”
Dehası bedenine dar geldiği anlarda kendini doğaya atan, orada duymayan kulaklarıyla tanrının fısıltısını duyan, ölümsüzlüğe bir ölümlünün yaklaşabileceği kadar yaklaşş bir Beethoven vardı aslında...  Doğadaki tüm sesleri, herkesten iyi duyabiliyordu. Tanrı, onun kulağına fısıldıyordu. Ne zaman ki bu hırçın adam piyanosunun başına geçiyor, işte o zaman her şey değişiyordu. Kısacık parmaklarıyla piyanonun tuşları üzerinde harikalar yaratıyordu.

“Devam edin; sanatı yalnız uygulamayın onun kalbine nüfuz edin; bunu hak ediyor, çünkü sadece sanat ve bilim insanı tanrısallı
ğa yüceltebilir” diyordu Beethoven.

Onu di
ğer sanatçılardan ayıran bir başka özelliği de, hiçbir zaman Mozart ya da Haydn gibi bir aristokrata bağlı çalışmamasıydı. Onun cumhuriyetçi, özgürlükçü ve devrimci yapısı, onu önceleri Fransız Devriminin Generali olan Napolean’a hayran bıraksa da, Napoleon’un zaferden sonra kendisini imparator ilan etmesi, dünyayı fethetmeye başlaması, bir prenses ile evlenmesi ve bir saraya yerleşmesi, Beethoven’da hayal kırıklığına sebep olmuştur. Napolean, “İnsanları kralların zorbalıklarından kurtardığını söylüyordu. Ama o Satürn’dü ve kendi çocuklarını yutuyordu.” Herhangi bir aristokrattan farklı olmadığını kanıtladı.  Beethoven, Eroica olarak da bilinen 3’üncü senfonisini, Napolyon’a adamış, ancak daha sonra pişman olup bu adamayı geri almıştır.

Ölümsüz A
şk
Ömrü boyunca birkaç kadını sevmesine rağmen hiç evlenmedi. Bunlar içinde evlenmeye en çok yaklaşğı ve en çok sevdiği Ölümsüz Aşık’tır. Sevdiği kadına kendini bütünüyle veren Beethoven, Diabelli Varyasyonları’nı Ölümsüz Aşkı’na adamıştır.

Beethoven’da Demokrasi Olmaz
Büyük deha, 1827’de Viyana’da öldü. Yalnız ya
şadı ve yalnız öldü. Vasiyeti, “Tüm müziğim ve mülkiyetimin tamamı, tek varisim olan ÖLÜMSÜZ AŞKIMINDIR” şeklindeydi.  Heybetli büstleri ve güzel resimlerinin yansıttığının aksine çok çirkin bir adamdı.

Kendisinin de dedi
ği gibi “insanlar arasında iyilikten başka hiçbir üstünlük kabul etmem. Karakterin olmadığı yerde, ne büyük sanatçı, ne de büyük mücadele adamı vardır. Orada var olan, zamanın yok ettiği, içleri boş yaratıklardır. Bütün mesele, büyük görünmek değil, gerçekten büyük olmaktır."

Acı dolu ya
şamı, Beethoven’ın müziğinde sükûnete, barışa ve neşeye yer bırakmamıştır.

Bu sebeple “BEETHOVEN’DA DEMOKRAS
İ OLMAZ!” 

Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.