ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1835
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Rus Müziğinde Kırılmalar...Sayı: - 15.05.2006


Müzikte öyle tarihsel dönemeçler vardır ki onları hatırlamadan bugünün müziğini ayakları üzerine dikeltmek yani üretenlerin kültür haznesini yine onların yaşamlarına dayanarak genişletmek kelimenin tam anlamıyla üstünkörü bir anlayışı ifade eder. Çünkü nihayetinde tüm bu hazine ne zaman oluşmuş olursa olsun üretenlerin yani işçi ve emekçilerin sırtlarındaki kambur büyültülerek elde edilmiştir. İşte bu sebeple yazımızda inceleyeceğimiz, azgın Rus egemenlerinin 1917 Ekim Devrimi’ne kadar sürdükleri sömürü zincirinin üzerinden gelişen kültürel birikim de bu doğrultudadır.

Prans 1. Vladimir Hıristiyanlık dinini kabul edince Bizans Kilisesi’nin koro geleneği de bu topraklara girmiş olur. Saray ve çevresi sömürdükleri halkların müziklerine karşı “alternatif” müzik arayışlarını dini müzikten başlayarak avrupa saraylarında dinlenen müziğe kadar inen geniş bir yelpazede sürdürürler. Tarih 1762’yi gösterdiğinde Kremlin Saray Tiyatrosu’nun kurulması için ülkenin her yerinden müzisyenlerin bir araya gelmesi yönünde düğmeye basılmıştır. Öte yandan da Kiev’deki Ortodoks Kilisesi’ndeki modern anlamdaki ilk nota sistemi de çarlık kilisesine ve St. Petersburg Sarayına giriş yapmaktadır.

Aynı yıl Çariçe Katerina’nın 34 yıllık saltanatının ilk yıllarıdır 1762. Katerina döneminde her aristokrat ailenin bir orkestrası olur. Bu hastalık derecesine varan bayağılık öyle bir hal alır ki yurtdışında getirilen müzisyenlerde saray ve çevresine yetmez dereceye ulaşır. Bunun üzerine, çalgı çalmasını o veya bu derece bilen serfler yorumcu olarak sarayın müzik debdebesinin içinde yerlerini alırlar. Saray açısından yaşanan bu müzikal parlak dönem, konuk müzisyenlerin ülkelerine dönüşüyle halay kırıklığına dönüşür. Böylece geç de olsa 19. yüzyılın ortalarında Rus egemenleri kendi bestecilerini ve yorumcularını yetiştirmek için harekete geçer.

İlk ulusal müzik denemeleri

Denilebilir ki Rus ulusal müziğinin ilk bestecisi Mikhail Glinka’dır. Glinka’nın yazdığı Çar Uğruna (İvan Susanin) adlı operası saray ve çevresi tarafından büyük bir tepkiyle karşılanır. Öyleki operanın kahramanının köylü oluşu yüzünden bu esere aristokrasi “arabacı müziği” demeye kadar işi vardırır. Bu saldırıların özünde, kendi şaşalı ve yoz ilişkilerinin dışında sıradan bir insanın bir besteci tarafından öne çıkarılışı yatmaktadır.

Glinka ilk Rus ulusal müziğinin tohumlarını attıktan sonra onu Rus Beşleri izler. Sarayın görmek istemediğini bu beş besteci görmüş ve yüzyıllar boyunca çeşitli milliyetlerden halkların birleşik kültüründen oluşan zengin halk müziği hak ettiği yere bu besteciler sayesinde emin adımlarla yürümeyi sürdürmüştür. Yenilikçi ulusal okulun temeli olan beşler, Alman, İtalyan ve Fransız okullarının kurallarını ve batının teknik bakışını reddederek müzik çalışmalarına başlamışlardır.

Rus Beşleri bildirilerinde ve eleştirilerinde batı müzik tekniğini kullananlara acımasızca eleştirilerde bulunmuşlardır. Hatta Çaykovski dahi bu eleştirilerden nasibine düşeni almaktan kendini kurtaramamıştır. Anton Rubinstein’in müzik okulları kurup batı tekniğini yaygınlaştırma isteği ise beşler tarafından hedef haline getirilmiştir. Kuşkusuz Beşler’in bu eleştirilerinin kaynağında yatan düşünce, yararlandıkları halk müziğine karşı bir sahiplenmenin dışavurumudur. Bu da doğaldır çünkü, halkın gerçek yaşamının ve içinde bulunduğu yoksulluğu hiç de zorlanmayarak gözlemleriyle her gün keşfetme imkânına sahiptirler.

Beşler, sanatı bu temel üzerinde kurarken kendilerini, toprağın, halkın ve kaynaklarının İngiliz ve Fransız sermayesi tarafından sömürülmesine çanak tutan ve köylülükle işçi sınıfının yazgısını iyileştirmeye yönelik her harekete şiddetle savaş açan çarlık ve onun yoz aristokrasisiyle de karşı karşıya buluyorlardı.

