ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1835
Şu an 5 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Kontrbasın Kuzeyli şairiSayı: 1300 - 14.10.2011


Müzisyen, besteci Mike Heffley, Yale Üniversitesi Yayınları’ndan çıkan ‘Northern Sun-Southern Moon: Europe’s Reinvention of Jazz’ kitabında Norveç cazını anlatırken şu dört isimle başlar satırlarına: Arild Andersen, Jan Garbarek, Jon Christensen ve Terje Rypdal. Bu isimler için Norveç cazının büyük dörtlüsü tanımlamasını yapan yazar, onların Norveç caz soundunun en ayırt edici sesleri olduğuna değinir.

Heffley haklıdır bu dü
şüncesinde. Ancak Brezilya’nın yağmur ormanlarındaki işitsel zenginliklerle karşılaştırılabilecek Norveç caz sahnesinin tınılar kolajı her yeni seste ve sessizlikte yeni ufaklar çizer meraklı kulaklara. Bu ufuk çizgisinin en şahsına münhasır ses ressamlarından biri de şüphesiz Arild Andersen’dir.

Arild Andersen ismi
İsveçli Palle Danielsson ve Danimarkalı Niels-Henning Ørsted Pedersen ile birlikte, İskandinav kontrbas ekolünün ‘üç büyükler’ini oluşturur. Kuşkusuz Andersen bu başarıyı sonuna kadar hak eder. 1975’ten bugüne kendi adını taşıyan 20 albüm, konuk müzisyen olarak yer aldığı 40’ın üzerindeki kayıt ve aynı sahneyi paylaşğı caz tarihinin onlarca kilometre taşı ismiyle Andersen, eşine az rastlanır bir başarıya imza atar. Kariyerinde 40 yılı geride bırakan denge ustası Andersen; Karin Krog, Terje Rypdal, Jon Christensen, Jon Balke, Jan Garbarek gibi kendi vatandaşlarıyla aynı sahneyi onlarca kez paylaşmasının yanı sıra Phil Woods, Chick Corea, Dexter Gordon, ve Sonny Rollins gibi ustaların Norveç ziyaretlerinin kontrbastaki değişmez adresi olur.

ECM’den dört albüm
1972-74 yılları arasındaki New York ziyaretlerinde Stan Getz, Sam Rivers, Steve Kuhn ve Paul Bley’le çalı
şan Andersen, 1975’te ECM’den kendi adını kaydettiği ilk albümü ‘Clouds In My Head’i çıkarır. 1980’lerin ilk yılları ve sonrasındaki 10 yıl Andersen’in kariyerinin en verimli dönemlerdendir. 1982’de davulda Jon Christensen, piyanoda Jon Balke, saksofonda Tore Brunborg ve trompette Nils Petter Molvær ile Arild Andersen Beşlisi’ni kuran sanatçı, bu toplulukla Norveç’in efsanevi plak şirketi Odin’den bir, ECM’den ise dört albüm yayımlar. İlerki yıllarda Masqualero adını alan beşliyle Amerika ve Avrupa’da turneler gerçekleştiren Andersen, 1980’li yılların sonlarına doğru Norveç’in geleneksel müziklerini keşfetmeye başlar.

Müzikal kosmos
Avrupa cazı fikrinde Arild Andersen de 80’lerin sonundan itibaren adeta kendi müzikal rönesansını ya
şar. Kendisinden önceki müzikal haritaları takip etmek yerine, onlarca farklı patika ve bilmediği akarsulara açılarak kendi müzikal haritalarını oluşturur. Sanatçının Norveç’in geleneksel folk melodileriyle doğaçlamayı birleştirdiği ‘Sagn’ albümü ile başlayan müzikal evrimi, ilerleyen yıllarda tamamen doğaçlama bestelerden oluşan ve ambient ile elektronika arasında duyusal ortamlar yaratan ‘Karta’ albümüyle devam eder.

Dün gece Akbank Caz Festivali kapsamında sahneye çıkan Andersen, müzik otoritelerinin ba
şyapıt olarak nitelendirdiği ‘Live at Belleville’ adlı yeni albümünü yorumladı. Konserde Andersen’e, Paolo Vinaccia (davul) ve Tommy Smith (saksofon) eşlik etti.


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.