ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 6 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Fazıl Say’la Salzburg’da müzik dolu bir günSayı: 1177 - 01.03.2011


SALZBURG

Fazıl Say, Mozart’ın do
ğum yeri ve Müziğin Kâbe’si Salzburg’a damgasını vurmuş ilk ve tek Türk sanatçısı.

Leyla Gencer 1959’da, Güher-Süher Pekinel karde
şler 1984’te Salzburg’da sahneye çıkmışlar, ama sadece bir kereliğine... Fazıl ise 8 yıldır Salzburg’a davet edilen, buradaki klasik müzik severlerin beğeniyle izlediği bir yıldız sanatçı. Salzburg Festivali bu yıl ilaveten kendisine bir beste de sipariş etmişti.

Fazıl’ı ilk kez 1997’de
İstanbul’da Saint Saens’ın 2. piyano konçertosunu çalarken dinlediğimde müthiş heyecanlanmıştım. Daha parmaklarını piyanonun tuşlarına değdirir değdirmez, beni avucunun içine alıvermişti. Konçertoyu baştan sona bulutlarda dolaşarak, soluksuz izlemiştim.

O günden bu yana Fazıl’ın 35-40 konserine gitmi
şimdir. Ve ne çalarsa çalsın her seferinde heyecanım hiç azalmadan, kimi zaman gözyaşlarımı tutamayarak izlerim onu.

Salzburg’da da farklı olmadı. Fazıl’ı pazar günü önce Borusan
İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde, festivalin sipariş ettiği yeni bestesi Nirvana Yanıyor’un prömiyerinde, ardından Mozart’ın 12. piyano konçertosunda 2500 kişiyle birlikte dinledim. Öğleden sonra da Fazıl’ın peşinden, Salzburg’un 1000 kişilik konser salonu Mozarteum’daki resitaline gittim. Yine baştan sona müthiş heyecan vericiydi.

Nirvana Yanıyor’u dinlerken...

Nirvana Yanıyor’a tek kelimeyle BA-YIL-DIM. Fazıl’ın açık ara en be
ğendiğim eseri bu. İlk notasından son notasına kadar ne anlatmak istediğini içimde hissettim. Birbirine bağlı 2 bölümden oluşan bu son eserinde Fazıl, sizi-beni-hepimizi, ama en başta da kendi coşkulu ve fevkalade inişli-çıkışlı iç dünyasını anlatıyor.

Ça
ğdaş bestecilerin eserlerini dinlerken, çoğu kez onların dünyasına girmekte, müzik diliyle ifade etmek istediklerini anlamakta zorlanırız. Nirvana Yanıyor’da ise tam tersine Fazıl, sanki her akorda duygularını, düşüncelerini, isyanını, öfkesini ve hatta son dönemde twitter üzerinden sürdürdüğü hararetli tartışmalarını bile sanki bizlerle paylaşıyor.

İçimizdeki gizemli cenneti anlatan 9 dakikalık “Nirvana” adlı ilk bölüm, çok uzun bir piyano soloyla başlıyor. Birbirini izleyen triller ve su gibi akan huzurlu, yer yer çocuksu bir neşeyi yansıtan melodiler... Bir süre sonra orkestra da o yumuşacık akışa yaylı sazlarla katılıyor.

Cennetin tam ortasında Nirvana’ya ermek üzereyken, 6 dakikalık 2. bölüm “Yangın” ba
şlıyor. Piyano sertleşiyor, akortlar hırçınlaşıyor, gerilim perde perde yükseliyor, orkestrada vurmalı çalgılar öne çıkıyor. Huzurun yerini çatışmaların aldığı şiddetli bir ruhsal yolculuk başlıyor. Davulun sert vuruşlarına piyano aynı sertlikte yanıt veriyor. Yarattığımız cenneti kendi ellerimizle yıkıp yangın yerine çeviriyoruz.

Fazıl’la ak
şam sohbeti

İki konserin ardından Fazıl’la akşam Sacher Cafe’de buluşup Nirvana Yanıyor üzerine sohbet ettik. “Kendimin ve belki de hepimizin içindeki ateşi, yangını dışa vurdum. Evde Nirvana bölümünü çalarken kızım, kedilerim ve köpeklerim sessizce piyanonun yanına gelip dinliyorlar; Yangın bölümü başlayınca hepsi kaçıyorlar” dedi.

Twitterda ba
şrolde olduğu tartışmalara biz üzülüyoruz, ama Fazıl çok memnun. ”Söylediklerimin doğru olduğu er-geç anlaşılacak. Şimdi değilse bile çocuklarımız, torunlarımız anlayacak” diyor. Ayrıca twitterda geçirdiği saatler, beste yaparkenki gerilimini de üzerinden alıp onu fevkalade rahatlatıyormuş. Ben tam tersini düşünüyordum. Kendisi bu durumdan çok memnun olduğuna göre, bizim onun için üzülmemize de gerek kalmıyor.

mtamer@milliyet.com.tr
 

milliyet 

Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.