ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 3 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Athena çok 'Pis' geldi.Sayı: 1055 - 02.08.2010


Punk ve Ska’da Türkiye’nin tek uzun soluklu grubu olan Athena’nın yeni albümü ‘Pis’ yayınlandı. Athena müzikleriyle beraber kendilerinin de değiştiğini söylüyor

Doksanların başında Trakya'nın o zamanlar için oldukça küçük olan bir kasabasında elektrikçiden kazandığımız haftalıklarla çıkardığımız Rock Reaction adlı fanzin şimdi kimse için bir şey ifade etmese bile o zamanlar yer altından bir türlü kurtulamamış olan Heavy Metal adına yeni bir heyecana tekabül ediyordu. Benzeri birçok dergi vardı piyasada ve o dergilerin hepsi Rock Reaction gibi aynı heyecanın bir parçasıydı. Pentagram genç bir gruptu o zaman, Metallium'a saygı duyuluyordu, Kronik ortalığı kasıp kavurur, Legion sokaklarda dayak yerken One Last Breath adlı albümle Athena'yı tanıdı dönemin underground camiası. O zamana kadar yayınlanan albümler içerisinde epey sükse yapmış bir çalışmaydı One Last Breath... Saçları punk kesim, aykırı renklere boyanmış, jölelerle sertleştirip dikilmiş çocuklar Türk punk tarihinin marşlarından birine imza atmışlar ve her yerde "Bazil bizde para yok, beş kuruş yok" diye bağırıyorlardı.

Ruhlarını sattıkları söylendi ama...

Gökhan ve Hakan Özoğuz kurmuştu Athena'yı ve Punk'ın Türkiye'deki en yasal grubu olmuşlardı onlar. Daha sonra Ska'yı Türk dinleyiciyle buluşturdular. Ondan sonra Allah yürü ya kulum dedi ve Athena gelmiş geçmiş en popüler Türk gruplarından biri haline geldi. 12 Dev Adam'a gaz verecek ve şampiyonluk kazandıracak şarkılar yaptılar, sonra Eurovision Şarkı Yarışması'nda onlardan medet umdu bu halk. En son da Pis adlı albümleriyle müzikseverlerin karşısına çıktılar. Tipik bir Athena albümü Pis, hatta grubun bu zamana kadarki gelişimi, değişen müzik zevklerinin ve yüksek beğenilerinin yansıdığı her zamanki gibi başarılı bir çalışma. Her zamanki gibi diyorum çünkü Athena yakaladığı şöhret ve popülerlik sonrasında sürekli hakkı yenen bir grup oldu. “Ruhlarını sattıkları” söylendi, artık müzik yapmadıklarından dem vuruldu ama onlar her zaman doksanlı yılların yarattığı heyecanla müzik yaptılar ve benim de içinde olduğum kuşak için şunları söylediler: "Doksanlar dediğin zaman insanın burnunda bir sızı ve içinde güzel bir duygu oluyor. O yılların çocuğuyuz biz. Her şeyin farkına vardığımız zamanlardı; doksanları teneffüs ettik. Heavy Metal'in doğduğu zamanlardı. Şimdiki jenerasyon o yılları bilmiyor. O dönem nasıl yaşanıyordu bilmiyor ve işte yaptıkları müzik de biraz eksik kalıyor. 13 - 14 yaşında Akmar Pasajı'ndan besleniyorduk. Orada oldukça müziğe bakışımız da değişiyordu. Oralarda ve o yıllarda başladık müzik yapmaya, her zaman o dönemin bir başka tadı vardı içimizde ve doksanlar bambaşka bir dönemdi."

Aynı yıllar sokak aralarında Heavy Metal grupları kurulurken Athena bambaşka bir müzikle ortaya çıktı. Gruplar genelde Heavy Metal yaptıktan sonra popülerliğini yitirmiş olan punkla tanışırlar ve onun zevkine varırlardı ama Athena müzik piyasasına One Last Breath'le yani bir punk albümüyle girdi.

"O dönem çok enteresan bir dönemdi. Punk ve metal hepsi birbirini yiyordu. Ama tabii Punk'ın gerçekçiliği ve hayatın içindeki duruşu metalden daha sahici ve ağır durduğu için bizi herhalde o çekti. Bir de o dönem dışarı çıktığımız zaman insanlar çok başka bakıyorlardı. Doksanların en önemli özelliklerinden biriydi bu. Onlar bize öteki gibi bakarken biz de, yani o dönem müzik yapan ya da dinleyen herkes, tepkisel bir hâl alıyor ve farklı duruyorduk. Bu tepkisellikten sonra da şiddet başladı. Basbayağı arkandan geliyorlar ve saçların, küpelerin, kıyafetlerin yüzünden seni dövüyorlardı."

Popüler Athena'ya karşı tavır

Athena'nın bahsettiği bu kavgaların tamamı yaşandı o yıllarda ve ne yazık ki ağırlıklı olarak dayak yiyen heavy metalciler oldu. Ülkücüler konser bastılar, küfürler savurdular ve kendi meşreplerince hareket ettiler. Ama bir şey yapamadılar. Yapamadıkları gibi de saç uzatmaya, küpe takmaya ve barlarda Metallica dinlemeye başladılar. Ama diğer taraftan doksanlarda müzikle birlikte başlayan başka bir dayanışma vardı. Athena da bu dayanışmanın içindeki gruplardan biriydi. Ama ondan sonra yeni kuşağa, Athena sanki bu dayanışmanın dışında bir yerdeymiş gibi gösterildi. Popüler olmaları herkesi kızdırmış ve punktan ska geçişleri neredeyse olay olmuştu.

"Aslında bir avuç insansınız, sokakta görüp tanımasan bile bir kardeşlik duygusu doğuyordu. Şunu söylemek isterim, şimdiki arkadaşlara o dönemin bir kısmı doğru bir kısmı yanlış anlatıldı. Müzik skalasında bir sürü müzik türü var ama bunların hepsi birbirinden etkilenmiş. Bizim Türkiye'de jenerasyon rock ve metalle başladığı için terse dönüyor, bir tutarsızlık var diye düşünülüyor ama tavır aynı tavır, müzik yine sokak müziği, sadece müziğin işleniş biçimleri ve anlatışı farklı. 93'ten 98'e kadar bir bar hayatımız oldu, haftada dört gece çaldığımız barlar vardı. Ne dinlediysek barda onu çaldık ve barda ne çaldıysak Athena'nın müziğinde o var. Onun için arada birden geçiş yok."

'Pis' albümünden memnunuz

Doksanları bir kenara bırakıp Pis'e gelirsek albümün prodüktörlüğünü Mike Nielsen üstleniyor, bas gitar ve klavyede Alp Ersönmez, davul ve perküsyonda ise Volkan Öktem yer alıyor. Athena yeni albümlerinden memnun olduklarını şu sözlerle anlatıyor. "Bir albümü yaptığınızda bazı kişilerden yorum alırsınız ve nasıl olduğunu anlarsınız. Biz çok değişik tepkiler aldık. Evvelden yapılan şeylerle bir değil daha farklı. Biz de değiştik müzik de değişti, müziğe bakış da değişti. Albümden son derece memnunuz. İstediğimiz prodüktörle çalışmanın vermiş olduğu güzel bir duygu var. Prodüktör bizim hiç görmediğimiz yönlerimizi yansıttı. Albüm çok leziz yerinde ve duyguları anlatan güzel bir albüm oldu. Kafa dengi birileriyle müzik yapmanın tadı çok başka. Grup olmak zor ama zevkli bir şey. "


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.