ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 5 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Hayalci ve Gerçekçi / Jürgen ÖttenSayı: 1298 - 12.10.2011


Jürgen Otten, ‘Piyanist, Besteci, Dünya Vatandaşı’ adlı kitabında, Fazıl Say’ın yaşamını ve müzik felsefesini değerlendirdi.

Otten’e göre, Fazıl Say, politik oldu
ğu kadar estetik açıdan da sınır aşan insanlardan. Büyük bir hayalci olmasına rağmen, çalarken hep günümüzün büyük bir gerçekçisi oluyor.

Avrupa müziğinde bugün Fazıl Say’ın ne gibi bir rolü var?

Fazıl Say politik oldu
ğu kadar estetik açıdan da sınır aşan insanlardandır, bir kozmopolittir. Bu nedenle, bence, günümüz “Avrupa müziğinde” bir aracının o (önemli) rolünü üstlenmektedir. Herhangi bir düzene girmiş değil, bir bağlanma durumu da yok. Kendi düzenini kuruyor. Böylelikle de “sunucu” halini alıyor; Fazıl Say, daha başka söylem alanları açan bir söylemi harekete geçirmiş bir “sunucu” oluyor.

İstisnai bir Türk müzik insanı olan Say’a işaretle, dehanın veya büyüklüğün, tarihsel bağlamların bir ürünü olduğunu yazıyorsunuz. Peki, Say’ı, bugünün Avrupa ve Türk bağlamlarında nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir örtüşme mi var bu bağlamlar arasında, yoksa karşılıklı birbirlerini dışlama, bir öteleme mi var?

Elbette her ikisi de var. Hem örtüşme hem de dışlama. Karşılıklı birbirini sınır dışı etme. Ama bu, Fazıl Say’ın suçu değil ki. Bu, gökyüzünü ulusal renklerle boyamaktan vazgeçemeyenlerin suçudur. Folklorcu kimlik tamam, olabilir, ama o bir yana, müzik, tek bir ülkenin, ulusun veya inancın sesinden hep daha fazla bir şeydir. Müzik evrenseldir. İşte örtüşme dediğimiz şey de burada yatar. Bunu hissetmeyen, müziğe yararcı bir anlayışla bakan bir idealin eline düşer. Yanılan kişi, odur.

Orhan Pamuk ile Fazıl Say’ın farklı, hatta birbirine kar
şı bakış açılarından hareketle ülkelerini eleştirdiği söylenebilir mi? Sonuçta Orhan Pamuk için örneğin Tayyip Erdoğan dönemi görece demokratik bir rahatlama, hatta bir ilerleme anlamına geliyor. Fazıl Say için ise aynı dönem baskıcı bir gericilik çağı oldu.

Bu siyasal algı meselesindeki fark, bence,
şununla gerekçelendirilebilir: Orhan Pamuk endişelerini yazarak onlardan kurtulmakta, Fazıl Say ise aynı işi çalarak yapmaktadır. Yani çalarak endişelerinden sıyrılmaktadır. Ayrıca, sözcük, her zaman sesten, nağmeden daha barıştırıcı, daha bir açıklayıcıdır. Bir nağme, oluşur ve yavaş yavaş söner. Ama sözcüğün titreşimi sürer. Değişik anlayışlara sahip bu iki sanatçı arasındaki en büyük fark, tam da burada yatmaktadır: Orhan Pamuk, bir güzellik arayıcısıdır, bir romantiktir, kendisini geçmişin derinliklerinde yitirebilen bir masalcı amcadır. Fazıl Say ise böyle bir şey yapamaz. O, büyük bir hayalci olmasına rağmen, çalarken ve eğer çalarsa, hep günümüzün büyük bir gerçekçisi olmaktadır.

Fazıl Say’ın müziği nereye doğru gelişiyor?

Fazıl Say’ın müzi
ği bence, çok daha büyük bir karmaşıklık doğrultusunda gelişiyor. Bu müziğin kontrapuan teknikleri iyice inceltilmektedir. Partisyonların tavizsizliği, kesinliği, daha da büyüyecektir. Bir şey daha var: İnsan, Beethoven tarzı bir hümanizmin mirasını bu müzikte giderek daha çok duyacaktır. Onun devrimci talebini ve enerjisini.


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.