ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 3 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Zamanın Sularında Yol Alan Müzik Sayı: 237 - 01.06.2011


Müzik, her dönemin teknolojik unsurları, kitle iletişim araçlarının gelişimi, sosyo-ekonomik yapısı gibi etkenlere paralel olarak bir devinim oluşturmaktadır. Bu oluşan devinimle beraber müziğin ait olduğu dönemin şeklini alması da kaçınılmazdır elbette. Popüler imgelemde yer alan figürlerin, olayların etkisi altında şekillenen müziğin konumu da daha çok önem kazanmaktadır.

Müzi
ğin yalnızca dinleme eyleminden öte, başka bağlamlarda da etkinlik kazandığı söylenebilir. Burada da en önemli payın, sosyal değişimlerden yoğun biçimde etkilenen dinleyici olduğunu düşünüyorum. Dönemsel bir ivme kazanan müzik gibi, dinleyici profili de sürekli değişmektedir. Küreselleşmenin etkisiyle dinleyici ve dolayısıyla müzik, kavramsal olarak farklılaşmaktadır. Bu farklılaşım, birbirinden beslenen bir arz-talep meselesi olarak kendini göstermektedir.

Örne
ğin; Nurdan Gürbilek’in Kötü Çocuk Türk adlı yapıtında ele aldığı gibi ”Kahramanlarını uzun yıllar boyunca mağdur ama masum, çileli ama onurlu figürlerinden seçen, kendini tutunamayanlara yakın hissetmiş Türk toplumu, artık adaleti kendi sağlayan, kurtarıcı çocuk imgelerine daha yakın hissetmekte.” Yine Gürbilek’in örneklediği üzere, bu toplumsal değişimin müzikte yansıması 70ler de Orhan Gencebay’ın Vazgeç Gönlüm’ü iken, 80lerin ikinci yarısında İbrahim Tatlıses’in Bende İsterem’i olarak görülmektedir. Artık o naif, acı çekmeyi göze almış, gülmeyen bahtlarla, kara sevdalarla dolu bir söylemden; sahip olma arzusu ve bunun için her yolun ”mubah” olduğu, adaletin ancak böyle sağlanacağını düşünen bir toplumsal söyleme geçiş vardır.

Popüler kültürün etkisinde
şekillenen, bu kültürün dinamiklerine göre üretilen ve tüketilen bir döngü oluşturmaktadır artık müzik. Bu döngüye nedenlerinden birinin, müzik kayıtlarının kolay çoğaltılabilme ve dinlenebilme rahatlığı olduğunu sanıyorum. Bu olgu, olumlu ve olumsuz unsurları bünyesinde barındırmaktadır. Bir kaydın ya da konser videosunun kolay elde edilebilmesi, başka bir ülkeden CD siparişi yapılabilmesi gibi kolaylıkların yanı sıra, elde etme sürecinin bu kadar kolay olması, tüketiminin de hızlı olmasına yol açmaktadır. Bu durum doğal olarak, müzikte bir doku seyrelmesi riskini taşımaktadır.

Müzi
ğin salt dinleme eyleminden farklı bir noktada olduğunu belirtmiştim. Bu durumda görsellik kavramının da büyük önem taşıdığı kuşkusuzdur. Fakat ben bu kavramın canlı performans ya da sevilen sanatçının video klipini izlemekten daha farklı boyutta olduğunu düşünüyorum. Elbette yukarıda ki örnekler de bu sürecin parçasıdır. Ancak bu konuda asıl soru, müzikle görselliğin ne noktada birleştiği ve dinler kitlenin talebi doğrultusunda nasıl şekillendiğidir.

Şarkıcıların, 50li yıllardan itibaren sinema filmlerinde yer almaya başlaması, günümüzde televizyon ekranına geçişiyle sürmektedir. Bu durum, popüler kültür bağlamındaki görselliğin önemini ortaya çıkarmaktadır. Dinleyici, kendi toplumsal dinamiklerinden ve sorunsallarından yetişmiş ”esas oğlanı”; yine o toplumsal dinamikleri ve sorunları konu alan bir film veya dizi içinde görmektedir. Bu olgu, dinler kitlenin, o şarkıcıyı daha iyi sahiplenmesi hatta müziğini daha iyi sindirebilmesi için biçilmiş kaftandır. Şarkıcının yer aldığı bir filmde veya dizide, konuyla iç içe geçmiş olarak söylediği parça, dinleyici tarafından daha çok içselleştirilir. Çünkü dinleyici o şarkıya hem bir yüz hem de bir konu oturtmuştur artık. Kolay tüketilmesi de bundan gelmektedir aslında. Konusu ve müziği birlikte paketlenmiş olduğu için üzerine pek de fazla düşünmeye gerek kalmaz.

Dinleyen kitlenin de
ğişimiyle beraber, besteci profilinin de yeni bir yapı kazanması kaçınılmazdır. Burada bestecinin sosyo-ekonomik kaygılarının ve popüler kültürün getirdiği yapının da etkisi göz ardı edilemez elbette. Bu durumda besteci için yöntem, kalıplar oluşturmak ve müziği bunların içine yerleştirmektir. Kalıplar bestecinin dinler kitle ile iletişimini de basitleştirmektedir. Böylece üretilen ve tüketilen arasında ki bu döngünün ivmesi sürekli yükseklik kazanmaktadır.

Tüm bu saptamalar, müzi
ğin zaman içerisindeki akışında birer çentiktir yalnızca. Asıl gövde, kendi yolunda gelişmeyi sürdürecektir; her zaman olduğu gibi…


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.