Bu yüzdendir ki Rus ulusal müziği İtalyan operalarını Rusya’ya ithal etmekle, salonlarda ve saraylarda “Fransız” olan her şeye karşı düşkünlükle kendini gösteren saray ve beğenisine karşı sürekli bir mücadele içerisinde yeşermiştir.

Rus Beşleri’nin birinin dışında çoğu müziği kendi imkânları dahilinde öğrenmişlerdir. Beşler’i bu yolda asıl karakterize eden kişi folklorcu, sanat ve edebiyat eleştirmeni olan Vladimir Stasov’dur. Stasov çar karşıtı olduğu gibi bu düşüncelerini paylaşan geniş bir çevreye de sahip bir kişiydi. Beşler’in en önemli müzikal özellikleri batının armoni ve kontrpuan geleneklerini bir kenara bırakıp el altlarındaki önemli malzemeleri olan halk müziği ile yeni bir üsluba adım atmış oluşlarıdır. Kısaca tek tek bu beşliyi tanıtacak olursak:

Milly Balakiref: Beşler’in müzik eğitimini genç yaşlardan hiç aksatmadan sürdüren tek üyesidir. “Rusya” adlı senfonik şiirinde ve “İslamey” adlı piyano fantezisinde ülkenin her yöresinden halk ezgilerini etkin bir şekilde kullandığını görürüz. Eserleri arasında bulunan Do Majör Senfonisi’ni tamamlaması tam otuz yılını almıştır.

Cesar Cui: Askeri mühendislik profesörüdür. Mesleğinde generallik rütbesine kadar yükselmiştir. Gençliğinde öğrendiği fakat daha sonra askeri eğitimden dolayı tali plana ittiği müzik öğrenimiyle şarkılar, piyano parçaları ve Victor Hugo’nun oyununa dayalı “Angela” adlı bir opera bestelemiştir.

Aleksandr Borodin: St. Petersburg’da tıp ve kimya okumuş askeri doktorluk yapmış ve profesör olarak akademik kariyerini sürdürmüştür. Müzik bilgisini Balakiref’in yardımıyla geliştirmiştir. İlk gençlik yıllarında Mendelssohn’a karşı ilgi duymuşsa da daha sonraki yıllar Rus halk müziği onu bu tutkusundan kolayca uzaklaştırmıştır.

Modest Mussorgski: Varlıklı bir ailenin çocuğudur. Müziğe karşı ilgisi destek bulmuşsa da O, ordu hizmetine oradan da kamu hizmetine geçmiştir: Fakat müziğe karşı ilgisi Harp okulunu bitirip muhafız alayına subay olarak atanmasıyla tekrar canlanır. Ve Balakiref’in etkisiyle besteciliğe başlar. Eserlerindeki modal (makamsal) karakter zamanının ve sonraki kuşakların Avrupa bestecilerini etkilemiştir.

Rimski Korsakof: Rus beşlerinin en genç üyesidir. St. Petersburg Deniz Harp Akademisi’nde öğrenim görürken kendini bir müzikçi olarak eğitmeyi ihmal etmemiştir. Bu arada Balakiref’ten ders alması onun Beşler’in diğer üyeleriyle tanışmasına sebep olur. Donanmadaki görevinden ayrılıp bandoları denetleme görevine geçer. Ve ölümüne kadar kadar St. Petersburg’daki konservatuvarda öğretmenlik yapar.

Beşlerin bestelerinde insan aşkı da önemli bir yer tutar. Ama bu aşk artık ulusların ve imparatorlukların yazgısına hükmetmez. Brodin’in Prens İgor’u, Mussorgski’nin Boris Godunov’u ve Kovançina’sı gibi eserler tarihi gerçekliği bir şekliyle dinleleyenlerine sunar. Boris’te dramin en güçlü baş oyuncusu bizzat halktır.

Peri Masalı’nda dahi vurgu folk üzerinde ve eski öykülerin toplumsal anlamındadır. Rimski Korsakof’un kralın savaşa gidişini anlatan fantazisi “Altın Horoz” Çar’ın Japonlarla 1904-1905 savasındaki ayıbını sezinletmesi yüzünden sansüre uğramıştır.

Sonuç olarak: Glinka’dan Rus Beşleri’ne onlardan da Rahmaninof’a uzanan Rus ulusal müziğinin öne çıkan bestecileri bunlardan ibarettir. Kuşkusuz Rus ulusal müziği Sovyet Devrimi’yle bağrında taşıdığı diğer milliyetlerden halkların müziğiyle harmanlanarak proletarya kültür haznesine değeri biçilemeyecek eserler ve deneyimler bırakmıştır.








Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.